GAZETECİLİKTEN NE İSTEDİNİZ Ali Osman Akat’a yılın eni ödülü ne zaman?
**
Bu eğitim öğretim dönemi içinde önce Şanlıurfa ve sonra Kahramanmaraş’ta okullara yönelik bilinen saldırıların ardından gerek ülkemizde, gerekse bölgemiz ve Gebze’de altı eğitim sendikasına üye öğretmenler ayaklandı.
İşi bıraktı…
Arşive dönmeme gerek yok . O günkü konuşmalarda söz konusu saldırıların etkenleri arasında mafyavari dizilerin toplum ve özellikle gençler üzerindeki etkisi eğitim sendikalarının şube başkanları tarafından dile getirildi.
“Yasaklama” çözümdür, değildir. O tür dizilere, yasaklama istendi.
Ve dün akşam yine bu kentte, gazeteci olduğunu ve gazete çıkardığını iddia edenlerin 14’ncüsünü düzenlediği “Yılın En”i muhabbetinde
Zina ile gayrimeşru çocuk sahibi olan başaktörünün annesinin günde beş vakit namaz kılıp Kur’an okuyarak bazı mesajlar verdiği dizi;
Eşkıya Dünya Hükümdar Olmaz’da
Alparslan Çakırbeyli adlı faşisti canlandıran Yunus Emre Yıldırımer’e “Yılın En”i ödülü verildi.
Öncelikle, sanatçıya sözüm yok. Herkes ekmeğinin peşinde.
Kaldı ki “Yeni Türkiye”de duruş muruş hak getire.
Bir Tarık Akan, bir Cüneyt Arkın, bir Barış Manço… asaleti ve duruşları, Eski Türkiye’de idi o.
Bir Sevval Şam dahi, “Yasak Elma”da rol almayı kabulleniyorsa, kim kime hangi duruştan söz edecek. “Herkes ekmeğinin peşinde”
Ama..
Bir mesleğin asaleti, duruşu, ölçmesi tartması vardır…
Dün akşam sunucu bir “yılın en”i ödülünü sahibini mikrofona, “Ülkemizde maalesef gerçekleşen kadına şiddet ve cinayet vakalarında müdahil olarak…” tarzı bir cümleyi kurdu.
“Maskeli balo ve onun sahte yüzleri…”
Yunus Emre Yıldırımer’i nasıl davet ettiler, öngöremiyorum.
Günümüzde gazetecilik; şekil ve şema değiştirdi. “Gazetecilik” de artık, gazetecilik.
Dün İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yolum düştü. Sehpalarda içi bayat belediye haberlerle dolu, herkese güzelleme çekilen, tamamı başarı hikâyelerinden oluşan, her bir kişinin alanında zirvede yer aldığı ve kimsenin alanında ikinci sırada olmadığı, Kurban Bayramı’nın basma kalıp cümleyle kutlama ilanlarının yoğun olduğu, merkezine sadece parayı alan bir süre kâğıt kümesi, “Dergi” diye sürülmüş piyasaya işte.
Soran olursa, herkes ekmeğinin peşinde…
Herkes ekmeğinin peşinde de önce o ekmeği hak etmek gerekmiyor mu?
Bu kentte öğretmenler ayaklandığında..
İşçi kenti burası işçi kenti. 1 Mayıs’ta alana, meydana döküldüğünde..
Bu kentin, bu halkın takımı sezon açılışı yaptığında ve sezon boyunca sahalarda koşturduğunda
Darıca'da balıkçılıra Darıca Belediyesi tarafından gücün "Adalet"i uygulandığında, balıkçıların basın toplantısı saatinde kırmızı beşe okey dönenler...
Beylikbağı, Kirazpınar, Mevlana'da ama TOKİ marifetiyle ama Darıca - Gebze metrosu mariftetiyle barınma hakları gasp edildiğinde sokaklara dökülenleri seyredenler...
Ara ki bulasınlar…
Belediye meclislerinde mumla aranırken belediye başkanlarının “Ballı börekli” toplantıları koştur koştur gidip salonlara sığmayanlar..
GTO’nun meclis toplantısı öncesi şöyle bir gözüküp ikram sofrasından paket yapan ve toplantı başlarken salondan tüyenler…
İktidar partisinin ilçe başkanının katıldığı cenaze namazlarında ön sıradan yer tutup utanmadan "Gazeteci" olduğunu iddia eden yüzsüzler...
Geçen sene haber sitesi olmayan Zübük’e bu meslekte “Yılın en”i ödülü veren ve “Gazeteci” olduğunu eden meslek asalakları, sömürgenleri…
Bir mesleğe bu kadar kötülük yapılır mı?
Bir meslek, kişinin kendisine bu kadar benzetilir mi?
Çocuğun çocuğu öldürdüğü ülkemizde ve Gebze’de, “Bir bebekten katil yaratan sistem” ola ki sorgulanırmış gibi yapıldığında etkenlerden biri olarak mafyavari diziler gösterilirken o dizinin bir oyuncusuna “Yılın En”i ödülü verenler…
Ravive Kozmetik’in işvereni Ali Osman Akat’a…
Uyuşturucu kaçakçılığından da sabıkalı Akat’a “Yılın en”i ödülünü ne zaman verir?
Dün akşam…
Çocuk tacizinden hüküm giyene dahi “Yılın En”i ödülü…
Açılımında “Gazeteciler” yazan bir yapılanmanın tepesindekince verildi.
Veya tersi oldu.
Diğeri, diğerine verdi.
Al tekke, ver külah düzeni.
Kimin kime ne alıp verdiğine değil tepkim..
Bir mesleğin, bu mesleğin adının kullanılarak bu kadar rezil rüsva, bu kadar dejenere edilmesine…
Yazdıysam da…
Söylenmeyen gerçekler toplumun nefsini tıkar ya, ondan yazdım.
Bir de “Başarı her alanda takdir ve teşvik edilmelidir” yaa..
Ondan yazdım.
Yoksa ne yazacam, soracam, sorgulayacam. Bana ne…
Ali Osman Akat’a, “Yılın en”i ödülü, ne zaman?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- İşçinin işi Allah’a kaldıysa sendika niye var 22 Haziran 2026 Pazartesi
- PG’de çözüm boykot ve grevi topluma yaymakta 16 Haziran 2026 Salı
- Tuzla’da güneşe karşı “radyo”dan maç dinledik 14 Haziran 2026 Pazar
- Zabıta kamyoneti ile gücün "adaleti" 11 Haziran 2026 Perşembe
- Tarhan konuştu: Partiye bi’şi olmasın 04 Haziran 2026 Perşembe
- CHP Pinokyo ise toplu taşımada patron kim 26 Mayıs 2026 Salı
- Hani rüşvet alan da veren de mel’un idi 21 Mayıs 2026 Perşembe
- Özkoç’tan Emeklilikle Mücadele Derneği’ne ziyaret 11 Mayıs 2026 Pazartesi
- Nedir ülkücü hareketin CCC plakalılardan çektiği 01 Mayıs 2026 Cuma
- Millet Bahçesi’nde üç yanlış bir doğru 27 Nisan 2026 Pazartesi