Oransallar’ı kaçıyorlar diye Yörük ihbar etmiş
21 Mayıs 2026 03:29

TANIK İFADELERİ SANIKLARI YALANLADI Oransallar’ı kaçıyorlar diye Yörük ihbar etmiş

Ravive Kozmetik faciasında ikinci duruşma, tanıkların dinlenmesiyle başladı. Polis memuru E.E.C, Önay Yörük’ün emniyeti arayarak Oransal kardeşlerin yurtdışına firara hazırlandığını ihbar ettiğini söyledi. İşçi aileleri, kamudan kimseye soruşturma açılmamasına tepkili

Aktan Uslu Tüm haberleri

Dilovası’nda geçen yıl kasım ayının 8’inde yaşanan ve yedi emekçinin hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik faciasında ikinci celsede ilk gün geride kaldı. Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesince, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesindeki salonda görülen davaya, tanıkların dinlenmesi ile devam edildi. Duruşmaya bugün saat 14.00’ten itibaren devam edilecek.

Tutuklu sanıklarının hepsi, bir önceki davadaki ifadelerini tekrarladı. Facianın sorumluluğunu tutuklu yargılandığı cezaevinde kalp krizi geçirdiğinden ötürü öldüğü belirtilen Kurtuluş Oransal ile yanan binadan sağ çıktıktan sonra bir süre sonra hastanede ölen Tuncay Yıldız’a yükledi.

Tutuklu sanık Ali Osman Akat,  bir önceki duruşmada tahliyesine ve tutuksuz yargılanmasına karar verile Onay Yörük’ün ifadesine itiraz etti. Onay Yörük, tutuklu sanıklar İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal’ı yurt dışına kaçırma girişimi iddiasıyla suçlanıyordu. Ali Osman Akay dünkü duruşmada Yörük’ün üzerindeki aracı üç aydır kullandığını, sigortası ödenmediği için aracın devrinin yapılmadığını, aralarında husumet olduğunu belirtip aleyhinde olan ifadelerin buna bağlı olduğunu öne sürdü.

Ravive Kozmetik’in bina sahibi Yıldırım kardeşler ile amcaları binaya dair ruhsatı edinip kiraladıktan sonra işyeri açma ve işletme ruhsatını sorgulamadıklarını belirtip işçi ailelerinin avukatlarının sorularının tamamına, “Bilmiyorum” diye yanıt verdi.

Önceki duruşmada Gökberk Güngör adına düzenlendiği öne sürülen sertifikalar ve faturaları görmek istediğini söylemişti. Dünkü duruşmada gösterilince, “Haberim yok, bilgim yok. Ortak alanda olan şeyler falan” diyerek geçiştirdi.

Aleyna Oransal’ın avukatı ise Oransal’ın daha önce miyom ameliyatı geçirdiğini, hamilelik döneminde de miyom tespitinde bulunulduğunu kaydetti.

Oransal kardeşleri Tekirdağ’a götüren, aynı zamanda bilgisayarları da sakladığı iddia edilen ve altı aydır aranan Abdurrahman adlı zanlı da dünkü duruşmaya katıldı. Rahat tavırları ile dikkat çeken zanlıya dair mahkemenin ara kararında, tutuklu yargılanması kararlaştırıldı. Avukatları, iddianameyi görmedikleri gerekçesiyle süre talebinde bulundu.

Ravive Kozmetik’te iki farklı dönemde çalışan günümüz itibariyle 17 yaşındaki Suriyeli bir kız çocuğu da Ravive Kozmetik içinde Altay Ali Oransal’ı hiç görmediğini, İsmail Oransal’a sıklıkla denk geldiğini, Aleyna Oransal’ı da gördüğünü belirtti. Ravive’de ilk iki yıl boyunca çalıştığını, sigortalı çalışma isteğinin sürekli oyalanıp ertelendiğini, günlük 800 lira yevmiye aldığını belirtip iki sene çalıştıktan sonra çıktığını ancak geçen sene mart ayıyla birlikte yine çalışmaya başladığını söyledi. Sanık avukatının sorgusu ve bir çakmak üzerinde logo göstermesi üzerine, Altay Ali Oransal’a ait markadan da üretimde bulunulduğunu dile getirdi.

