Uzman Dr.Çağrı Kılıçlı’dan Prostat Kanseri uyarıları
15 Eylül 2025 20:12

İSTAHED BİLİM KURULU ÜYESİ Uzman Dr.Çağrı Kılıçlı’dan Prostat Kanseri uyarıları

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Çağrı Kılıçlı, 15 Eylül “Prostat Kanseri Farkındalık Günü” nedeniyle açıklamalarda bulundu.

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Çağrı Kılıçlı, 15 Eylül “Prostat Kanseri Farkındalık Günü” nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Uzm.Dr. Çağrı Kılıçlı, prostat bezinin mesane (idrar torbası) alt ucunda bulunan, yaklaşık ceviz büyüklüğünde üretrayı (idrar yolu) saran, semen (meni) üretiminde rol oynayan erkek üreme sisteminin bir bölümü olduğunu söyledi.

Kılıçlı, prostat bezinin birçok hastalığı bulunduğunu; bunların iyi huylu prostat büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi, BPH), prostat bezi iltihabı (Prostatit) ve prostat kanserleri olduğunu belirtti.

Uzm.Dr. Kılıçlı, dünyada Eylül ayının ürolojik kanserler için farkındalık ayı olarak belirlendiğini, Sağlık Bakanlığı’nın da prostat kanserlerinin farkındalığını arttırmak için her yıl 15 Eylül gününü, prostat kanseri farkındalık günü olarak belirlediğini ifade etti.

 Kılıçlı, dünyada ve ülkemizde erkekler arasında akciğer kanserinden sonra en sık görülen kanser türünün prostat kanseri olduğunu vurgulayarak, “Her yıl yaklaşık 1,5 milyon yeni prostat kanseri tanısı konmaktadır. 2040 yılında bu sayının 2,9 milyona ulaşmasının öngörülmektedir. Bu dünya genelinde her dakikada 3-5 kişinin prostat kanseri tanısı alması anlamına gelmektedir. Tüm bu veriler dikkate alındığında prostat kanseri önemli bir halk sağlığı sorunudur. Erkeklerde tüm kanser türlerinin sebep olduğu ölüm oranlarına bakıldığında en yüksek ölüm oranı akciğer kanserinde iken, prostat kanseri bu listede beşinci sıradadır” dedi.

Erkeklerde En Sık Görülen 10 Kanser Türüne Ait Vaka ve Ölüm Dağılımı

 

Uzm. Dr. Kılıçlı, ekteki pasta grafiklerinin, erkeklerde en sık teşhis edilen kanser türlerini (insidans) ve en çok ölüme neden olan türleri (ölüm oranı) gösterdiğini belirterek, renkli dilimlerin, belirli bir kanser türüne ait yeni vakaların oranını temsil ettiğini söyledi.

 

Kılıçlı, prostat kanserinin başlangıç evrelerinde belirtilerin çoğunlukla bulunmadığını belirterek, “Yüksek riski bulunan kişilerde kanda bakılan bir test (Prostat Spesifik Antijen, PSA) ve ürolog tarafından makattan parmakla yapılan muayene ile prostat kanserinden şüphelenilir. Bu durum dışında, idrar yapmakta zorlanma, sık idrara çıkma, idrar akışında kesiklik, menide veya idrarda kan görülmesi verileri, evre kanserlerde de kemik yayılımından dolayı bel ağrısı görülebilir. Hastalarda ilk belirtiler görüldüğünde doktora başvurmaları ve muayene edilmeleri gerekir çünkü erken teşhis edildiğinde tedavide daha iyi sonuçlar elde edilir” diye konuştu.

Uzm. Dr. Kılıçlı, prostat kanserine yakalanma riskini arttıran durumları şu şekilde sıraladı:

  • İleri yaşta olmak
  • Yakınlarında prostat kanserinin bulunması

Obezite

  • Beslenme alışkanlıklarının kötü olması

 

Uzm. Dr. Kılıçlı'nın ifadelerine göre;

Yüksek miktarda kızarmış ve aşırı pişirilmiş kırmızı et alımı prostat kanser teşhisi ile ilişkilendirilmiştir.

Brokoli, karnabahar ve lahana gibi turpgillerden sebzelerin tüketimi, tahıl kaynaklı yüksek lifli beslenme ve domatesteki birincil antioksidan likopenin de hızlı ilerleyen prostat kanserlerinden koruyucu olduğu çalışmalarda gösterilmiştir.

Sigara tiryakiliği ve az hareketli bir yaşam tarzı da risk faktörleri arasındadır:

 “Prostat kanseri olan 2 bin 705 erkeğin yer aldığı büyük bir çalışma, haftada en az üç saat yoğun egzersiz yapan erkeklerde prostat kanserine bağlı ölüm riskinde yüzde 61'likbir azalma olduğunu ortaya koymuştur.

Prostat kanserinin tanısında kandaki PSA düzeyi, parmakla yapılan rektal muayene, ultrason ve MR yardımcı olurken, altın standart tanı ürolog tarafından prostat bezinden alınan biyopsinin patolog tarafından incelenmesi ile konur.

PSA düzeyinin yaşa göre farklı aralıklarda bulunur. PSA testi tek başına kanser tanısı koydurmaz. PSA testi organa spesifiktir. Yani prostat bezini ilgilendiren tüm durumlarda yükselebilir. Prostat bezinin iltihabı ve iyi huylu prostat büyümesini buna örnektir.”

Uzm. Dr. Kılıçlı'ya göre, yaşa göre PSA değerinin normal aralığı şu şekilde:

YAŞ

PSA DEĞERİ (ng/ml)

40 - 49

0 - 2,5

50 - 59

0 - 3,5

60 - 69

0 - 4,5

70 - 79

0 - 6,5


Uzm.Dr. Kılıçlı, prostat kanseri tanısı alan bireylerin klinik durumu ve kanserin evrelemesine göre; aktif gözlem, radyoterapi ya da prostat bezinin alınmasını içeren cerrahi yöntemlerin tedavide tercih edileceğini belirtti.

 Kılıçlı, “Ülkemizde ulusal kanser tarama programı kapsamında; barsak, meme ve rahim ağzı kanserleri taramasının hedef yaş gruplarında herkes için ücretsizdir. Prostat kanserinin taraması için, tüm topluma yönelik yapılacak tarama programı ile prostat kanserine bağlı ölümlerin azaltılamamaktadır. Sadece risk grubunda bulunan 40 yaş üstü erkeklerde ve risk grubunda olsun olmasın 50 yaş üstü tüm erkeklerde hastaya ve klinik duruma özgü belirlenen sürelerde (1-3 yılda bir kez) kandan bakılacak PSA testi ve parmak ile makattan prostat muayenesi için üroloğa başvurulması önerilmektedir” diye konuştu.

 

Uzm.Dr. Çağrı Kılıçlı, son olarak şunları ekledi: “Barsak, meme ve rahim ağzı kanser taramaları hem de prostat kanseri taramaları için tüm bireyler kendi aile hekimlerine başvurmalıdır. Doğru bilgiyi doğru zamanında yetkin kişilerden almalıdır. Kanser tarama programının sağlıklı ve düzgün işlemesi, kansere bağlı olumsuz sonuçların en aza indirilebilmesi için kilit noktayı oluşturmaktadır.”

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 15 Eylül 2025 20:15
BENZER HABERLER
X