İliç faciası emekçilerin yok sayıldığının göstergesidir
14 Şubat 2024 23:18

BU “KADER” DEĞİL İHMAL İliç faciası emekçilerin yok sayıldığının göstergesidir

Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri meydana bu sefer İliç faciasını kınamak için çıktı. İktidarın yine “Kader”e bağlayıp sorumluluk üstlenmediği vakanın yine iktidar tarafından emekçilerin yok sayıldığının göstergesi olduğu belirtildi

Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri, 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na bu sefer İliç faciasını kınamak için çıktı. İktidarın yine “Kader”e bağlayıp sorumluluk üstlenmediği vakanın yine iktidar tarafından emekçilerin yok sayıldığının göstergesi olduğu belirtildi

 Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nden Tanfer Yeşiltepe tarafından okunan, “Yine maden kazası, yine ihmal, yine ölüm” başlığıyla yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Her geçen yıl artan iş kazaları, yaralanmalar, sakat kalmalar, ölümler işçilerin alın yazısı mıdır? Elbette bu durumun kader olmadığı açıktır. Esnek, kuralsız, taşeron çalışmanın, aşırı kar hırsının, rekabet adına işçinin hayatının yok sayılması bu ölümlerin önemli bir nedenidir.

 

KADER DİYEREK ÖRTBAS

EDİLMEK İSTENİYOR

 13 Şubat 2024 Salı günü Erzincan’ın İliç ilçesinde siyanürle altın aradığı bilinen, kamuoyunun tüm tepkilerine rağmen Kanada merkezli Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin altın üretimine devam ettiği Çöpler Maden’inde toprak kayması meydan geldi ve maalesef en az 9 işçinin toprak altında olduğu açıklandı. Yine bazıları çıkıp kader diyerek bu vahim olayın örtbas etmeye çalışacaktır. Bizler bunun kader olmadığını biliyor, rant ve sermayeye bağlı iktidarın, işçi ve emekçilerin hayatını yok saydığının bir göstergesidir diyoruz.

 Yıllardır çevreciler, meslek örgütleri, hukukçular ve gazeteciler; çevreye siyanür saçan, yaşamı yok eden Anagold Madenciliğin kapatılması için mücadele ediyor, siyanürün Fırat Nehri’ne karışmasıyla bölgede etkisi on yıllarca sürecek doğa yıkımına karşı Hükümet’i uyarıyorlardı. Tüm bu uyarıları görmezden gelen Hükümet, bu faciaya davetiye çıkarmıştır.

 Gerçeği yansıtmayan, taraflı hazırlanan ÇED raporları, bağımsız yürümeyen yargı süreçleri, cezasızlık politikaları, alınmayan önlemler ve denetimsizlik felaketi getirdi. Resmi rakamlara göre dokuz işçinin ölümüne (Toprak altında kalmasına) sebep olan bu felaket, siyanürün Fırat Nehrine karışması daha büyük felaketler doğuracaktır. 

 Türkiye, ölümlü maden kazaları sıralamasında ise ilk sırada. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının 4.5 katı. Uzmanlar, Türkiye’deki maden kazalarının yüzde 95’inin ise önlenebilir nitelikte olduğunu kaydediyor. Fakat rant ve doğa talanı düzeni; hem iktidar, hem uluslararası sermaye eliyle devasa kazı alanlarına dönüştürülen ülkemizde ekolojik yıkıma sebep oluyor. Madenlerimizi emperyalist tekellere peşkeş çekenler; sınırsız emek ve doğa sömürüsü üzerinden vahşi bir üretim düzenini hayata geçirenler; daha çok kar için, bilimi ve aklı yok sayanlar bu felaketin sorumlularıdır.

 Kayıpların akıbetinin netleştirilmesi, doğayı ve canlı yaşamını tehdit eden bu felaketin etkilerinin azaltılması için eldeki bütün olanakların seferber edilmesini acil olarak talep ediyoruz.”

 

FOTOLAR

Hasret Gültekin KOZAN / Evrensel – Gebze

Güncelleme: 14 Şubat 2024 23:20
BENZER HABERLER
X