O İDDİAYA SOMUT RET GELMEDİ Çayırova “doğru”dan şaşmamış!
Çayırova Belediye Meclisinde 2025 yılı denetim raporu üzerine görüşme 1.5 saat sürdü. CHP’li Yılmaz Bilmez’in iddialarına yanıt kısmen verilirken doğrudan teminde sınırın ama hülle yoluyla ama aleni aşıldığına dair iddialara somut ret gelmedi
İşbu haber denetim komisyonunun CHP’li üyesi Yılmaz Bilmez’in raporunun yazılı metninden ve mecliste bu gündem konuşulurken yapılan kayıt dinlenerek ve kayıttan anlaşılabildiği ölçekte hazırlanmıştır
Foto: Çayırova Belediyesi Basın Yayın
Çayırova Belediye Meclisinde nisan ayı olağan toplantısı öngörüldüğü gibi yer yer gergin ama kıvamında bir sertlikte geçti. 2025 yılı denetim komisyonu raporuna dair komisyonun CHP’li meclis üyesi Yılmaz Bilmez’in muhalefet şerhi koyduğu detaylara dair değerlendirmesi, ara tartışmalardan ötürü yaklaşık 1.5 saat sürdü…
Özetle;
Darıca, Nene Hatun Mahallesi Muhtarı Hakan Oğurlu’nun sahibi olduğu şirketin Çayırova Belediyesine doğrudan teminle iş yaptığı ocak ayında CHP’li Belediye Meclis Üyesi Diren Eroğlu tarafından da gündeme getirilmiş, yalanlanmayarak doğrulanmıştı. Aynı ticaret biçimi Bilmez tarafından dün bu sefer isim verilmeden yine iddia edildi. Yine yalanlanmadı. Ancak Bilmez, AKP veya MHP’li bir meclis üyesinin, başka bir isim üzerinden belediyeye ticaret yaptığı iddia edilince ret edildi ve mecliste tansiyon yükseldi.
Yılmaz Bilmez yazılı metinden yaptığı sunumu zaman zaman spontane de sürdürdü. “Bu rapor altında eziliyorsunuz” deyince Başkan Çiftçi yine söz arasına girerek gündemdeki CHP’li Uşak Belediye Başkanının karıştığı ahlaksızlık vaka üzerinden CHP Lideri Özgür Özel’e yüklendi.
Yılmaz Bilmez, doğrudan temin rakamlarının üzerine yer yer aynı gün kesilen faturalar yer yer tek faturada çıkıldığını söyledi.
Bilmez’in sunumunda öne çıkanlar
15 Temmuz organizasyonuna 1 milyon 584 bin, kitap fuarı organizasyonuna 1 milyon 700 bin, personel kıyafet alımına 2 milyon 303bin TL harcanması;
Bir firmanın 35 ayrı fatura ile belediye ile 6 milyon 390 bin TL tutarında ticareti;
Dört firmadan direk veya dolaylı faturalar ile 37 milyon 820 bin TL tutarında doğrudan teminle ürün tedariki;
Reklam mahiyetli duyurulara 21 milyon 200 bin TL kaynak aktarımı;
Sosyal işler için 39 milyon TL harcanması;
16 milyon 40 bin TL’lik yedek parça alımı;
16 milyon 64 bin liralık belgesiz/kayıtsız yemek ikramı;
Kaydı, listesi veya açıklaması olmayan 855 kişilik Ankara gezisi ile Bursa ve Çanakkale gezileri oldu.
15 TEMMUZ’DA İKİ FATURA
Yılmaz Bilmez ilk 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü organizasyonunu gündeme getirdi. İki ayrı faturada 1 milyon 584 bin lira ödendiğini söyledi. “Bu organizasyonu gerçekte hangi firma yaptı? Diğer firma hiçbir hizmet vermeden yalnızca fatura kesip belediyeden ödeme mi aldı?” diye sorup, “İki müdürlüğün aynı organizasyon için ayrı ayrı işlem yapması, doğrudan temin sınırının aşılması için işin bölündüğü yönünde ciddi bir şüphe oluşturmaktadır” dedi.
