Neden çöktü. Rapor  nerede: Eze’yi kim koruyor
01 Ocak 2026 10:06

FARKLI CÜMLELERLE AYNI SÖYLEMLER Neden çöktü. Rapor nerede: Eze’yi kim koruyor

Gebze’de 2025’in son sokak eylemine CHP, Gebze Belediyesi önünde imza attı. Akse mağdurlarını kucaklayan eylemde, “Bina neden çöktü. Rapor hala açıklanmadı. Eze’yi kim koruyor” diyen Orhan, Kadı ve Arcan söylem tekrarladı

Aktan Uslu Tüm haberleri

29 Ekim 2025’te Mevlana Mahallesi, Akse Sapağı’nda Arslan Apartmanı’nın çökmesi ve aynı aileden dört kişinin vefatının ardından facia mahallinde çok sayıda binada..

Gerek facia raporu gerekse gerekçesi hala açıklanmayan yıkım kararının ardından CHP Kocaeli İl ve Gebze İlçe Örgütleri öncülüğündeki çarşamba eylemlerinin ilk dördü yıkılan Arslan Apartmanı ile yıkım kararı verilen Yıldız Apartmanı önünde idi.

Gebze’de 2025’in son sokak eylemine CHP, Gebze Belediyesi önünde imza attı. Akse mağdurlarını kucaklayan beşinci eylemde, “Bina neden çöktü. Rapor hala açıklanmadı. Eze’yi kim koruyor” diyen Orhan, Kadı ve Arcan benzer söylemi, farklı cümlelerle tekrarladı.

Beşincisi önceden duyurulduğu gibi Gebze Belediye binası önünde, mesai bitimine 1.5 saat kala yapıldı. Gebze’de 2025’in son sokak eyleminde sırasıyla CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, *üç mağdur yurttaş, Kocaeli Büyükşehir ve Gebze Belediyeleri Meclis Üyesi Ahmet Kadı, CHP İl Başkanı Erdem Arcan ve son olarak Gökhan Orhan konuştu.

Özetle Orhan, “Bina neden çöktü”; Kadı, “Rapor hala açıklanmadı”, Arcan, “Eze’yi kim koruyor” diyerek önceki toplantılarda söylediklerini farklı cümlelerle tekrarladı. Orhan, Arcan’ın ardından ikinci söz alışında mağdurlardan Eray Öner’in kendisine mesajla ilettiği, KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın mesajını yorumladı:

“Büyükakın, sıcak yuvasından mağdur ailelere mesaj atmış. İnsanı merkeze almayan hiçbir gelecek kalıcı değildir, demiş. Mutlu insanların yaşadığı şehir ayakta kalır, demiş. Vicdanla büyüyen toplumlar yarınını kurar, demiş. 2026’nın merhametin çoğaldığı, adaletin güçlendiği bir yıl olmasını dilemiş efendi sıcak yuvasından, bu soğuk havada mağdur edilen ailelere. Bu mesajı samimi görmüyoruz. Vatandaşın sorununu çözemeyen, bu belirttiğiniz kelimeleri sizlere iade ediyoruz. Çünkü belirttiğiniz hiçbir terim ne vicdanınızda, ne de yaşamınızda yer almamıştır.”

Yalova’daki terör saldırısına değindi: “DEAŞ terör örgütüyle çatışma sonrası şehit edilen polislerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Tarikatları ve terör örgütlerinin it sürüsü gibi bu ülkede çoğalmasına sebep olan anlayışı da lanetliyoruz. Yeni yıla girerken bu tür şeylere sebep oldukları, bu tür durumları yaşattıran insanların kahrı perişan olmalarını diliyoruz.”

CHP Çayırova İlçe Başkanı Binali Eniş, Emek Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar, CHP Gebze Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze ile 20 kadar partili yönetici ve üye, beş mağdur yurttaşın katıldığı eylemde ilk sözü Gökhan Orhan aldı ve özetle şunları kaydetti:

“63 gündür rapor bekliyoruz. Eylemi bugün belediye binası önüne taşıdık. Belki de şu an camın kenarından bizi seyrediyorlar. Vatandaşlarımızın çaresizliğini görüyorlar.

Akse Sapağı bölgesinde vatandaşlar yeni yıla sıcak yuvalarında gireceklerken yaşanan mağduriyet sonucu evlerinden uzak şekilde girecek, sıcak yuvalarında olamayacaklar. Bugün bu insanların bu durumda olmalarının sebebi, şu binanın içinde olup vatandaşın sorununa sessiz kalanlardır. Okişilere bir kez daha sesleniyoruz.

