BASKICI UYGULAMALARA KARŞIYIZ Asıl okul müdürüne soruşturma açılmalı
Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube sınıfına Atatürk büstü kurması sonrası Karamürsel’e tayini çıkan işyeri temsilcisi Tamer Çağlar’ı savunup MEB’i ve yetkilileri okul müdürü hakkında soruşturma açmaya davet etti
Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube, Alaattin Kurt Anadolu Lisesi’nde görev yaparken, “Sınıfa Atatürk köşesi yaptıktan” sonraki süreçte Karamürsel’e tayin edilen işyeri temsilcisi Tamer Çağlar’ı savundu. Okul müdürüne soruşturma açılması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Tüm antidemokratik ve baskıcı uygulamaların karşısında olduğumuzu güçlü biçimde kamuoyuna ilan ediyoruz” denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Gebze Alaettin Kurt Anadolu Lisesi’nde Okul Müdürü olarak görev yapan şahsın demokratik olmayan, şeffaflıktan uzak, baskıcı uygulamaları ve Cumhuriyet’in değerlerine savaş açması bardağı taşırmıştır.
Eğitim kurumları; laik, bilimsel, demokratik ve Cumhuriyet değerlerine bağlı bir anlayışla yönetilmek zorundadır. Ancak söz konusu okulda sergilenen yönetim anlayışı; çağdaş eğitim ilkeleriyle, kamu yönetimi etiğiyle ve eğitim ortamlarında bulunması gereken demokratik iklimle açık biçimde çelişmektedir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini yansıtan pano, görsel ve sembollere karşı tahammülsüz bir tutum sergilemek bir eğitim kurumunda asla kabul edilemeyecek niteliktedir. Eğitim kurumları Cumhuriyet değerlerinin yaşatıldığı, genç kuşaklara aktarıldığı ve bu mirasın bilinçle sahiplenildiği kamusal alanlardır.
Sendikamız üyesi ve iş yeri temsilcisi eğitim emekçisi Tamer Çağlar’ın da okul müdürü tarafından haksız isnatlara maruz bırakıldığı, mesleki itibarını zedeleyici iddialarla baskı altına alınmaya çalışıldığı ve idari süreçlerin bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğüne yönelik başvurular ile yıldırılmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz.
Sendika üyemize yönelik bu uygulamalar yalnızca bir eğitim emekçisini hedef almakla kalmayıp aynı zamanda sendikal örgütlenmeye ve çalışanların demokratik haklarına yönelik dolaylı bir baskı niteliği taşımaktadır. Hiçbir yönetici, idari yetkisini sendikal faaliyetleri gölgeleyecek veya sendika üyelerini hedef gösterecek şekilde kullanamaz.
Eğitim yöneticiliği; adalet, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik gerektirir. Çalışma barışını bozan, kurum içi güven ortamını zedeleyen ve eğitim emekçilerini baskı altına aldığı iddia edilen hiçbir yönetim anlayışı kabul edilemez.
Okullar; özgür düşüncenin geliştiği, öğretmenlerin kendini güvende hissettiği, öğrencilerin ayrımcılığa uğramadığı ve yöneticilerin birleştirici rol üstlendiği kurumlardır.
Eğitim İş olarak;
Tüm antidemokratik ve baskıcı uygulamaların karşısında olduğumuzu güçlü biçimde kamuoyuna ilan ediyoruz.
Yetkili kurumları ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı söz konusu okul müdürü hakkında ivedilikle idari ve hukuki inceleme başlatmaya davet ediyor; sendika üyemiz Tamer Çağlar başta olmak üzere tüm eğitim emekçilerinin özlük haklarını ve mesleki itibarını korumak adına sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.
Hiçbir zaman Eğitim İş’i baskılarla yıldıramayacak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden eğitim emekçilerini susturamayacaksınız. . Eğitim kurumları kişisel anlayışlarla değil; evrensel hukuk ilkeleri, milli eğitim mevzuatı ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda yönetilmek zorundadır."
EMRULLAH AYDIN EN KOCAELİ’YE
KONUŞTU: İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Öte yandan En Kocaeli Haber Sitesi’ne konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. İlgili haberde şu görüşlere yer verildi:
“İlgili öğretmen hakkında çok fazla şikâyet vardı. Okuldaki eğitim öğretim faaliyetlerini olumsuz etkilediği, öğretmenleri ve idarecileri zan altında bırakan itham ve iddialarda bulunduğu, kurumun huzur ve sükûnunu bozucu davranışlarda bulunduğu ifade edildi. Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımızla ilgili paylaşımları şikâyet edildi.
Biz de valilik oluruyla hakkında inceleme soruşturma başlattık. Soruşturma açınca şunu gördük: Görev yaptığı yerlerde idare tarafından alınan kararları sürekli sabote etmiş. Benzer konularda defalarca soruşturma geçirmiş, disiplin cezaları almış. Buna rağmen tavırlarına devam etmiş. Biz de yer değişikliğinin bu anlamda kendisine faydalı olacağını düşündük ve müfettişlerce önerilen “il içinde yer değiştirme” cezasını onayladık.
Konunun medyaya çok farklı şekilde yansıtılması konusunda da da şaşkınlık yaşıyoruz. Çünkü tüm okullarımızda Atatürk köşesi bulunması yasal bir zorunluluktur. Bizim bu nedenle kendisini cezalandırdığımızı iddia etmek akla ziyan bir durum ve gerçekleri örtme çabasıdır.”