4 GÜNDE 8 BİN KARŞI İMZA Allah’ın izniyle kapitalist düzen geri adım atacak
Kroman Çelik’in Tavşanlı’da kurmak istediği cüruf tesisine Tavşanlılı seyirci. Etki alanında, Kirazpınarlı tepkili. Jandarma engeline rağmen halk yürüdü. 4 günde 8 bin karşı imza toplandı. Uğur Karayazı, “Allah’ın izniyle kapitalist sermaye düzenine geri adım attıracağız” dedi
Haber Analiz / Foto galeri
Türkiye’nin “bir numaralı” tırmanma parkuru Ballıkayalar Vadisi’nin göbeğinde…
Gebze’de tarımın ve hayvancılığın ite kaka direndiği Tavşanlı’nın ortasında…
Darıca’daki yeni yapılanmasında dinamit patlatırken halkın kafasına taş yağdırmak dâhil nice çevre suçundan sabıkalı Kroman Çelik tarafından…
Üstelik firmanın aynı yere yakın mesafedeki OSB’de 400 dönümlük yeri varken, ormanın içine…
Firmanın bu girişiminde tercihini çevreden, halktan yana kullanıp karşı görüş belirten AKP’li Gebze Belediyesi’nin bu tavrına rağmen…
Aynı partinin Tahir Büyükakın şahsında yerel iktidarını sürdürdüğü “Mutlu Şehir” sloganlı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin de verdiği olumlu görüşle yolu açılan cüruf tesisine karşı…
Sayıları az da olsa Kirazpınarlı…
Gebze Kaymakamlığı yasağı ve İlçe Jandarma Komutanlığı müdahale girişimine karşın en temel Anayasa hakkını kullanarak yürüdü.
Tavşanlılı’nın tepkisiz kaldığı vakaya karşı tesisin etki alanındaki mahalleli, yürüyüş ve basın açıklamasına rağbet etmese de bir süre önce Change.org sitesinde yurttaş Sertaç Es tarafından başlatılan ülke geneline açık imza kampanyasında dört günde 8 bini aşkın imza toplandı.
Gebze’de başka sorunların yaşandığı ve halkın yönetenlere tepki gösterdiği mahallelerde “Sırra kadem basan” muhtarların aksine Kirazpınar Mahallesi Muhtarı İsmail Kaya karşıt duruşunu dünkü eylemde de sürdürdü. Gerek yürüyüş gerek basın açıklamasında yer aldı.
Kocaeli Barosu Gebze İlçe Temsilciliği eski Başkanı Fahri Öztürk de mahalle sakini olarak yürüyüşe katılırken jandarma ile yürüyüşçülerin sözlü tartışması esnasında ortamı yumuşatmak için devreye girdi.
Gebze tarihinde belki de bir ilk…
Hazreti Osman Camii Derneği Başkanı Uğur Karayazı şahsında, belki de ilk kez bir camii derneği başkanı yürüyüş ve basın açıklamasında öncülük etti. Halkın sesi oldu. İmza kampanyasına çağrıyla sonlandırdığı konuşmasında sisteme de kafa tutup, “Allah’ın izniyle kapitalist sermaye düzenine geri adım attıracağız” dedi.
Dün hava muhalefetine, yürüyüşün başladığı yer olan Hazreti Osman Camii önünde Kaymakamlık yasağına dayalı jandarma engelleme girişimine karşın gerçekleşen, muhtarlık önünde sona eren yürüyüş ve basın açıklamasına CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan ve Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze, KBB ve Gebze Belediyeleri Meclis Üyesi Ahmet Kadı ile Gebze Belediyesi Meclis Üyeleri Gülcan Aksu, Engin Sözbir ve Ferman Torun, Yeniden Refah Partisi Kocaeli İl Sorumlusu Yaşar Birgül ve Gebze İlçe Başkan Yardımcısı Fahri Sönmez ile her iki partiden yönetici ve üyeler de katıldı. Karayazı’nın açıklamasının ardından sırasıyla Kadı, Orhan ve Birgül’e de mikrofon verildi.
Öte yandan İlçe Jandarma Komutanlığı yetkilileri ile yürüyüşçüler arasında gerçekleşen ikili diyaloglar sonrası yürüyüşçülerin yasağa rest çekmesiyle başlayan yürüyüşte kayda değer bir tatsızlık yaşanmadı. Jandarma ekiplerinin yürüyüşe sert ve fiziki bir müdahalesi olmadı.
Muhtarlık önündeki basın açıklamasında ilk sözü mahalleli adına Hazreti Osman Camii Derneği Başkanı Uğur Karayazı aldı. Karayazı şunları kaydetti:
“Kirazpınar Mahallesi sakinleri olarak, mahallemizde ya de mahallemize çok yakın bir alanda Kroman Çelik fabrikası tarafından cüruf atık tesisi kurulacağına dair iddialardan büyük bir endişe ve rahatsızlık duymaktayız.
