HENDEK, GAYRETTEPE, DİLOVASI Bir fotoğraf karesinde kesişen üç kadın
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı Elif Alçınkaya , Gebze Emek okurları için yazdı: Üç iş cinayetinin acısıyla bakan, öfkesiyle konuşan üç kadın bir fotoğraf karesinde!
**
Elif ALÇINKAYA
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı
‘Üç acı üç katliam tek düşman’ yazısıyla beraber haber portallarına düşen bir fotoğraf karesi… Hendek, Gayrettepe, Dilovası işçi katliamlarının ardında öfkesiyle acısını kavurmuş üç kadın…
Bu fotoğraf karesi; Dilovası işçi katliamının mahkemesinin görüldüğü Kandıra Ceza İnfaz Kurumu önünde dört gün boyunca yapılan basın açıklamalarından birinden. Benim gibi herkesin hafızasına kazındı diye düşündüğüm bir tarihsel belge. Dilovası’nda alevlerin yükseldiği Ravive Kozmetik fabrika diye anılan -ama fabrika statüsüne uzaktan yakından giremeyecek- binadan yangınların yükseldiği o görüntüyle yan yana. Gözlerimin önünde şimdi ve her daim hafızamdaki yeri canlı kalacak yaşanmışlıklar arasında yerlerini aldılar.
İşçi katliamıyla ortaya saçılan gerçekler tüm suçluları işaret ederken, yargı kör-sağır-dilsiz hallerdeydi. Tıpkı daha öncesinde şikayet edilen bir yer olmasına rağmen devletin muhatap kurumlarının görüp de görmezlikten gelmesi gibi.
Mahkeme yeri ve günü belli oldu. Olay yerinin dibindeki Gebze veya Kocaeli adliyesi değildi, mahkeme Kandıra cezaevindeki mahkeme salonunda görülecekti. Dava sürgün yemişti.
24-25-26 Mart tarihlerinde belirlenen mahkemenin uzamasıyla 27’sinin de eklenmesiyle dört gün sürdü. Kayıtdışı işçi çalıştıran ruhsatsız bir ‘işyerinde’ çocuk ve kadın işçilerin işçi sağlığı önlemlerinden ve güvenceden yoksun çalışmalarını yangın olayıyla öğrendiğimiz gibi dört gün süren mahkemede de yemeği paletlerin arasında yerde yemelerine kadar yeni görüntülere yeni anlatımlara tanık olundu.
8 Kasım 2025’te gerçekleşen işçi katliamının ilk gününden beri toplumsal muhalefetin birçok kesimi tepkisini ortaya koyarak sorumluların yargılanması için çaba ortaya koydu. Yangında yaşamını yitiren 3’ü çocuk 7 işçinin aileleri ve davaya bakan avukatlar bu işçi katliamının hesabını sormak için ses yükseltti. Kamuoyu desteği ile yaygın bir şekilde gündemleştirildi. Aynı şekilde duruşma günlerinde de…
İşçi katilleri mahkemede pervasızca yalanla, çarpıtmayla, suçu birbirlerine atarak kendilerini aklamaya çalıştılar. Hatta ‘Bu kadar kamuoyu baskısı olmasa biz zaten tutuklu olmazdık serbest bırakılmamızı istiyoruz’ demiş oldular. Bugüne kadar yaşanan işçi katliamlarında verilen mahkeme kararlarına gayet hakim olmanın verdiği bir rahatlık olsa gerek. Bazen kamuoyu baskısı bile yetmiyor işçi katillerinin yeterli cezayı almasına. Bakınız Soma! Patronun ceza almasını bir yana bıraktık üstüne devlet tarafından ödül verildi.
Dava 20 Mayıs’a ertelendi. Dilovası işçi katliamının tutuklu sanıkların tutuklulukları devam ediyor. Ama hala davaya dahil edilmeyenler var. Belediye görevlileri, Çalışma Bakanlığı yetkilileri, Ravive Kozmetik’in üst firması Lider Kozmetik ve iş yaptığı başka büyük firmalar… Başta bu saydıklarım olmak üzere olaydan sorumlu herkesin yargılanma sürecine dahil edilmesi ve sorumluların cezalandırılması en acil beklenti. Tam bu noktada yine üç kadının yan yana mahkeme salonu önünde verdiği görüntü geliyor aklıma. Nice iş cinayeti davasında tüm ihmalkarlıklar ayan beyan ortadayken işçi lehine sonuçlanmadı. Fotoğraf karesindeki üç iş cinayetinde de mahkemeden çıkacak cezasızlıkla patronların ödüllendirileceğine dair kaygı çökmüş omuzlardan yansısa da her birinin konuşması sorumluları yargılıyor. Ve gereken cezanın verilmesi, denetimsizliğin ortadan kaldırılması, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması için fotoğraf karesi bilincimizi bilemeli, biz de üç kadının omuz başında olmalıyız.