Venezuela’nın “şansı”: Hristiyan İran’ın “bahtı”: Müslüman
03 Mart 2026 04:15

İKİSİ DE DEMOKRASİYE MÜDAHALE AMA.. Venezuela’nın “şansı”: Hristiyan İran’ın “bahtı”: Müslüman

Muzaffer Bıyık, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısını Venezuela’yı da hatırlatarak yorumladı. Her ikisinin de “demokrasiye müdahale” olduğunu belirten Bıyık birinin kanlı diğerinin kansız olmasını iki ülke halklarının dini etnik yapısıyla ilişkilendirdi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’tan ABD ve İsrail’in İran’a müdahalesine sıradışı yorum.

Başkan Bıyık, Darıca Belediyesi’nin “Gönül sofraları” adı altında bu sefer gazetecileri ve basın mensuplarını ağırladığı iftar organizasyonunda, İran’a saldırıyı, ABD’nin bir süre önceki Venezuela müdahalesini hatırlatarak yorumladı. Bıyık birinin kanlı diğerinin kansız olmasını iki ülke halklarının dini etnik yapısıyla ilişkilendirdi.

“Allah'a çok şükür huzurluyuz. Bir savaş derdimiz yok. Türkiye sınırları içerisinde bir bombardımanda gazeteciler ve çocuklar öldürülmüyor; ne kadar şükretsek az. Gönül coğrafyamıza baktığımız zaman yaşanan savaşlarda, hemen sınırımızda olan haksızlığı ve zulmü de buradan bir kez daha kınıyorum” diyerek konuya giriş yapan Bıyık özetle şunları kaydetti:

“Demokrasiye ve halkın iradesine yapılan inanılmaz derecede uygulamaların bir örneğini de Güney Amerika'da, Venezuela'da gördük. Maduro bir gece görevden alındı. Bir detayı, bir adaletsizliği ve haksızlığı paylaşmak istiyorum. İki gün önce İran’a başlayan saldırı da, Venezuela’daki vaka da demokrasiye karşı yapılan bir eylemdir. Aradaki fark şu:

Maduro gece konağından alınıyor, savaş uçaklarıyla beraber giriliyor, altı ya da yedi tane boş noktaya bomba atılıyor, bir halktan bir kişinin dahi burnu kanamıyor. Bu güzel bir şey. Hristiyan da olsa, Yahudi de olsa, Müslüman da olsa hiç kimsenin burnu kanamaması çok kıymetli.

Ama aynı darbe İran’a yapılmaya çalışıldığında hepimizin gözünün bebeği, evlatlarımız, çocuklarımız, savaşın en masumları öldürülüyor. 100’ün üzerindeki çocuk okulda eğitim görürken Amerikan uçaklarıyla bombalanarak öldürülüyor. Bu bile savaşın ne kadar namussuz, ne kadar kuralsız, ne kadar ahlaksız ve adaletsiz olduğunu gösteriyor.

Bu tutum; Venezuela'ya yapılan savaşla İran'la yapılan savaşın arasındaki adaletsizliği ve çapsızlığı ortaya gösteriyor. Bunun sebebi de ne? Müslüman olmak. Başka bir ‘suçu’ yok o çocukların. Venezuela'da burnu kanamayan insanların tek ‘mükâfatı’ da Hristiyan olmak; acı ama gerçek, üzülerek söylüyorum.”

Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Darıca sahilindeki Darıca Belediyesi iştiraki Darıca Balıkçısındaki iftarda konuklarını Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Ramazanoğlu ve Selma Gülenç, Belediye Basın Yayın Müdürü Selçuk Koç, belediye meclis üyeleri ve birim müdürleri ile ağırladı. İftara Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şahin Oktay, Gebze Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levent Altun, her iki cemiyetin yönetici ve üyeleri, gazeteciler, gazete sahipleri ve basın mensupları katıldı. Prügramda belediye icraatları kısa bir video sunumu ile aktarıldı.  

Muzaffer Bıyık toplantıda yaptığı konuşmada söze tüm konukları selamlayarak ve gazeteci konuklarına atıfla, “Şehirde yaşayan insanların bizim yaptıklarımızı öğrenmesi noktasında, ortak ve paydaş noktasında birlikte çalışıyoruz. Aslında hepimizin derdi vatandaşımızın ali menfaatlerini gözetmek ve bilgi akışı noktasında hızlı ve güvenilir noktada en iyi bilgiyi, en doğru bilgiyi halkımıza hızlı bir şekilde aktarmak. Hem sizlerin hem bizlerin de doğrudan ve dolaylı görevleri bunlar. Onun için paydaş olarak da çalışıyoruz” dedi.

Konuşmasının önemli kısmında İran’a saldırıyı değerlendiren Bıyık, meseleyi ülkemiz iklimi ile de ilişkilendirdi. Bıyık ayrıca özetle şunları kaydetti: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde, binlerce şehit verilerek bu ülke kurulmuş. Allah hepsinden razı olsun. Bize düşen de bu ülkeyi diri, ayakta ve güçlü tutmak.

 (İran ile) Aynı ve benzer muameleyi gördüğümüzde kenetlenip, omuz omuza verip bu tarz insanların (Emperyalistlerin) bu coğrafyada hüküm kurmamasını sağlamamız için bu birlik beraberlik sofralarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün, dünden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğumuz bir zaman dilimindeyiz.

Dünden daha fazla birbirimize kenetlenmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. A Partisi, B Partisi, C Partisi üyesi olabiliriz; ‘canı cehenneme’ partisinin. İran'da ölenlerin partisinin adı ne ki? Vatansız, memleketsiz kalanların partisinin bir kıymeti mi var? Onun için şu al bayrağımıza Allah muhafaza, başına bir zeval gelirse biz ne yaparız? Nereye gideriz, kime sığınırız?

Son yaşanan savaşlar da bize gösteriyor ki artık dünyada hukuk ve adalet yok. Güçlünün zayıfı ezdiği bir dünya hâkim. Onun için de bizim güçlü olmamız lazım.

1990-1991’de merhum Necmettin Erbakan Hoca'nın konuştuklarına dair birçok cenah, ‘Bu da amma hayalperest’ diye dalga geçiyordu. Ama Erbakan Hoca'nın konuştukları bir bir ortaya çıkıyor.

Şu bir gerçek. Böyle bir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti kimse istemiyor. Onun için bizim çok çok daha güçlü olmamız lazım, birbirimize daha çok kenetlenmemiz lazım. Varsa yoksa devlet-i ebed müddet, gerisi hikâye. Ne benim belediye başkanlığımın, ne bir başkasının makamının kıymeti var. Devletimiz başımızda var olsun, biz ne olursa olsun ayakta durmasını biliriz.

Şu konuştuklarımı dilim söylemiyor, kalbim söylüyor. İçimden geleni söyledim, üzülerek de konuştum. Allah bu ümmetin kurtuluşuna vesile kılsın bu mübarek günleri. Başka da duamız yok. Allah Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni öyle bir noktaya getirsin ki bir yerde haksızlık olduğunda diliyle değil eliyle düzeltsin ki biz de haksızlığa karşı duralım. İnşallah o günleri de hep beraber görürüz.”

İLGİLİ HABER

İRAN’A SALDIRI YÜREĞİMİZDE

Görevimiz zorlu döneme hakkıyla tanıklık etmek

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/gorevimiz-zorlu-doneme-hakkiyla-taniklik-etmek/3186.html

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 03 Mart 2026 04:43
BENZER HABERLER
X