Bugün burada sadece bir binanın çöküşünü değil, bir ailenin yok oluşunu konuşuyoruz. O binada bir aile hayatını kaybetti. Bir ev yıkıldı, bir ocak söndü, umutlar toprağın altına gömüldü. Ve o enkazdan yalnızca genç bir kız sağ çıkarıldı. O kız, hayatının geri kalanını bu acıyla yaşamak zorunda kalacak.

Bir şehirde bundan daha ağır bir gerçek olabilir mi?

Ama aradan 63 gün geçti. Ne gerçek açıklandı, ne sorumlular ortaya çıkarıldı,

ne de bu acının hesabı verildi! Bu şehir soruyor: Bu bina neden çöktü? Hangi hata yapıldı? Bu ölümler neden yaşandı? Metro mu korunuyor, birileri mi korunuyor, yoksa gerçek mi saklanıyor? Bu sessizlik, bu suskunluk kabul edilemez! Bu şehirde hayatını kaybedenlerin hatırasına saygı gereği bile olsa, gerçek açıklanmalı!

“Risk var” dediniz, çevredeki binaları boşalttınız. Şimdi çıkıp, ‘Kentsel dönüşüm yapacağız ama maliyetin yarısını vatandaş ödesin’ diyorsunuz. Bu insanlar zaten mağdur ve evlerinden edildi.  Bir de bunun bedelini mi onlara ödetmeye çalışıyorsunuz?! Bu vicdansızlıktır, adaletsizliktir.

Ve daha acısı…Başta “riskli” diyerek tahliye ettirdiğiniz binaları şimdi mahkemeye taşıyıp bu kararı bozmaya çalışıyorsunuz!

O zaman soruyoruz: Bu binalar riskli miydi, değil miydi? Riskli değilse insanlar neden evlerinden edildi? Risk varsa, bunun suçlusu vatandaş mı? Bu halkı hem mağdur edip hem sorumlu gibi gösteremezsiniz! Bu şehir deney alanı değil!

Bu insanlar kaderine terk edilecek insanlar değil! Bu bina neden çöktü, derhal açıklayın. Teknik raporları kamuoyuna sunun. Sorumluları gizlemeyin, hukuki süreci başlatın. Mağdurları yalnız bırakmayın, bedeli halka yıkmayın! 63 gün geçti. Bu şehrin vicdanı için bu işin peşini bırakmayacağız! Gerçek açıklanana, adalet yerini bulana kadar susmayacağız!

 

Ekrem İmamoğlu, ‘Bugün benim diplomama çöken yarın tapulu evlerinize çöker’ dedi. Ve biz bugün Gebze’de bu gerçekliği yaşıyoruz aynı anlayış tarafından.

Bu insanlar; Ankara’yı parsel parsel mi sattı? Arabasında uyuxturucu yakalatıp, ‘Pudra şekeridir’ deyip kamuoyunu mu yanılttı? Bu ülkenin emekçisinin hakkına göz mü dikti? Bu ülkede yolsuzluk yapanları aklayıp, alın teri ve hakkıyla mücadele edenleri cezaevine mi attı? Bu devletten aldığı paralarla servetine servet katıp sonradan da jest yaparcasına vergi borçlarını mı sıfırlattı?

Bu insanlar alın teriyle kendilerine sıcak yuva kurdular. Siz de çöken binayı bahane edip bu insanların geleceklerine resmen çöktünüz. Bu sorunu çözün, çare bulun. Burada sıcak binada oturup bu vatandaşları sorunları ile baş başa bırakamazsınız. Yalnız bırakamaz bırakamazsınız. Bu ailelerin sorunu çözülene kadar hep birlikte, omuz omuza mücadele edeceğiz.

Orhan’ın ardından Ahmet Kadı söz aldı: “ Yıkımla birlikte kaotik sürece girildi. Her şey bir anda ilerlemeye hatta ilerlememeye başladı. Zeminle ilgili, sismik ve jeoteknik raporların çıkacağı söylendi, söylentinin ötesine geçmedi. Belli ki zemin kaygısıyla yapıların boşaltılması süreci başladı. Ama biz bu süreci hep üst yapılar üzerinden değerlendirdik. Yapı stoku üzerinden, yapıların riskli olduğunu söyledik.