Bir önceki duruşmada mahkeme salonunda “Basiretli iş adamıyım” sözüyle dikkat ve tepki çeken Ali Osman Akat dünkü duruşmada sözlerine başsağlığı dileğiyle girmeye çalıştı. Ancak aileler, “Kabul etmiyoruz” diye sözünü kesmeye çalıştı.

Aleyna Oransal dünkü duruşmaya SEGBİS yöntemiyle katılırken Suriyeli kız çocuğunun kendisini orada gördüğü iddiasını yalanladı.

Duruşmada polis memuru E.E.C tanık olarak ifade verdi. Firari haldeki fabrika sahiplerinin yakalanma sürecine dair Onay Yörük’ün emniyeti arayarak ihbarda bulunduğunu söyledi. E.E.C, “Fabrika sahiplerinin Tekirdağ'a kaçtığını, oradan yurt dışına kaçacağını söyledi. Kısa sürede Kocaeli ve Tekirdağ'daki polis ekipleri, İsmail Oransal ile Altay Ali Oransal'ı bulundukları evde yakaladı. Onay Yörük; Ali Osman Akat'ın, firarileri eve yerleştirmek için talimat verdiğini bize söylemişti" diye konuştu.

Bir başka tanık M.Ç ise sanıklardan İsmail ve Altay Ali Oransal'ın ihracat hedefiyle firma kurmak istediklerini, bunun üzerine kendisinin bir firma kurduğunu belirtti. M.Ç., "Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası'nda kozmetik şubesi açtık. Bu fabrikadaki işleyişi de Kurtuluş yürüttü" dedi.

Dünkü duruşma öncesi aileler adına basın açıklaması, Hanım Gülek’in kızı Dilek Gülek tarafından okundu. “Adalet yerini bulana kadar susmayacağız” başlığıyla yapılan açıklamada özetle şu görüşler yer aldı:

“İlk duruşmada asli sorumlular ne kadar itibarlı ve basiretli iş insanları olduklarıyla, yaptıkları ihracatlarla övünmüş katliamın sorumluluğunu üstlendiklerini gösteren ya da katliamdan dolayı üzüldüklerini gösteren bir tutum almamışlardır. Aksine tüm sorumluluğu cezaevinde ölen Kurtuluş Oransal'a ve katliamda ölen Tuncay Yıldız'a yükleme gafletinde bulunmuşlardır. Katliamı görmezden gelen savunmaların ardından dinlenen müşteki ve tanıklar gerçekleri gün yüzüne çıkarmış üç kuruşa güvencesiz çocuk ve kadın emeği üzerinden edindikleri itibarlarını yerle bir etmişlerdir.

Bizler Dilovası İşçi Katliamı Aileleri olarak sorumluları koruyan değil adalet sağlayan bir yargı istiyoruz.

 Soruşturma süreci bugüne kadar eksik ve taraflı yürütülmüş özellikle kamu görevlileri ile ilgili yürütülen soruşturmada aylar geçmesine rağmen bir adım yol alınmamıştır. Sorumlular hala yargı önüne çıkartılmamıştır. Sadece özel şirket sahiplerinin ve iş güvenliği uzmanlarının tutuklanması bizler için yeterli değildir. Biz biliyoruz ki sorumlular daha fazla.

