SÖZÜN AYNASI Doğruyu eğmeden Yanlışa eğilmeden
Olcay Öğüt

Kimlere dost, kimlere kardeş demişiz? Kendinize gelin demiştik: Rezillik başladı!

20 Ağustos 2026 02:11
Bir belediye başkanı hangi partiden seçildiyse —ister CHP ister Yeni Parti— tutuklandığında veya vekillik seçimi yapıldığında o partinin adayına koşulsuz destek verilir. Sandıktan çıkan seçmen iradesine saygının gereği budur.

**

Geçen hafta bu sütunlarda “kendinize gelin!” diye seslenmiş; İzmit, Üsküdar ve Etimesgut’ta belediye başkan vekilliği seçimlerinde yaşanan kavgalardan duyduğumuz derin rahatsızlığı dile getirmiştik. “Biz birbirimizle kavga ettikçe başkaları kazanıyor” diyerek açıkça uyarmıştık. Maalesef aradan daha bir hafta geçmeden korktuğumuz tablo, bu kez İzmir Menderes’te tam anlamıyla bir kepazelikle karşımıza çıktı. YENİ Partili ve CHP’li meclis üyelerinin birbirine girmesi, kişisel hırsların ve kinin öne çıkması neticesinde Menderes Belediyesi göz göre göre AK Parti’ye teslim edildi. İki tarafa da yazıklar olsun, ama iktidara bu alanı açan CHP’li meclis üyelerine daha da yazıklar olsun!

Menderes’te yaşananlar basit bir vekillik seçimi değildir. Asıl sorgulanması gereken, aynı siyasi gelenekten gelen insanların birbirlerine duydukları öfkenin, muhalif bir belediyeyi iktidara ikram edecek noktaya nasıl ulaştığıdır. Şimdi CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü çıkmış, “Yeni Partililer bizimle iletişim kurmadı” savunmasına sığınıyor. Peki, Yeni Partililer adım atmadıysa siz niye kapıları kapattınız? Bir belediyenin AK Parti’ye geçmesini engellemek için iki taraf bir kez olsun masaya oturamaz mıydı? CHP’li meclis üyelerinin ikinci turdan sonraki oylamalara katılmayarak sandıktan çekilmesi, hukuken oy vermemek gibi sunulsa da siyasette sonuca bakılır. Siz oylamaya katılmayınca belediye iktidara geçiyorsa, bu pasif tutum AK Parti’ye açılmış doğrudan bir destektir.

Üstelik ortaya çıkan o fotoğraf karesi ise söylenecek tüm sözleri tıkamaktadır. Utku Gümrükçü’nün “İletişim kurulamadı” dediği süreçte; AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile CHP’li meclis üyesi Harun Bila’nın aynı odada son derece samimi ve dostane bir şekilde el sıkıştığı görüntü akıllara ziyandır. İnsan sormadan edemiyor: Yeni Partililerle kurulamayan o iletişim, AK Parti İl Başkanı’yla nasıl bu kadar rahat ve sıcak kurulabiliyor? Siyasette bazen tek bir fotoğraf, sayfalarca açıklamadan daha çok şey anlatır. Yıllarca aynı meydanlarda ter döktüğümüz, yoldaş dediğimiz insanların bugün düştüğü bu vaziyeti gördükçe insanın canı yanıyor ve soruyoruz: Biz yıllarca kimlerle yol yürümüşüz? Kimlere dost, kimlere kardeş demişiz?

İşin en vahim ve densiz kısmı ise seçim sonrası yaşandı. CHP İzmir İl Başkanı’nın masaya yumruk vurarak Yeni Partilileri kastedip “Alışın kardeşim alışın, seçim kaybetmeye alışın!” diye bağırması nasıl bir hoyratlıktır? Kendi aranızdaki kavga ve basiretsizlik yüzünden Atatürk’ün mirası olan bir belediyeyi iktidara kaptırmışken, çıkıp bir de bunu marifetmiş gibi haykırmak hangi akla, hangi siyasi ahlaka sığar? Önce insan kendi kaybettiği belediyeye bakar, sonra başkasına ders vermeye kalkar. Bu kafa ve bu kibirle devam edilirse yarın öbür gün diğer ilçeler, iller ve hatta büyükşehirler bile elimizden kayıp gider.

Çözüm ve yapılması gereken aslında son derece nettir: AKP’nin muhalif belediyeleri hedef aldığı, tutuklamaların yaşandığı böyle bir süreçte kişisel kinler bir kenara bırakılır. Bir belediye başkanı hangi partiden seçildiyse —ister CHP ister Yeni Parti— tutuklandığında veya vekillik seçimi yapıldığında o partinin adayına koşulsuz destek verilir. Sandıktan çıkan seçmen iradesine saygının gereği budur. Aksi takdirde iktidarın kurduğu siyasi oyunlara meclis salonlarında zemin hazırlamaktan, MHP gibi iktidara baston ve maşa olmaktan öteye geçilemez.

Geçen hafta “Bir elmanın yarısı biri sensin, biri ben...” demiştik. İki taraf birbirini parçalamaya kalkarsa ortada ne elma kalır ne de mücadele. CHP de Yeni Parti de kendi yolunda yürüsün, birbirleriyle en sert şekilde yarışsın ama birbirlerinin amansız düşmanı olmasınlar. Birkaç oy ve koltuk uğruna birbirinizin boğazına sarılmayı bırakın. Bırakın kime yetki verileceğine millet karar versin. Çünkü bu kör kavgada kazanan siz olmayacaksınız; kaybeden ise yalnızca muhalefet değil, bütün Türkiye olacaktır.

SÖZÜN ÖZÜ: Rakibine seçimde kaybetmek siyasetin doğasında vardır; ancak rakibini yenmek uğruna belediyeyi başkasına teslim etmek, bir galibiyet değil katıksız bir siyasi akılsızlıktır!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X