METAL FIRTINALARI SAHNEDE ESTİRENLER ANLATTI Feniş’i, Çelmer’i Smart’ı da katarak oynadılar
2015 yılının mayıs ayındaki metal fırtınayı 10 yıl aradan sonra önce sahneye sonra edebiyata taşıyanlar oyunun ve kitabın metnini yazarken Feniş, Alba Plastik, Çelmer ve Smart Solar’da yaşadıklarını da esere katarken oyunun müziğini bir Türk Metalli bestelemiş
Seri Röportaj
Fabrikalardan sahneye, edebiyata metal fırtına - 3
“Tiyatronun diliyle işçi ve emekçilerin yaşamlarını ve özlemlerini anlatma çabamız, derneğimiz kurulmadan öncesine dayanıyor. Etkinliklerimizde, grev ve direniş alanlarında, pikniklerde, eylem meydanlarında zaten işçilere sesleniyorduk. Tiyatroyu yalnızca bir sahne sanatı olarak değil, aynı zamanda işçilerin kendi sözünü kurduğu, kendi deneyimini görünür kıldığı bir mücadele aracı olarak ele alıyoruz. 2015 Metal Fırtına’yı anlatmak üzere yazdığımız ‘Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015’ tiyatro oyunu da bu çabanın bir parçası.
Bir işçi tiyatro topluluğu olarak Türkiye’nin yakın dönem işçi mücadele tarihinin öne çıkan bir deneyimi tiyatro sahnesine taşıma çabası hem çok zorlandığımız hem de değişik hareket alanı yarattığımız bir çalışma oldu. Mesela diyebiliriz ki her şey bir yana tiyatro çalışması vesilesiyle birçok işçiyle Metal Fırtına’yı tartıştığımız, sohbet ettiğimiz bir eğitim süreci yanı da vardı.
Sadece yazım aşamasından değil, sahneleme çalışmasının birçok aşamasında da üretimler örgütleyen bir oyun oldu. Örneğinin dekorunun çizimini bir dekorasyon işçisi arkadaşımız yaptı. Oyunumuzun müziği Türk Metal üyesi metal işçisi bir arkadaş tarafından yapıldı. Böylece ortaya çıkan, yalnızca bir tiyatro metni değil, başlı başına kolektif bir üretim sürecinin ürünü haline geldi.”
Elif Alçınkaya
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı
Emeğin Kurtuluşu Gazetesi’ne verdiği röportajdan
**
“Kolektif üretim ve eylemlilik ruhu, tarihsel olarak proleter tiyatro ve işçi tiyatrosu geleneklerinin (örneğin Piscator ve Brecht gibi isimlerin politik tiyatro anlayışı) temel felsefesiyle birebir örtüşmektedir.” (Alıntı)
Önce sahnelenen, sonra kitaplaştırılan Bak İşte Yaşandı Fırtına: MAYIS 2015’ı halk deyimiyle ‘Çorbada tuzu olanlar’; ama oynayanlar ama atölyelerinde yer alanlar ile konuştuk. Oyunun ve kitabın metnini yazarken Feniş, Alba Plastik, Çelmer ve Smart Solar’da yaşadıklarını da esere katmışlar…
57 yaşındaki Yılmaz Yaşar, 20 yaşından beri işçilik yapıyor. Metal iş kolunda da çalıştı, halen hizmet sektöründe çalışıyor. 1993’ten bugüne çeşitli topluluklar içinde, işçi kültür evleri ve derneklerde sahnelenen oyunlarda yer aldı.
Bertolt Brecht'in bir şiirinden uyarlanan, “Baca”da ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği – TAYAD’da sahnelenen bazı oyunlarda rol üstlendi. Emeği merkeze alan oyunlarda hem işçi, hem patronu canlandırdığı oldu.
- Patronu oynarken, zorlanmadınız mı?
- Yani rol verildiğinde, oyuncusun sonuçta. Ben sorun etmedim, zorlanmadım ama işçi olduğumdan patron rolümü sindiremeyenler, şaka mahiyetinde de olsa takılanlar oldu ama tiyatroda rol, roldür. Göbekli, takım elbise giyen bir patronu canlandırdım. Kilolu gözükmem için karnıma yastık yerleştirdik. Güzel bir oyundu.
- Herhangi bir grev veya direnişte, aktif yer aldınız mı?
- Çok sayıda grev ve direnişte destekçi olarak yer aldım. Tuzla Tersanesi’ndeki bir direnişin de aktif direnişçisiydim.
- Tiyatroyla ne kadar zamandır ilgilisiniz, size ne kattı?
- 6 yaşından beri tiyatroya ilgiliyim. 1978-1980 süreci idi. Ankara’da yaşıyorduk ve sıkıyönetim uygulamalarından ötürü tiyatro yasaktı. Keçiören’de bir açık hava sinemasında tiyatro oyunu olduğuna dair mahallede duyuru yapıldığında merak edip babamdan beni de götürmesini istedim. Tiyatroya gideceğim diye biraz iyi de giyinmiştim. Garip, ayağıma büyük gelen ayakkabım vardı. Oyuna öyle gittik. Oyunu izledim ve hoşuma gitti. O günden beri tiyatroyla ilgiliyim. İlkokul yıllarımda, piyeslerde de rol üstlendim. Tiyatro anlatmak istediğinizi, kitlelere vermek istediğiniz mesajı bir oyunla verebildiğiniz bir alan.
**
Rumuz: Remzi
Kaç yıllık işçisiniz, hangi işkolunda çalışıyorsunuz?
