EDEBİYAT SEMPOZYUMUNDA 20 SUNUM Darbe ve krizlere karşı düşünen toplum
Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “Her Okul Bir Roman Projesi Edebiyat Sempozyumu’na lise öğrencileri 20 sunumla katıldı. Şenol Pekgöz ülkemizde 10 yılda bir tekrarlanan darbeler ve krizlere karşı da düşünen toplumun inşa edilmesi gerektiğini söyledi
Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Her Okul Bir Roman Projesi Edebiyat Sempozyumu iki ayrı oturumda;
Özel Şerife Bacı Gebze Anadolu İmam Hatip Lisesi Kız Öğrenci Yurdu’nda gerçekleşti.
20 lisenin 20 surumla katıldığı sempozyum saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Sempozyumda sunumu Gebze Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğretmenlerinden Sema Akbulut üstlendi. Sempozyum bildirisi, Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi öğrencisi Berra Kılıç tarafından okundu. Kılıç sempozyumdaki ilk sunumu da Sabahattin Ali’nin beyaz perdeye de aynı adla uyarlanan eserinden, “Kuyucaklı Yusuf romanında karakterlerin psikososyal analizi” başlığıyla yaptı.
Süleyman Demirel Anadolu Lisesi öğrencileri Şifa Başaran ve İsmail Güney, “Ey avare yolcu, yürü yürü. Sonu gelmeyen bu yolda yürü. Unutma ki yolun sonu yine yolun başlangıcıdır” diyen Filibeli Ahmet Hilmi’nin eserinden bir canlandırma yaptı.
Ardından Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, programı ve sempozyumu değerlendirdi. Pekgöz söze, programdan bir gün önceki 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’na atıfla Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak başladı. Pekgöz, “Bize öyle bir vatan bıraktılar ki o mirasa uygun, o mirasa yakışır bir gençlik olabilmek gerçekten de zor. Onun için durmadan çalışmalı, çok çaba sarf etmeliyiz. Ülkemizi en medeni toplumların üstün özelliklerine sahip bir millet olarak bize yakışır bir devlet olarak uluslararası arenada temsil etmeliyiz” diyerek girdi.
Ardından İstiklal Marşı’nın anlamına ve Cumhuriyetimizin 100 yılı aşkın süreli serüvenine değinen Pekgöz, “Ara ara, hemen hemen her 10 yılda bir ülkemize zarar vermek isteyen, ülkemizin geri kalmasını isteyen çeşitli vesilelerle ülkemizi bir adım geriye itmeye çalışan mihraklar olabiliyor. Bunların adı bazen darbeler, bazen ekonomik krizler oluyor vesaire. Birçok alanda ilerleyişimizi engellemek isteyen farklı mihraklar bulunmakta.
Bunlara karşı biz ilk önce düşünen bir toplumun inşasını birlikte yapmalıyız. Bu da okuyan bir kitleyle mümkün. Okuyan kitle bizim için çok kıymetli. Okumayan bir insanın düşünemeyeceğini, düşünmeyen bir insanın üretemeyeceğini bilmemiz gerekiyor. Bir elimizde telefon, öbüründe bir tablet; gece gündüz durmadan bunlarla vakit geçiren gençler vaktimizi öldürüyoruz. Vaktin artık faydalı işler için kullanılması gerekiyor.
Aynı evde yaşadığımız halde anne ve babalarımızla bile çok fazla konuşamaz olduk. Her birimiz kendi odamızda, kendimize ait bir dünyada yaşıyoruz. Onlarla kaliteli vakit geçiremiyoruz. Bizim bunları size anlatışımızdan yola çıkarak bu işi tesis etmemiz gerekiyor. Yarının anne ve babaları, günümüzdeki olumsuz durumları tecrübe etmiş olanlar olarak bunları yapmamamız gerekiyor. Biz de kalkıp eleştirdiğimiz işi yapacaksak o zaman ülkemizin ilerleyişini mümkün kılmak zor.
Dünkü etkinliğimizde bahsettiğimiz, canlarını hiçe sayıp bu ülke, bu millet uğruna canlarını vermiş olanlara yakışır bir nesil olmamış olacak.
O zaman biz düşünenler olarak ortaya bir vizyon çizmeli, bu vizyon doğrultusunda ülke için kendi kişisel gelişimimizi tamamlamalıyız” dedi.
Her Okul Bir Roman projesinin öğretmenler ile bir beyin fırtınasının ürünü olduğunu kaydeden Pekgöz; “Biz üzerinde konuşabileceğiniz bir mesele olsun istedik. Başta Türk edebiyatının değerli eserlerini tercih ettik. Yarın farklı dünya klasiklerinden de tercih edebiliriz. Ama ilk önce kendi kültürel değerlerinizi bilin, görün, farkına varın ve bunların yaşaması uğruna da elinizden gelen çabayı sarf edin istedik. İsterseniz bu yol mevcut. Bu yoldan ilerleyebiliriz.
İstemezseniz eleştirmiş olduğumuz, biraz evvel bahsettiğimiz o yoldan da devam edebiliriz. İkinci yoldan gittiğimizde onun nereye varacağını tahmin edebiliyoruz. Ama ilk yol bizi başarıya; üreten, düşünen bir nesli inşa etmeye götürecek bizleri.
Sizden ricam üzerinde sadece düşünün. Doğru ne? Bu doğruya erişebilmek için ne yapmamız gerekiyor? Bizim bulduğumuz yol, Her Okul Bir Roman projesi oldu. Ortaokul öğrencilerimiz için bilge masalları, ilkokul öğrencilerimiz için matematik, fen olimpiyatlarını belirledik. Hemen hemen her kademe türünde öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve eğitim camiasının paydaşlarının desteğini alabilmek için birçok çalışmayı öğretmenlerinizle birlikte fedakârlıkla yürütüyoruz. Birçok çalışma gönüllülükle yürüyor.
Öğretmenlerimiz inanmasa, ülkeyi sevmese bu işin altına ellerini atmazlar. Ben bu çalışmada yer alan, başta öğretmen arkadaşlarım olmak üzere, tüm yöneticilerime ve benim gerçekten ümitvar olduğum sizlere, sonuna kadar güvendiğim Türk gençliğine teşekkür ediyorum” dedi.
Sempozyuma katılan öğrencilere hediyeleri İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz ve İl Din Eğitimi Proje Koordinatörü Ayşenur Yıldırım tarafından takdim edildi. Sempozyumun ikinci oturumunda lise gruplarından öğrenciler okudukları kitaplara dair değerlendirme ve makaleleri sundu. Sempozyuma kimi liseler bir, kimileri birden fazla bildiriyle katıldı.
YARIN
Sempozyuma katılan liseler, öğrencileri ve sunum başlıkları.
Gebze Sarkuysan Anadolu Lisesi’nden
Öğrenciler İlknur Koca ve Rümeysa Zengin’in
Öğretmen Demet Balcı’nın danışmanlığında hazırladıkları
Peyami Safa’nın “Yalnızız” adlı romanı üzerine, disiplinlerarası bir tektik diye tanımladıkları sunumu