Kirazpınar Mahallesi, yoğun nüfusu, konut alanları, okulları, sağlık kuruluşları ile birlikte aile yaşamının sürdüğü bir yerleşim alanıdır. Böyle bir bölgede ağır sanayi faaliyetlerinin planlanması hava kirliliği, çevre tahribatı, gürültü, trafik yoğunluğu ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırmaktadır.
Temiz hava solumak, çocuklarımızı sağlıklı bir çevrede büyütmek ve yaşam alanlarımızın korunması istemek en temel Anayasal hakkımızdır. Sanayi kuruluşların yeri, konut alanları değil planlı sanayi bölgeleridir.
Bu kapsamda;
Kirazpınar Mahallesi ve çevresinde ağır sanayiye kesinlikle karşı olduğumuzu,
Mahalle sakinlerinin görüşü alınmadan yapılacak hiçbir planlama ve projeyi kabul etmediğimizi,
Olası bir ÇED sürecinde hukuki ve demokratik tüm haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna açıkça duyuruyoruz.
Yetkili kurumları şeffaf olmaya, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye ve halkın yaşam hakkını gözetmeye davet ediyoruz.
Bunu açıkça söylüyoruz.
Kirazpınar Mahallesi sanayi değil, yaşam alanıdır. Mahallemiz ve çevresinde ağır sanayi istemiyoruz.
Son olarak buradan yöneticilere sesleniyoruz. Yönetenleri sermaye çıkarlarını değil halkın sağlığı ve yaşam hakkını esas almaya, şehircilik ve çevre mevzuatına uygun davranmaya davet ediyoruz. Toplumsal tepkileri yok sayan, oldu bitti uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.”
Basın açıklamasının bitiminde bir kere daha söz alan Karadayı, imza kampanyası için çağrıda bulundu: “Allah için herkes elini taşın altına koysun. Eğer birlikte olursak ancak güçlü olabiliriz. Gerçekten bu işin takipçisi olacağız. Bu tesisi bu mahalleye kurdurmayacağız Allah’ın izniyle. Biz biliyoruz ki Müslümanlar, İslam ümmeti birlik beraberlik içinde olursa Allah’ın izniyle kapitalist sermaye düzenine geri adım attıracağız. İmza kampanyası süresince inşallah gerekirse kapı kapı dolaşacağız. 20 bin imzayı inşallah, yetkililere ulaştıracağız. Sizlerden ricam, bunları sosyal medyadan bol bol paylaşın. Kamuoyu yapalım. Allah’ın izniyle geri adım atacaklardır.”
Ardından Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Kadı konuştu:
“ÇED toplantısı ile gündemimize düşen bu tesisle ilgili hem teknik hem sosyal anlamda itirazlarımızı dile getirmiştik. Bugün planlanan, kamu yararı taşıyacak bir tesis, yatırım değil. Planlanan; bir işletmeye özel imtiyazlarla beraber sunulmuş, halka rağmen halkın yaşam özgürlüğüne ve kalitesine darbe vurularak sunulmuş bir imtiyazdır. Bu işletmenin biraz daha yukarıda, OSB içinde, 400 dönüm büyüklüğünde alanı vardır. Bu tesisin OSB’deki yerlerine yapılması durumunda şimdi tasarlanan lokasyondan çok daha az bir çevre zararıyla işletileceği bellidir.
Ama bugün toplu konut bölgesi Kirazpınar’da ve hemen yanı başında, tarımın Gebze’deki en önemli merkezlerinden Tavşanlı’da, hemen yanı başında Türkiye’nin endemik açıdan özel türlerini barındıran SİT alanı kapsamındaki Ballıkayalar ve tırmanma parkurunda, bu kıymetli bölgenin ortasında ve orman vasfındaki bir alana yapılacak bu tesisle biz kamuya değil ama kimlere rant ve kazanç sağlanacağının pekala farkındayız.
Bizler insanı odak alan, insan hayatını merkezde kılan, insan hayatını şiar edinen her türlü projenin yanında olacağımızı en başından beri aleni şekilde dile getirmiştik ama bunun dışında insandan, insan yaşamından, sağlık sorunlarından ve yaşamsal haklardan mahrum bırakacak her türlü projeye karşı duracağımızı bir kere daha belirtiyorum.
Bugün, süreci başlatılıp yapılması planlanan, –tekraren- burada yaşayan vatandaşlarımıza ve kamuya hiçbir yarar getirmeyeceği gibi süslü ifadeler ve güzel cümlelerle, ‘Bakın. Size öyle bir tesis yapıyoruz ki hiçbir kimseye zararı yok. Suya sabuna dokunmayacak’ temalarıyla bize sunmaya çalıştıkları bu tesis bir işletmenin bazı sorunlarını mutlaka çözecektir. Ama bu halka toz ve trafik olarak, suyuna ve havasına zehir olarak geri dönecektir.