Ben 25 yıllık işçisiyim 25 yıldır da metal işkolunda çalışıyorum.
- Metal Fırtına’yı anlatan bu oyuna nasıl dâhil oldunuz? Daha öncesinde tiyatroyla ilgili miydiniz?
- Ben bu oyunun “Arkadaşım yoksa üretim de yok” kısmının çalışıldığı son evrede katıldım, her şey hazırdı ben katıldığımda. Benim oynadığım benim oynadığım karakteri (Remzi karakteri) oynayan kişinin çalışma koşullarından devam edemediğini söyledi. Daha önce birkaç küçük rolde yer aldığımı oynayabileceğimi söyledim ve ben de böylece dâhil oldum. İlk başta benim için de provalar zorlayıcıydı, işten sonra prova yap eve dön ertesi gün yine iş. Ben diğer arkadaşlara göre biraz daha uzakta yaşıyorum bir de. O dönemde iş kazası geçirdim, uzunca bir süredir raporluyum. Provalara zaman ayırmam ancak böyle kolaylaştı benim için de diyebilirim.
- -Bir metal işçisi olarak metal işçilerinin bu önemli direnişinin bir tiyatro oyununa dönüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Ben bir metal işçisi olarak bu direnişin tiyatroya dönüşmesine sevindim. Ayrıca bu etkinliklerin de işçiler için iyi olduğunu düşünüyorum. Basın ve yazın yanında işçi sınıfına tiyatro ile de ulaşmanın doğru bir adım olduğunu düşünüyorum. Sanatı işçi sınıfının hizmetine sunmak ve yaşanmış bir süreci tekrar canlandırmak bence çok iyi bir adım oldu. Bu tarz etkinlikler burjuvazinin sınıfımıza dayattığı sanatın dışında alternatif bir sanat olarak da görüyorum. Bence bu tarz atölyeler yaygınlaşmalı sınıfımızı bu çürümüş yozlaşmış kültürün bir parçası olmaktan alı koymalıyız.
**
Rumuz: Zafer Ahmet
- Kaç yıllık işçisiniz, hangi işkolunda çalışıyorsunuz? Siz hangi karakteri oynadınız?
- Metal işkolunda da çalışmış 10 yıllık işçiyim. Ben ilk başta Zafer karakteri canlandırıyordum, oyunun düzenlenen ve sahnelenen halinde Ahmet karakterini oynadım.
- Metal Fırtına’yı anlatan bu oyunun yazılma süreci nasıldı? Oyun çalışma süreci nasıldı?
- Geçen sene Metal Fırtına’nın 10. yılıydı. Metal İşçileri Birliği direnişin onuncu yılı vesilesiyle bir çalışma yürüttü. Biz de bu çalışma döneminde gündemimize aldık, atölyedeki tüm arkadaşlar olarak tartışarak içeriğini belirledik. Sonra yazdık, okuma ve sahne provaları yaptık, oyunumuzun kısa bir versiyonunu sahneledik ve direnişin 11. yılında oyunu kitaplaştırdık. Çalışmalarımızda kendim de dahil Metal Fırtına direnişinin her aşamasında yer almış işçilerin olması yazmamızı kolaylaştıran bir noktaydı bence. Ayrıca Feniş ve ALBA Plastik direnişçisi arkadaşlar oyun çalışmamızın parçasıydı. Bir de atölye çalışmamızdan arkadaşlarımız Gebze’deki birçok direnişin doğrudan parçası veya yakın tanığı arkadaşlar, örneğin Çelmer işgalinin ya da en güncelde Smart Solar’ın deneyim ve gözlemleri de eklendi tartışmalarımıza.
- Bir işçi olarak metal işçilerinin bu önemli direnişinin bir tiyatro oyununa dönüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Sonuçta amatör bir çaba bizimkisi. Ama bir işçi direnişinin tiyatro oyununa dönüşmesi çok kıymetli.
- Tiyatro ile anlatmak nasıl bir duyguydu?
- İşçilerin hayatını ve mücadelesini tiyatro ile anlatmak güzeldi ve geride bıraktığımız bir yıllık süreç tüm zorlanılan noktalara rağmen heyecanlıydık.
- Tiyatro ile daha önce ilgilendiniz mi, hayatınıza nasıl girdi?
- İlkokul döneminde tiyatro kursuna gitmiştim. Lise ve üniversite yıllarında İşçi Kültür Evleri’nin tiyatro çalışmalarında yer aldım. İki senedir de Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Atölyesi’ndeyim.
**
Rumuz: Kamu işçisi
“13 yıldır eğitim işkolunda, kamu işçisi statüsünde çalışıyorum. Derneğe 1.5 senedir gelmeye başladım. Oyunda ilk başlarda Cemal adlı işçiyi oynamayı üstlendim ama işyerindeki çalışma şartları gereği, oyundan koptum.
Tiyatro atölyesi ve tiyatro, ortak zamanda birlikte çalışmak anlamında emek ve çaba gerektiriyor.
Büyük emekler sonuçta sonucunda çıktı o tiyatro oyunu, arkadaşların ellerine ve emeklerine sağlık. Ben de olmak çok isterdim ama kısmet olmadı, inşallah başka tiyatrolara veya aynı oyunun başka çalışma ve sahnelemelerine diyelim. Yani emek mücadelesinde tiyatroda oynamak istiyoruz inşallah. Provalarda suflörlük yaptım bir ara.”
Seride dün
Bak İşte Yaşandı Fırtına’da Zeynep’i oynardı
https://www.gebzeemek.com/haber/emek/bak-iste-yasandi-firtinada-zeynepi-oynardi/4010.html