ANIT MEYDANIN AYRILMAZ PARÇASI Kent Politikaları Derneği “Gölcüönü”nü önerdi
Atatürk Anıtı’nın Cumhuriyet Meydanı’ndan kaldırılmasına dair gündeme Ali Fuat Bilir başkanlığındaki Gebze Kent Politikaları Derneği de, “Anıt meydanın ayrılmaz parçası” diyerek ve Gölcüönü önerisiyle dâhil oldu
Gebze Kent Politikaları Üretim ve Geliştirme Derneği’nde eski başkan Doğan Sevimbike’nin Atatürk Anıtı’nın Cumhuriyet Meydanı’ndan kaldırılmasına dair sosyal medya paylaşımında Gölcüönü Meydanı’nı önermesi derneğin bu dönemki başkanı Ali Fuat Bilir ve yönetimince de benimsendi. “Atatürk Anıtı Kent Meydanının Ayrılmaz Bir Parçasıdır” başlığıyla yapılan açıklamada;
“Atatürk Anıtı’nın halkın gündelik yaşamından koparılarak, kent merkezinin dışında kalan ve kamusal sürekliliği zayıf alanlara taşınması kabul edilemez. Anıtın anlamını kuran şey, yalnızca kendisi değil; bulunduğu yerdir. Bu nedenle anıt, kent meydanının doğal bir uzantısı olan alanlarda yer almalıdır.
Gölcüönü Meydanı bu bağlamda güçlü, kamusal ve tarihsel sürekliliği olan bir seçenektir.
Kent Politikaları Üretim ve Geliştirme Derneği olarak açık çağrımız şudur:
- Atatürk Anıtı kent merkezinden koparılmamalıdır.
- Yapılan tüm uygulamalar geçici olmalı; inşaat süreci tamamlandığında anıt, kamusal yaşamın merkezinde yer almalıdır.
- Bu süreç, kent kimliğini gözeten, kamu yararını esas alan, katılımcı ve şeffaf bir biçimde yürütülmelidir.
Gebze’de yaşayan herkesin, bu kentin geçmişine ve geleceğine karşı sorumluluğu vardır. Kentsel mirasa sahip çıkmak, yalnızca geçmişi korumak değil; geleceğe nasıl bir kent bırakmak istediğimizi de ilan etmektir” denildi. Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi:
“Atatürk Anıtları yalnızca birer heykel değil; kentlerin tarihsel sürekliliğini, toplumsal belleğini ve ortak değerlerini temsil eden kamusal simgelerdir. Bu anıtların yeri, estetik ya da teknik bir tercih değil; kent kimliğini doğrudan etkileyen siyasal ve toplumsal bir karardır.
Gebze kent meydanında yer alan Atatürk Anıtı, uzun yıllardır bu kentin kamusal hafızasının merkezinde durmakta; resmi törenlerden gündelik karşılaşmalara kadar kent yaşamının doğal bir parçası olmaktadır. Bu nedenle söz konusu anıtın mevcut yerinden kaldırılması ya da kent merkezinden koparılması, yalnızca mekânsal bir değişiklik değil, kamusal belleğin zedelenmesi anlamına gelmektedir.
Metro inşaatı gerekçesiyle yapılan müdahalelerin geçici olması gerektiği açıktır. Kalıcı yer değişikliği ise kent halkının, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin ve ilgili tüm paydaşların katılımıyla tartışılmadan alınabilecek bir karar değildir. Kentler, kapalı kapılar ardında değil; şeffaf, katılımcı ve ortak akılla yönetilmelidir.”