Gizli ortaklar ve büyük markalar ; Ravive ve Lykke kozmetik ile iş yapan bu sömürü düzeninden kar sağlayan Ali Osman Akat ile Lider Kozmetik ve Rebul Kozmetik gibi firmalar bu can pazarının doğrudan sorumlusudur. Ali Osman Akat, Ravive Kozmetik'in sahipleri olan yeğenleri ile birlikte bu şirketi yönetmiştir. Sadece firma sahipleri ve İSG uzmanları değil Ali Osman Akat, Lider Kozmetik ve Rebul Kozmetik gibi firmanın iş ortağı olan tüm yapılar bu katliamdan yargılanmalıdır. Bu hali ile katledilen canlarımızın emekleriyle yaratılan zenginliği paylaşanlar henüz soruşturmaya dâhil edilmemiştir. Özellikle şirketlerin ortağı Ali Osman Akat yeğenlerini kaçırırken yakalanmasıydı belki şuan yurt dışında olacaktı. Olası kasıt ile öldürmekten yargılanmasını istiyoruz.

Kamu Görevlileri; Kaçak binaya yıkım emri verip uygulamayanlar, şikâyetlere rağmen denetim yapmayan Çalışma Bakanlığı müfettişleri ve Belediye yetkilileri neden hala görevlerinin başındalar? Gerekçeleriyle birlikte isim isim savcılığa sorumlular listesi vermemize rağmen neden hala ifadeye bile çağrılmadılar? Kamu görevlilerini kim koruyor? Yangının çıktığı fabrikaya iki bina yakın İŞKUR'da çalışanlar neden hala görevde? Dilovası Belediyesindeki sorumlular hakkında, Bakanlıklardaki sorumlular hakkında neden hala soruşturma izni verilmedi? Patronlara ceza verelim arkası kesilir, unuturlar diyorsanuz biz unutmayacağız. 20 sene sürse de tüm sorumlular mahkeme önüne gelene kadar bu davanın peşini bırakmayacağız.

Delil Karartma Şüphesi; Yıkım emri verip kaçak binada üretim yapılmasına göz yumanlarla, katliamın ardından binan yıkılmasını sağlayanlar aynı kişiler ve delillerin yok edilmesine yönelik bu hamlelerini hiç unutmayacağız. Tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

Duruşma kamuoyundan kaçırılıyor. Hepimiz buradayız. Duruşma güvenlik bahanesi ile Adliyeden alınarak buraya getirildi. Bu davanın toplumun gözünden kaçırılmak istendiğinin kanıtıdır. 18 yaşından küçük çocuklarını, annelerini ve kardeşlerini kaybeden aileler olarak soruyoruz; kimi kimden koruyorsunuz? Aramızda hasta babalar, çalışmak zorunda kalan ve işinden izin alamayan kişiler var. Çocuğuna tek başına bakmak zorunda kalan baba var. Şehir merkezinde duruşmaya kolayca ulaşabilecek bu kişiler için bu hapishaneye gelmek ayrı bir eziyet. Neden bu talebimizi reddediyor mahkeme, neden bizi saatlerce uzakta dağ başındaki hapishaneye getiriyor? Hapishane bizim geleceğimiz yer değil, canlarımızı hayattan koparan patronlar ve kamu görevlilerinin cezalarını çekmeleri gereken yerdir.

Talebimiz nettir. Tehlikeli kimyasallarla çalışan ruhsatsız ve kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran bu ölüm tesisinin varlığına göz yuman her bir yetkili yargılanmalıdır. Bu yıkım kararını uygulamayan Belediye Başkanlarından zabıtalara ve denetim görevini yapmayan Bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar herkes yargı önüne çıkartılmalıdır. Birlikte kazandınız, ihmallere göz yumdunuz bu nedenle birlikte sorumlu olacaksınız.

Biz sevdiklerini kaybeden aileler olarak vardiya amirinden belediye başkanına marka sahiplerinden müfettişlere kadar her bir sorumlunun hesap vermesin istiyoruz. Davamızı cezaevi kampüslerine de götürseniz dünyanın öbür ucuna da götürseniz adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

İLGİLİ HABER

Bu pervasızlığa baskı yapmazsak cezasız kalacaklar

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/bu-pervasizliga-baski-yapmazsak-cezasiz-kalacaklar/3764.html

 

Güncelleme: 21 Mayıs 2026 03:31
BENZER HABERLER
X