Çok değil bundan iki ay önce işletme denetimi doğru dürüst yapılamadığı için hemen yanı başınızdaki bir arıtma tesisi dolayısıyla çoluk çocuğunuzla beraber soluduğunuz havaya zehir karıştı, siyanür tespit edildi. Siz hangi tesisi bize kâğıt üzerinde sunmaya kalkarsanız kalkın biz biliyoruz ki Türkiye işletme denetiminin en az uygulandığı ülkelerden biridir.
Bugün söylüyorum: Bu işletme buraya yapıldığı taktirde yarın çok geç kalmış olacağız. Doğamıza, insanımıza, çiçeğimize, böceğimize, çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğine, çiftçimize, hayvancımıza, tarımımıza vurulacak vebalin günahı bugün bu kararın altına imza atandadır. Ben hepinizi bir ve birlik olmaya, ayakta ve dik durmaya davet ediyorum.
CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan şunları kaydetti:
“Sürecin başlamasının ardından bizde sizlerle beraber bu konuda kamuoyu oluşturmak için gerek Büyükşehir ve Gebze Belediyeleri’nin meclisleri gerekse milletvekilimiz Sayın Nail Çiler’in mücadelesiyle TBMM’de kentimizin, Kirazpınar Mahallemizin zehir tacirlerine mahkum edilmemesi ve burayı rant projesine çevirmemeleri için mücadele ediyoruz.
Kroman Çelik’in Tavşanlı’da kurmak istediği cüruf tesisi halkı, doğayı ve geleceğimizi hiçe sayan, açıkça bir çevre katliamıdır. Bu proje yatırım değil bir ranttır. İstihdam değil tamamen bir zehirdir.
Havası, suyu, toprağıyla Kirazpınar’ı gözden çıkaran bu anlayış, sermayenin çıkarını yaşam hakkının önüne koymaktadır. Buradan açıkça söylüyoruz: Kirazpınar sahipsiz değildir. İnsanların sağlığını tehdit, doğayı tahrip eden bu talan düzenine boyun eğmeyeceğiz. Ne masa başında yapılan planlara ne de dayatmalara teslim olmayacağız. Bu çevre suçunun karşısında sizlerle beraber sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Doğa satılık değildir. Yaşam pazarlık konusu olamaz. Bu zehir tacirlerine, bu kenti ranta teslim etmek isteyenlere karşı halkın yaşam hakkını ve geleceğini, doğamızın, çevremizin, yeşilimizin, suyumuzun ve ormanımızın yok olmasına göz yumulan bu anlayış ve projelere karşı haklı mücadelenizde yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.
Basın açıklamasında son sözü YRP Kocaeli İl Temsilcisi Yaşar Birgül aldı:
“Ben de bu mahallede oturuyorum ve burayı önemsiyoruz. Cüruf tehlikeli bir atıktır. Bilecik’te alüminyum iş kolunda sanayiciyim. Benden de cüruf çıkıyor. Böylesi tehlikeli bir maddeye tehlikesiz raporu verilip bu tesisin kurulmasına izin verildiği söyleniyor. Bu Kirazpınar halkı, Tavşancıl halkı, hatta Dilovası ve bölge insanı için büyük bir tehlikedir. Bugün aslında bütün Gebze’nin burada olması gerekiyordu. Buna hayıflanıyor, üzülüyoruz ki bir avuç insan bunu dert edindik.
Biz bunu kamuoyuna hem milletvekilimizle hem de Yeniden Refah Partisi olarak basına iletiyoruz, duyuruyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bu konuyu bir daha düşünmesi açısından ricada bulunuyoruz. Eğer bu rica üzerine eylem olarak halk burada olmazsa, bugün jandarma bizi durdurdu ya, artık durmadan yürümemiz gerekiyor. Eylem yapmamız gerekiyor.
Eylem ve söylem birliğiyle, hangi siyasi parti bu tepkiye destek veriyorsa el ele, kol kola girerek Kirazpınarımızı bu cüruf tesisinden kurtarmalıyız.
Ayrıca Kirazpınarımızı konut bölgesinden çıkarıp tekrar depolama alanı yaptılar. Bu kararın da tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Özellikle Gümüşhaneliler muhitinde yapılan rantsal dönüşümün kentsel dönüşüme çevrilmesini istiyoruz. Gebze’nin gelişecek tek mahallesi burası. Gebze sıkıştı kaldı. Darıca, Çayırova ve Gebze bu bölgeden itibaren büyüyecek. Bu mahallenin tekrar konut alanına açılmasını talep ediyoruz."