SÖZÜN AYNASI Doğruyu eğmeden Yanlışa eğilmeden
Olcay Öğüt

Elmanın yarısı sensin yarısı ben Biz kavga ettikçe başkaları kazanıyor

13 Ağustos 2026 03:31
Yeni Parti iktidar olacaksa olsun. CHP iktidar olacaksa olsun. Her parti kendi siyasi hedefini sonuna kadar savunsun. Ama bunu birbirimizi yok ederek değil, demokratik yarış içinde yapalım.

**

Son günlerde belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından yapılan belediye başkan vekilliği seçimlerinde ortaya çıkan görüntüleri büyük bir üzüntü, esef ve öfkeyle izliyorum. İzmit’te yaşananlar, Üsküdar’da yaşananlar, Etimesgut’ta ortaya çıkan o tuhaf ve üzücü tablo… Birbirine düşen, birbirine bağıran, oy hesabıyla birbirini suçlayan, işi zaman zaman fiziki tartışmalara kadar götüren insanlar gördük. Kendinize gelin!

Şimdi bir durup düşünelim. Biz ne yapıyoruz? Bize yapılanları, hukuksuzlukları ve adaletsizlikleri konuşmamız gerekirken birbirimize mi saldırıyoruz? Sandıkta mağlup edemedikleri belediyeleri farklı yollarla ele geçirmeye çalışan bir anlayış karşısında, muhalefetin kendi içinde düştüğü bu basiretsizlik asıl can yakıcı tablodur. Tam da bizi bölmek, birbirimize düşürmek ve enerjimizi kendi içimizde tüketmek isteyenlerin beklediği görüntü bu değil mi?

İzmit’te bir ara fark kapandı. Üsküdar’da fark kapandı. Etimesgut’ta yaşananlar hepimizi üzdü. İki yerde de kıl payı farklarla yaşanan oy kaymaları, kapalı kapılar ardındaki pazarlık hissi veren görüntüler kabul edilebilir mi? Hele ki Etimesgut’ta yaşananlar… Tam anlamıyla enteresan, utanç verici ve son derece üzüntü vericiydi. Peki, bu görüntülerden en çok kim memnun oldu? CHP mi? Yeni Parti mi? Hayır. Bizi bölmek isteyenler sevindi.

Önümüzde daha yapılacak çok sayıda belediye başkan vekilliği seçimi var. Daha kaç belediye başkanının veya meclis üyesinin tutuklanacağını bilmiyoruz. Bu sürecin ilçe belediyeleriyle sınırlı kalıp kalmayacağını, il belediyelerine veya büyükşehir belediyelerine kadar uzanıp uzanmayacağını da bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var: Hukukun bu kadar tartışmalı hâle geldiği bir ülkede, birkaç meclis üyesinin oyu bile bir belediyenin kaderini değiştirebilir.

Tehlikenin büyüklüğünü hâlâ idrak edemeyenlere açıkça hatırlatmak gerekiyor: Yarın öbür gün tutuklama dalgalarının diğer ilçe belediyelerine, il belediyelerine ve hatta Büyükşehir Belediyelerine kadar uzanmayacağının garantisini kim verebilir? Hukuksuzluğun sınır tanımadığı bir ortamda, yarın yeni operasyonlar yapıldığında yine böyle birbirinizi mi yiyeceksiniz? İktidarın kurduğu düşünülen siyasi oyunlara, meclis salonlarında birbirinize girerek zemin mi hazırlayacaksınız?

Cumhur İttifakı'nın bu seçimlerde aday çıkarmasına da açıkçası şaşırmıyorum. Seçim sandığında vatandaşın oylarıyla kaybettikleri belediyeleri, sandık dışında oluşan fırsatlarla geri almaya çalışan bir anlayıştan siyasi nezaket beklemek artık mümkün değil. Normal şartlarda biraz siyasi ahlak, biraz demokratik gelenek ve sandığa saygı olsa, “Bu belediyeyi vatandaş CHP'ye verdi, biz de bu süreçte aday çıkarmayalım” denebilirdi. Ama böyle bir etik davranışı Cumhur İttifakı'ndan beklemiyoruz. Onlarda siyasi ahlak hak getire!

Asıl beklentimiz ise bizden. CHP'den, Yeni Parti'den, meclis üyelerinden, belediye başkanlarından, milletvekillerinden, genel başkanlardan… Hepimiz sorumluluğumuzun farkına varmalıyız. Aklımızı başımıza almalıyız. Çünkü siz birbirinizin düşmanı değilsiniz. Evet, yollar ayrıldı. Evet, yeni bir parti kuruldu. Evet, farklı siyasi çatılar altında siyaset yapıyoruz. Ama bütün bunlar birbirimize düşman olmamızı gerektirmez.

Neyi paylaşamıyorsunuz? Bir belediye CHP'de kalsa ne olur, Yeni Parti'ye geçse ne olur? Sonuçta mesele koltuk değil mi? Asıl mesele Türkiye'nin geleceği değil mi? Koltuk sevdasına düşüp birbirinize kin ve nefret kusmanın kime, ne faydası var?

Biz birbirinden koparak, birbirinin düşmanı olarak var olmuş siyasi hareketlerden gelmiyoruz. Bizim kökümüz bir, damarımız bir. Bizim ana yuvamız, bizim baba ocağımız yine Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Yeni Parti'nin kurulmuş olması bu gerçeği değiştirmez. Bugün ayrı çatılar altında siyaset yapabiliriz, yarın aynı sandıkta birbirimizin karşısına da çıkabiliriz. Ama bu, birbirimize kin beslememizi gerektirmez.

