Bakan inkâr etti. Bilirkişi metro dedi
30 Mart 2026 05:52

HABER YORUM: VİCDAN SAHİPLERİ SIZDIRDI Bakan inkâr etti. Bilirkişi metro dedi

Gebze’de Arslan Apartmanı faciasına dair aslında çoktan hazır olduğu raporun vicdan sahibi biri tarafından sızdırılmasının ardından ilk tepki Nail Çiler’den geldi. Çiler, Bakan’ın inkar ettiği “Metro inşaatı”nın rapora yansıdığını söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Yorum

Önce haber…

29 Ekim 2025’te Gebze’de dört kişinin hayatını kaybettiği Arslan Apartmanı faciasına ilişkin hazırlanan ve iktidarın ketumluğuna karşın vicdan sahiplerince sızdırılan bilirkişi raporu, kamuoyunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Raporda, yıkımın temel nedeninin binanın altından geçen metro inşaatı olduğu açıkça ortaya konurken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın daha önce CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in sorusuna verdiği “metro ile ilgisi yok” açıklaması yeniden gündeme geldi.

Bilirkişi: Sebep metro kazıları

29 Ekim 2025’te meydana gelen ve aynı aileden 4 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili hazırlanan 65 sayfalık bilirkişi raporunda, binanın altındaki metro tüneli kazıları nedeniyle zeminde boşluk oluştuğu ve bunun yapının çökmesine yol açtığı tespit edildi.

Raporda, özellikle Darıca–Gebze metro hattının P7 tünel kazılarının zeminde “gevşeme ve boşluk” yarattığı, bu durumun da binanın stabilitesini bozarak ani çöküşe neden olduğu vurgulandı.

Ayrıca teknik incelemeler, binanın yapım kalitesinde bir sorun bulunmadığını; yıkımın doğrudan zemin kaynaklı olduğunu ortaya koydu.

Bakan “ilgisi yok” demişti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı açıklamada ise çöken binanın metro ile ilgisinin bulunmadığı savunulmuştu. Bakan, “Metroyla hiçbir ilgisi yok” diyerek iddiaları kesin bir dille reddetmişti.

Çiler: “Gerçekler ortadayken susulamaz”

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı Bakan Uraloğlu’nun yaptığı açıklamayı hatırlatarak,  “Daha insanlar enkaz altındayken ‘ilgisi yok’ diyen anlayış, bugün bilimsel raporlarla çürütülmüştür. Bu sadece bir teknik hata değil; denetimsizliğin ve sorumsuzluğun sonucudur” dedi.

“Sorumlular yargı önüne çıkmalı”

CHP’li Çiler açıklamasında, yalnızca teknik personelin değil, süreci denetlemekle yükümlü kamu görevlilerinin de soruşturmaya dâhil edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu olay kader değildir. Uyarılar yapılmış, riskler raporlanmış ama gereği yapılmamıştır. Şimdi yapılması gereken, sorumluları korumak değil, adaletin önünü açmaktır” diyen Çiler, konunun Meclis gündeminde takipçisi olacaklarını ifade etti.

Facia göz göre göre geldi

Bilirkişi raporunda, çöküşten aylar önce bölgede risk uyarıları yapıldığı ve yapının boşaltılması gerektiğinin belirtildiği de ortaya çıktı. Buna rağmen gerekli önlemlerin alınmaması, ihmaller zinciri iddialarını güçlendirdi.

Yaşanan facia, Türkiye’de büyük altyapı projelerinde denetim ve güvenlik tartışmalarını bir kez daha gündeme taşırken, kamuoyunun beklentisi sorumluların eksiksiz biçimde ortaya çıkarılması yönünde.

Vakaya dair CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler tarafından basına gönderilen bilgi ve açıklama yukarıdaki gibi.

ALINTI HABER

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI VE

GEBZE BELEDİYESİ SORUMLU GÖSTERİLDİ

 

Tutuklu DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, 29 Ekim 2025'te Gebze’de çöken binanın bilirkişi raporuna ulaştı. 