Yapıya dair raporda çok ciddi hatalar olduğunu, teknik arkadaşlarla yaptığımız incelemelerde gördük. Ama bizi asıl kaygılandıran zeminle ilgili elimizde hiçbir rapor, veri yok. Gözlemlerimiz doğrultusunda, zeminle ilgili kaygılarımız var. Görünen o ki yönetenlerin de zemin kaygısı var ki riskli olsun olmasın, bölgede boşaltılan yapılan binaların içine insanların girişi hala tescil edilmiş değil. En kısa sürede bu jeoteknik raporların sunularak, değerlendirilerek vatandaşın yol haritasının çizilmesi sağlanmalı.

Ama bu yol haritası ne olursa olsun şu unutulmamalı ki buradaki vatandaşlar sebebi olmadıkları bu sonucun bugünkü mağdurudurlar. Sorunun da Gebze Belediyesi öncülüğünde giderilmesi gerekir. Sadece bir bina devrilmedi. Bugün bizlerin devlet otoritesine, hukuka, vatandaşın mağduriyetinin çözülebilir olduğuna dair inancımız da çöktü. Yetkililerin artık gerçekten bu sesi duyması, olanı biteni görmesi, sahaya inmesi gerekiyor. İyi yıllar demek isterdim ama gerçeği öğrenip evlerimize giremediğiniz sürece sizin için hiçbir yıl iyi bir yıl olmayacak. Ümit ediyorum ki son ve karar verdirici buluşmamız olsun.

Son olarak ise CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan açıklama yaparak, “63 gündür buradayız. Aslında Gebze'de yıkılan bir bina, boşaltılan 21 apartman mağdur edilen esnaflar ve karanlığa gömülen bir mahalle yok. Bütün renkler kirlenmiş, birinciliği beyaza vermişler. Bütün kurumların kirlendiği, kirletildiği, itibarsızlaştırıldığı, içinin boşaltıldığı bir süreci yaşıyoruz” diye başladığı konuşmasında ayrıca özetle şunları söyledi:

“Mağdur aileler nasıl kurumlarda muhatap bulamadıklarını, sokakta kaldıklarını ve yılbaşını sokakta kalarak bu süreci geçireceklerini ifade ettiler.  Biz bu eylemi yıkılan evin önünde o mahallede yapıyorduk. Bu sorulara cevap bulamadığımız için bugün kurumun önüne geldik. Hatta gelirken şunu söyledik. Sayın belediye başkanımız da gelsin, yetkililer de gelsin. Hep beraber bu mağdur ailelerin sorularını birlikte cevaplayalım istedik.

Krizi yönetemeyen, krizden kaçan sorulardan kaçan, sorunların giderilmesini gerçekleştirecek olan yetkililerin hiçbiri piyasada meydanda yok. Mutlu şehir diyen Kocaeli bir büyükşehir belediyesi var ama maalesef bu sloganda kalıyor. Mutlu şehir değil insanlara mutsuzluğu yaşatan yöneticiler ve bir şehir olarak. biz 63 gündür her hafta yaptığımız eylemlerde sorduğumuz soruları bir daha soracağız.

Gebze’de ihmal mi var? Enkazın sorumlusu neden ortada yok? Risk raporları gizlendi mi? Dört canın sorumluluğu kimde? Kriz sonrası yetkililer neden sessiz? Halk neden bilgilendirilmiyor? Bu ihmali kim saklıyor? Gebze'de yıkılan binanın, ölen vatandaşların sorumlusu Eze İnşaat'ı kim koruyor?

 63 gündür soruyoruz. Bu sorulara cevap bulana, mağdur ailelerimizin sorunları giderilene kadar sormaya devam edeceğiz. Her hafta sessiz eylemimiz tekrarlanacak. Hakkımızı alana, ailelerimizi sokaktan kurtarana mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz.

 Buraya siyaset yapmaya gelmiyoruz. Mağdur edilen vatandaşlarımızın haklarını aramak için geliyoruz. Bu mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.

2025 bu kentte kent suçlarının işlendiği bir yıl oldu. Hak, hukuk, adalet ve demokrasinin askıya alınması, yok edilmesiyle geçti. 2026’da bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Yeni yılınızı kutluyor, mağdur ailelerin sorunlarının çözümünü diliyorum.”

*üç mağdur yurttaş

Bizi görün duyun: Binamı yıktırmayacağım

https://www.gebzeemek.com/haber/sehir/bizi-gorun-duyun-dairemi-binayi-yiktirmayacagim/2722.html

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 01 Ocak 2026 15:12
BENZER HABERLER
X