Çünkü bizim asıl mücadelemiz birbirimizle değil; demokrasiyi zayıflatan, hukuku etkisizleştiren ve sandığın iradesini yok sayan anlayışladır. Bugün birbirimize saldırırken çok önemli bir şeyi unutuyoruz: Biz birbirimizle kavga ettikçe başkaları kazanıyor.

Siyasi rekabet yapalım, eleştirelim, farklı düşünelim. Hatta gerektiğinde birbirimize en ağır siyasi eleştirileri bile yapalım. Ama Cumhur İttifakı'nın ve onu yönetenlerin kurduğu düşünülen oyunun figüranı olmayalım. Bizi birbirimize kırdıracak hiçbir hesabın parçası olmayalım.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde yaşanan sorunları da görmezden gelmiyoruz. Ne yazık ki CHP'nin saray darbeleriyle, butlan zihniyetiyle, derin odakların ve okyanus ötesi Amerika'nın talimat ve oyunlarıyla kötü bir yönetimin eline esir düşürüldüğünü düşünüyoruz. Bunu eleştirmek de bizim hakkımızdır, sorumlulugumuzdur.

Ama bu elestiri, birbirimize düşman olmamız anlamına gelmez. Tam tersine,  yuvamızı yeniden ayağa kaldırmak için mücadele etmek anlamına gelir.

Yeni Parti iktidar olacaksa olsun. CHP iktidar olacaksa olsun. Her parti kendi siyasi hedefini sonuna kadar savunsun. Ama bunu birbirimizi yok ederek değil, demokratik yarış içinde yapalım. Yeni Parti'nin hedefi iktidar olmaksa, milletin desteğini alarak iktidar olacağız. Daha sonra da baba ocağımız olan Cumhuriyet Halk Partisi'ni bugün içinde bulunduğunu düşündüğümüz kötü yönetim anlayışından ve butlan zihniyetinden yeniden kurtaracağız.

Çünkü biz birbirimizin alternatifi olabiliriz; ama birbirimizin düşmanı değiliz.

Yarın başka bir belediyede aynı seçim yapılacak. Belki birkaç oy bir belediyenin kaderini belirleyecek. İşte o gün bugünkü kavgalarımızı hatırlayıp pişman olmamak için şimdiden aklımızı başımıza almak zorundayız. Çünkü önümüzde daha çok sınav var ve bu sınavların hiçbirinde birbirimize düşerek başarılı olamayız.

Bir elmanın yarısı biri sensin, biri ben…

Şimdi soruyorum: Elmayı ortadan ikiye bölüp birbirimize atmanın ne anlamı var? Bırakalım CHP kendi yolunda yürüsün. Yeni Parti kendi yolunda yürüsün. Birbirimizle yarışalım, birbirimizi eleştirelim, milletin karşısına çıkalım ve kimin haklı olduğuna millet karar versin.

Ama belediye meclislerinde birkaç oy uğruna birbirimizin boğazına sarılmayalım. Birbirimizi düşürmek için başkalarının oyununa gelmeyelim. Çünkü yarın aynı masada yeniden oturmak zorunda kalabiliriz.

GÜN KISIR ÇEKİŞMELERİN GÜNÜ DEĞİLDİR.

Önümüzde daha çok belediye meclisi seçimi, daha çok siyasi sınav ve daha çok provokasyon olacak. Bu sınavlarda bize düşen kin değil akıl, öfkedeğil sağduyu, intikam değil demokrasi, kavga değil dayanışmadır.

CHP'li meclis üyesi de Yeni Partili meclis üyesi de yarın bir karar verirken önce kendisine şu soruyu sormalıdır:

“Ben bugün kimi sevindiriyorum?”

Eğer cevabı; demokrasiyi, hukuku ve millet iradesini değil de bizi bölmek isteyenleri sevindiriyorsa, bir dakika durmalıdır.

Çünkü bizim birbirimizle kavga edecek kadar lüksümüz yok. Türkiye'nin bize ihtiyacı var.

Kendinize gelin!

Neyi paylaşamıyorsunuz?

Bir belediyeyi mi?

Bir koltuğu mu?

Birkaç oyu mu?

Bırakın millet karar versin.

Biz birbirimize düşmeden, birbirimizi tüketmeden ve başkalarının oyununa gelmeden yürümek zorundayız.

Çünkü bu kavganın kazananı biz olmayız.

Kaybeden ise sadece biz değil, Türkiye olur.

OYUNA GELMEYİN, KENDİNİZE GELİN!

YORUMLAR
  • Toplam 1 yorum
Salih ışık 11:47 - 13 Ağustos 2026

Olcay kardeşimin yazısına büyük ölçüde katılıyorum. Bugün CHP ile Yeni Parti arasındaki siyasi rekabetin bir düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini düşünüyorum.Yollarımız ayrılmış olabilir, farklı siyasi çatılar altında mücadele ediyor olabiliriz. Ancak demokrasi, hukuk, adalet ve millet iradesi konusunda ortak paydalarımız hâlâ çok güçlü. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarının yerine yapılan seçimlerde birkaç oy hesabıyla birbirimizi yıpratmak, asıl mücadele edilmesi gereken sorunları ikinci p

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X