Resmi bilirkişi raporuna göre dört kişinin öldüğü bina “metro nedeniyle” çöktü. Raporda metroyu yapan şirket ile Ulaştırma Bakanlığı ve Gebze Belediyesi sorumlu gösterildi.

Bina sağlam, zemin boşaltılmış

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve mimardan oluşan sekiz kişilik bilirkişi heyeti, 20 Aralık 2025 tarihinde dosyaya giren raporunda binanın neden yıkıldığını ayrıntılarıyla açıkladı.

Raporda yer alan teknik verilere göre, 2012 yılında inşa edilen ve 2013 yılında ruhsat alan yedi katlı binanın enkazından alınan numuneler, yapının malzeme kalitesinin proje değerlerinin üzerinde olduğunu kanıtladı. Binanın devrilerek göçmesinde projelendirme veya yapım aşamalarının hiçbir etkisinin olmadığı vurgulanırken, facianın oluş şekli şu ifadelerle anlatıldı:

"Ani zemin çökmesi yani binanın radye temeli altında oluşan derin boşluğa doğru dalarak yekpare düşmesidir."

Tespitlere göre bina, altında oluşan boşluk nedeniyle 6-7 metre öne doğru zemine gömüldü ve 45 dereceye yakın bir açıyla döndü. Ön cephedeki kolon ve kirişlerin bu ani gömülme nedeniyle kırıldığı, arka cephenin ise zeminden 1,5 metre havaya kalktığı belirtildi.

Sebep metro tüneli

Bilirkişiler, binanın göçmesine neden olan boşluğun doğrudan bölgedeki metro inşaatının etkisiyle oluştuğunu raporladı. Binanın tam altından Darıca-Gebze metro hattının geçtiği bilgisine yer verilen raporda, tünel konumu şu şekilde tarif edildi:

"Göçen binanın altında, metro taşıtına biniş ve inişin yapılacağı Akse Sapağı metro istasyonu peronları vardır ve bu göçen bina üç geniş istasyon tünellinden (P1+P7+P1) P7 orta tünelinin tam üstüne denk gelmektedir."

Enkaz çevresinde yapılan sondaj çalışmalarında, yüzeyin 14 metre altında metro tüneline ait dolgu betonuna rastlandığı, bu betonun hemen üzerindeki 3 metrelik bölümde ise aşırı gevşeme ve boşluklar oluştuğu saptandı. Ayrıca Kocaeli Üniversitesi'nin çökmeden aylar önce, Temmuz 2025'te hazırladığı raporda bölgeyi "yüksek risk" kategorisinde sınıflandırdığı ortaya çıktı.

Vatandaşlar uyarmış

Rapor, tünel kazı takvimi ile binadaki hasar şikayetlerinin örtüştüğünü de belgeledi. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, binanın altındaki P7 tüneli kazısına 22 Mart 2025'te başlanmış ve çalışma Haziran sonunda tamamlanmıştı. Kazı çalışmalarıyla birlikte binadaki sarsıntı ve deformasyonların arttığı, vatandaşların CİMER üzerinden şikayetlerde bulunduğu anlaşıldı. Bilirkişiler bu süreci şöyle aktardı:

P7 Peron tüneli kazısı ile paralel, göçen binadaki yatay ve düşey deplasmanlar arttı. Göçmeye neden olan zemin boşluğunun ve devamındaki zemin boşluk ve gevşemelerinin, metro tünel kazıları nedeniyle örselenen ve doğal yapısı bozulan zeminde ve özellikle diğer tünellerden daha geniş ve yüksek olan P7 tipindeki peron orta tünelinin tepe noktasının üstünde gerçekleşmesi nedeni ile 3008 ada 1 parseldeki binanın devrilerek göçmesine neden boşluk oluşumunda Akse Sapağı peron ve bağlantı tünelleri kazı ve inşasının etkisi olabileceği tespit edilmiştir.

