SİYAH ÇELENKLE KINADILAR Öğretmenlerin haklı mücadelesi polis şiddetiyle engellenemez!
Ankara’da günlerdir hakları için direnen öğretmenlere yönelik polis müdahalelerini Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto eden Eğitim Sen üyeleri, müdürlük önüne siyah çelenk bıraktı.
Haber: Hasret Gültekin Kozan
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler; taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri bir ücret, özlük haklarının güvence altına alınması ve mülakat nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi talepleriyle sekiz gündür Ankara’da eylemlerini sürdürüyor.
Öğretmenlerle dayanışmak ve polis müdahalelerini protesto etmek için Gebze Milli Eğitim Müdürlüğü önüne çağrı yapan Eğitim Sen'e Birleşik Metal-İş 2 No’lu Şube, Nakliyat-İş ve Emek Partisi destek verdi. Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Kocaeli 2 No'lu Şube Kadın Sekreteri Alev Çalımbay, öğretmenlerin haklı ve meşru talepleri karşısında sessiz kalınması üzerine yedi gündür açlık grevinde olduğunu da vurguladı.
"Hak aramak suç değildir"
Hak aramanın suç olmadığını belirten Çalımbay, "Buradan bir kez daha soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır?
Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir" dedi.
"Bütün öğretmenlerin ortak mücadelesi"
"Yaşananlar yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen meslektaşlarımızın sorunu değildir" diyen Çalımbay, "Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır. Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir" diye konuştu.
"Hak arayan öğretmenler yalnız değildir"
Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddettiklerini aktaran, Çalımbay, "Kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Taleplerimiz açıktır: Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir. Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır. Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz! Hak arayan öğretmenler yalnız değildir" dedi.