CEZAEVİ ÖNÜNDEN SESLENDİLER Barış ertelenemez hak ve herkesin ortak geleceğidir
Barış Anneleri İnisiyatifi, Anneler Günü’nde Gebze Kadın Kapalı Cezaevi önünden barış çağrısını tekrarladı. Sevgi Çoban tarafından okunan açıklamada, “Barış ertelenemez hak ve herkesin ortak geleceğidir” denildi
Ülkemizde Kürt sorununun barışçıl çözümü amacıyla bir araya gelen annelerin kurduğu Barış Anneleri İnisiyatifi, Anneler Günü olarak kutlanan bugün (10 Mayıs Pazar), Gebze Kadın Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Barış annelerinden Sevgi Çoban tarafından okunan açıklamada, “Barış, annelerin talebidir. Barış, ertelenemez bir haktır. Barış, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak geleceğidir. İktidara ve tüm sorumlulara sesleniyoruz: Annelerin sesini duyun. Bu haksızlıkları sonlandıracak cesareti gösterin. Oyalamayın, geciktirmeyin, görmezden gelmeyin” görüşlerine yer verildi.
Kürtçe yazıyla, “Anneler için en büyük hediye barıştır” yazılı döviz açılan basın açıklaması öncesi DEM Parti Gebze İlçe eski başkanlarından Meral Kurum ve barış annelerinden Bediha Gökguz, Kürtçe açıklamalarda bulundu. “Barışın mimarı İmralı’dadır”, “Umut hakkı ertelenemez” sloganlarının da atıldığı eylemde, Sevgi Çoban tarafından Türkçe okunan açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Anneler için en büyük hediye barıştır. Bu söz bizim için bir temenni değil, yılların acısıyla söylenmiş bir gerçektir. Çünkü bizler, çocuklarını toprağa veren, cezaevi kapılarında büyüten, sürgün yollarında kaybeden anneleriz. Bizim hikâyemiz, bu topraklarda özellikle Kürt halkının yaşadığı büyük haksızlığın en çıplak halidir.
Her birimizin yüreğinde yarım kalmış bir hayat, yarıda kesilmiş bir çocukluk, susturulmuş bir gelecek var. Bir annenin en büyük hakkı, evladının yaşadığını bilmektir. Ama gördük ki bu topraklarda annelere yıllardır ölüm, ayrılık ve hasret reva görüldü. Bunların değişmesi için tarihi bir süreçteyiz ve bunu bizler yani barış isteyenler değiştirebiliriz.
Bugün “barış” deniliyor. Ama biz anneler soruyoruz: Hangi barış? Evlatlarımızın mezarları başında mı barıştan söz edeceğiz? Cezaevi kapılarında mı barışı bekleyeceğiz? Faili meçhuller için adalet ararken mi barışı konuşacağız? Hala tutuklamaların yaşandığı, cezaların onandığı bir süreçte mi barışı konuşacağız?
Kürt halkının yaşadığı acılar inkâr edilerek, bastırılarak ya da görmezden gelinerek barış gelmez, kalıcı bir barış inşa edilemez. Bu haksızlık, yalnızca geçmişin değil, bugünün de gerçeğidir. Ve bu gerçek değişmeden, hiçbir söylem inandırıcı değildir.
Biz anneler deneyimlerimizle ve duygularımızla konuşuyoruz fakat durduğumuz yer ve kurduğumuz söz politiktir: Çünkü yaşadığımız acılar ve deneyimler politikanın sonucudur.
Barış istiyorsanız, bunun gereklerini yerine getirerek yasal zeminleri derhal oluşturmalısınız!
Kürt halkının iradesini tanıyacak, demokratik bir çözüm için samimi ve somut adımlar atacaksınız. Ve en önemlisi, bu sürecin kilit isimlerinden olan Kürt halk önderinin fiziki özgürlüğünü sağlayacaksınız. Onu tecrit altında tutarak barıştan söz etmek, annelerin acısını büyütmekten başka bir şey değildir.
Biz anneler artık gözyaşı dökmek değil, barış içerisinde bir dünya inşa etmek istiyoruz ve çocuklarımızın geleceğini görmek istiyoruz.
Artık hiçbir anne, evladının cenazesini omuzlamak istemiyor. Artık hiçbir çocuk, annesiz ya da geleceksiz büyümesin istiyoruz.
Bu yüzden açık ve net söylüyoruz:
Barış, annelerin talebidir. Barış, ertelenemez bir haktır. Barış, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak geleceğidir.
İktidara ve tüm sorumlulara sesleniyoruz: Annelerin sesini duyun. Bu haksızlıkları sonlandıracak cesareti gösterin. Oyalamayın, geciktirmeyin, görmezden gelmeyin.
Çünkü biz anneler biliyoruz:
Barış gelmezse, acı büyümeye devam edecek.
Ve biz artık acının değil, barışın anneleri olmak istiyoruz.
Anneler için en büyük hediye barıştır. Sürecin yasal zemine geçilmesi zindanların boşalmasıdır.”
Basın açıklamasının ardından Meral Kurum kısa bir değerlendirmede bulunarak, “Barış sürecinin ilerleyebilmesi için bir an önce yasal adımlar atılmalı. Zaten bunu görüşmelerde yer alan yetkililer kendileri de dile getiriyor. Temennimiz kalıcı barışın ülkemizde hâkim olmasıdır” dedi.