Çocuğu korumanın tek  yolu onu güçlendirmektir
22 Haziran 2026 06:07

“GELECEĞİMİZ” DEĞİL. BİREYLER VE VARLAR Çocuğu korumanın tek yolu onu güçlendirmektir

SOMDER Başkanı Özgür Aktükün, MESEM zemininde çocuk haklarının konuşulduğu seminerde çocuğu korumanın tek yolunun güçlendirmekten geçtiğini, “Geleceğimiz” değil birey olarak kabullenilmeleri gerektiğini söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber serisi

Çocuk Hakları Bağlamında MESEM ve Meslek Eğitimi Aldatmacası – 4

Sosyoloji Mezunları Derneği - SOMDER Başkanı Özgür Aktükün, MESEM zemininde çocuk haklarının konuşulduğu seminerde bir çocuğu korumanın tek yolunun onu güçlendirmekten geçtiğini, “Geleceğimiz” diye geçiştirilmeyip birey olarak kabullenilmeleri gerektiğini söyledi

Önceki pazar gerçekleşen interaktif söyleşide meselenin dönüp dolaşıp, “"Çocuk kimdir?"e geldiğini kaydeden Aktükün. “Toplum olarak çocukla kurduğumuz duygusal bağı bir mülkiyet ilişkisiyle mi tanımlıyoruz. Yoksa onu gelişim çağındaki bir insan olarak, zaman içerisinde kendini bulacak, güçlendirecek bir birey olarak mı görüyoruz?” dedi.

Bu kültürü, bu ideolojik perspektifi toplumsal olarak, bireysel olarak tüm kurumlarımıza, ailelerimize yerleştirmediğimizde hali, “En iyisi olduğunu düşündüğümüz, ‘Aman gitsin bir meslek öğrensin de hayatını kurtarsın’ perspektifinin altında aile açısından yatan şey çocuğun bir mülkiyetten öte hiçbir anlamının olmadığı gerçeğiyle yüzleşmektir” diye konuştu. Bu tutumun yoksullukla ilişkilendirilemeyeceğini, yoksulluğun suçlanamayacağını kaydeden Aktükün şöyle devam etti:

“Çocuğun değeri meselesi çok önemli. Tüm bunlar toplum olarak, politik olarak çocuğa verdiğimiz değer ve çocuğu nasıl konumlandırdığımız ve tanımladığımızla ilgili sorunların ortaya çıkma biçimleri.

Eğitim çok uzun süredir bir insanın hayatını değiştirme ve dönüştürme aracı olmaktan çıkartıldı. Bu anlamsızlık, bu çıkma hali çocuklarda bir anlam boşluğu yarattı: “Okusa ne olacak ki?”

Diyelim ki okumayı tercih etti bir çocuk, en iyi üniversiteleri bitirdi, “Ne olacak ki?” Bir liyakat sistemi mi var? Bir emeğin değerini veren bir iş hayatı mı var?

Çocuklar aptal değil, yetişkin olmamaları onları aptal yapmıyor. Bu toplumun içinde olduğu tüm erozyonu o çocuklar bizzat kendileri görüyor ve deneyimliyorlar. Ve bu noktada da kim onlara yol açarsa o noktadan devam ediyorlar.

O nedenle de MESEM mücadelesi gerçekten çok boyutlu bir mücadele. Ama ben tırnak içinde bir “çocuk koruma uzmanı” olarak şunu söyleyebilirim, bir çocuğu korumanın tek yolu onu güçlendirmektir. Bu güçlendirme sadece eğitim yoluyla olmaz, oldukları her yerde onları birey yerine koymak, kendi kararlarını almaları yönünde teşvik etmek ve buna uygun bir zemin yaratmak, bunu talep etmek, onların var olduklarını bugünden görmek.

"Geleceğimiz" değil, onlar bugün şu anda burada varlar ve onlara bu varlık hallerini önemsediğimizi gösterecek bir ilişki modeli geliştirmez ve bunu bir kültür inşası, bir kültür dönüşümü haline getirmezsek maalesef biz bu sorunları artarak yaşamaya devam edeceğiz.”

Seride üçüncü bölüm  

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/mesemi-atil-depo-gibi-goren-ogretmenler-var/3972.html

Seride yarın

Eğitimci Yazar Nurcan Korkmaz

Bizim o fikri, irfanı, vicdanı hür nesiller yetiştirme politikamız çoktan ortadan kalktı. Bunu tekrar sağlamanın yolu eşitlikçi, adil, kamucu, halkçı politikalardan geçiyor

Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz

MESEM’deki öğretmenlerin bu çocukların durumuna dair buralardan, bu fikirlerden beslenmesi lazım. Bu tartışmayı o öğretmenlerin de yapması lazım. Burada Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen gibi öğretmen sendikalarının çok önemli bir misyonu var.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 22 Haziran 2026 06:11
BENZER HABERLER
X