Tahliye edilmesi gerekiyordu

Teknik incelemeler, 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla yapının en az "Orta-Yüksek Hasar" düzeyinde olduğunu ve acilen boşaltılması gerektiğini gösterdi. Ancak gerekli müdahaleler yapılmadığı için binanın stabilitesini tamamen yitirerek 29 Ekim tarihinde çöktüğü belirtildi. Sonuç bölümünde, tünel üstü ile bina arasında kalan zeminde oluşan hacim kaybının bina temelinin zeminle temasını kestiği ve yapının aşağı doğru dalarak devrildiği kanaati vurgulandı.

Sorumlular: Şirket, Bakanlık ve Belediye

Bilirkişi heyeti, yaşanan can kayıpları ve yıkımdan sorumlu olanları derecelerine göre sınıflandırdı. Metro inşaatının yüklenici ana sorumlusu olan proje müdürü ve teknik personel "birinci derecede etkili" sorumlu olarak nitelendi. Metro inşaatını yürüten Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki müşavir firma, riskli yapı için önlem almadığı gerekçesiyle "ikinci derecede etkili" sorumlu bulundu.

Hasar şikayetlerini değerlendirmeyen ve binayı tahliye ettirmeyen Gebze Belediyesi personeli de raporda kusurlu bulundu.

SoL, metro inşaatındaki ihmallere işaret etmişti

soL'dan Aslı İnanmışık, Arslan Apartmanı faciasına ilişkin hazırladığı haberlerde Darıca-Gebze metro inşaatına yönelik ağır ihmal ve denetimsizlik iddialarına dikkat çekmişti.

Bina sakinlerinin CİMER üzerinden yaptığı çatlak uyarılarına ve uzmanların zemin etüdü ile teknik ölçüm eksikliğine dair eleştirilerine rağmen yetkililerin önleyici adım atmadığı vurgulanmıştı.

Ulaştırma Bakanlığı'nın çelişkili açıklamalarına işaret edilmiş, sorumluluğun hem projeyi yürüten şirkette hem de bakanlık ve belediyede olduğunun altı çizilmişti.

 

YORUM …

Öte yandan ve bilindiği üzere;

Raporu haberleştiren Gazeteci Alican Uludağ; “Cumhurbaşkanına aleni hakaret” ve “Yanıltıcı bilgiyi yayma” ile suçlanarak tutuklandı.

Aynı süreç içinde Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı da üstelik bayramlaşmaya gittiği evde gözaltına alındı. Tokat’tan Ankara’ya getirerek tutuklandı.

Dünyamızda; belediye başkanlarının sabahın şafağında evlerinden, eş ve çocuklarının gözü önünde alınarak ardından tutuklanması vakalarının hangi ülkede olduğundan bi’haber olduğu sanılan çiçeği burnunda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in aklına “Aile” kavramı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in şahsına dair kimi söylemleri sonrası aklına geldi.

Yeni Bakan Gürlek, “Yeni Türkiye” PR çalışmasının yeni ürünü “Türkiye Yüzyılı”nın 2026 model bir kolu olarak türetilen“Aile Yılı”nda yaptığı açıklamada, “Ailem var” dedi.

Nihayetinde;

Ulaştırma Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Devlet’in tüm kurumlarının denetim ihmalinde yaşanan facianın, olağan şüpheliyi ve sorumluları deşifre eden ve saklandığı anlaşılan raporu

Cumhur İttifakı’nın ağır baskı ortamında dahi kendi içlerinde giderek azaldığı aleni, “Vicdani ve insani” duyuları körelmemiş birince basına sızdırıldı.

Varlığını bu sefer de baskıyı artırarak korumaya çalışan, “Korku impatorluğu” namlı rejim Alican Uludağ’ı tutukladı…

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 30 Mart 2026 05:58
BENZER HABERLER
X