GSB’den net tavır Saldırılar işçi sınıfına Sendikacılık suç değildir
Gebze Sendikalar Birliği son dönemlerde sendikacılara da hedef alan tutuklamalara sert tepki gösterdi. Sendikacılığın suç olmadığı hatırlatarak saldırıların işçi sınıfına olduğu belirtildi
Gebze Sendikal Birliği, son dönemde sendikacılara yönelik artan tutuklamalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı: “Gebze Sendikalar Birliği olarak diyoruz ki, sendikacılık suç değildir, suç olamaz. Tutuklu sendikacılar derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır. Sendikacılara yönelen sermaye ve iktidar saldırılarının, tüm işçi sınıfına yöneldiğini ısrarla haykırmaya devam edeceğiz. Ve yine diyoruz ki yaklaşan 1 Mayıs'ta da alanlarda, işçi sınıfının sesi daha yüksek sesle çıkacak, örgütlenme hakkına biçilen kefenleri yırtıp atacak. Kurtuluş yok, tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! İşçilerin birliği sermayeyi yenecek."
Açıklamada, Bir-Tek Sen Başkanı Mehmet Türkmen, DİSK Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, önceki dönem yöneticileri Kanber Saygılı ve Aydın Kılıçdere, Genel Sekreter Beycan Taşkıran ile Hakkı Demiral, yönetim kurulu üyesi Kenan Hesas ve son olarak Başaran Aksu’nun tutuklandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, söz konusu isimlerin yıllardır işçilerin hak mücadelesinde yer aldığı vurgulanarak, “Ortak suçları işçilerin yanında durmak ve örgütlenmek” denildi. Sendikal hakların, insanca yaşam ve çalışma koşulları için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekilen metinde, örgütlenme hakkının bir lütuf değil, mücadeleyle kazanılmış bir hak olduğu ifade edildi.
Tutuklamaların münferit olmadığı belirtilen açıklamada, "Biz biliyoruz ki 'demokrasi işçinin ekmeği'dir. Bu söz bize, demokrasiyle geçim mücadelesinin, özgürlükle ekmeğin birbirinden koparılamayacağını hatırlatır. Hangi işyerinde çalışırsak çalışalım, hangi işkolunda mücadele edersek edelim; sendikal özgürlükler olmadan ne adil bir ücret, ne sağlıklı çalışma koşullarında güvenli bir işyeri, ne de insanca bir yaşam mümkündür. Biz tarihimizden biliyoruz ki örgütlenme hakkı bir lütuf değildir, sermaye sınıfına karşı işçi sınıfının mücadelesiyle kazanılmıştır.
Hak alma mücadelemiz meşrudur; kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına ise asla müsaade etmeyeceğiz. Yine biz biliyoruz ki bu son tutuklamalar rastlantı değildir. Bir bütünün parçasıdır. Gazeteciler, sanatçılar, seçilmiş siyasetçiler, belediye başkanları ve sendikacılar siyasallaşmış bir yargı aracılığıyla susturulmaya çalışılmaktadır. Hukuku ayaklar altına alan bu gidiş, gerçek sorunlara çözüm üretemeyen, toplumsal desteğini yitirmiş bir iktidarın muhalefeti bastırma çabasından başka bir şey değildir. Ama bilinmelidir ki: düzenin yapabildikleri yalnızca itirazları engellemeye, ertelemeye çalışmaktır. Bozuk düzene karşı çıkışları yok etmek ise asla mümkün olmayacaktır" denildi.
Türkiye’nin sendikal haklar açısından olumsuz bir tabloda yer aldığına işaret edilerek, grev yasakları, düşük sendikalaşma oranı ve ekonomik kayıpların doğrudan işçilere yüklendiği kaydedildi.”
LGİLİ HABER
UMUTSEN tepkiyi örgütledi
Mücadeleyi güçlendirecek ülkeyi
holdinglere teslim etmeyeceğiz
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/ulkeyi-holdinglere-teslim-etmeyecegiz/3476.html