Çayırova Kitap Günleri organizasyona da aynı şekilde 1.9 milyon TL ödeme yapıldığını belirtip benzer soruyu tekrarladı. “Görevimiz Çayırova halkının vergisini korumaktır. Söz konusu işlemlerin şeffaf bir şekilde açıklanmasını ve kamuoyunun aydınlatılmasını bekliyoruz” dedi.
AYDIN TURAN DÖRT BİRİMİN MÜDÜRÜ
Özel Kalem Müdürü olarak bilinen Aydın Turan’ın üç ayrı müdürlükte daha gözüktüğünü belirtip Turan’ın müdürlüklerden ayrı ayrı maaş alıp almadığını sordu.
Başkan Çiftçi kısa bir yanıt verdi ama dinlediğimiz ses kaydından net anlaşılamadı.
Belediyenin bazı birimlerinde görev yapan personele dağıtılmak üzere yazlık ve kışlık personel kıyafetlerinin 2.3 milyon TL bedel ve yineden doğrudan teminle Dera Tekstil’den satın alındığını, firma sahibinin bir hemşeri derneği başkanı ve belediye yönetimine siyasi yakınlığının şüphe uyandırdığını belirten Bilmez’e Çiftçi diğer doğrudan temin tespitlerine de atıfla, “Cevaplarını bilmediğimden ötürü vermemezlik etmedim. Siz de cevabını çok iyi biliyorsunuz. Araştırın bulun, öğrenin” dedi.
ÇİFTÇİ: KAMUYU ZAN
ALTINDA BIRAKMAYIN
Aydınlar Orman Ürünleri adlı firmadan 35 faturada 6 milyon 389 bin TL’lik ticaretin kamu vicdanınız rahatsız ettiğini, firma sahibinin yöre ve spor kulübü başkanlığı yaptığını kaydeden Bilmez, “Kamu yönetimi açısından, tarafsızlık ve şeffaflık ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” dedi.
Bünyamin Çiftçi, “Kamu vicdanı rahatsız diyorsunuz ya, siz rahatsız oluyorsunuz, kamuyu zan altında bırakmayın bence. Öyle bir şey yok. Vatandaş bizden çok memnun. Yanlış yapmadığımızı da çok iyi biliyorlar” dedi.
Bilmez belediye bütçesinin sürekli aynı çevrelere aktarıldığı yönünde kanaat oluştuğunu öne sürüp ardından sorularını sıraladı:
Çayırova Belediyesi’nde temizlik malzemesi, gıda ve benzeri ihtiyaçları karşılayabilecek başka hiçbir firma yok mudur?
Neden bu kadar çok kalem alım aynı firmada yoğunlaşmıştır?
Bu alımlar yapılırken rekabet ve piyasa araştırması gerçekten yapılmış mıdır?
Yoksa belediye kaynakları belirli kişi ve çevrelerin ekonomik olarak desteklenmesi için mi kullanılmaktadır?
Çayırova halkı adına soruyoruz: Belediye kaynakları gerçekten kamu hizmeti için mi kullanılmaktadır, yoksa belirli kişi ve çevrelere ekonomik ayrıcalık sağlamak için mi?”
15 Ocak 2025 – 03 Mart 2025 tarihleri arasında sadece bir firmanın belediyeye 3.7 milyon toplam tutarında 7 fatura kesildiğini kaydeden Bilmez, “Yaptığım araştırmalar ve saha incelemeleri sonucunda bu firmanın faaliyet alanında yer alması gereken bazı inşaat kalemlerinin firmada bulunmadığı, hatta bu firmadan fiilen bir alışveriş yapılmadığı yönünde ciddi bulgular ortaya çıkmıştır. Aynı gün içinde üç fatura ile doğrudan temin rakamları aşılmıştır.
BELEDİYE MECLİS ÜYESİNDEN
BELEDİYEYE “ÖRTÜLÜ” TİCARET
Yılmaz Bilmez firma sahibi ile yaptığı görüşmede de işverenin kendisine bir belediye meclis üyesinin kendisine, “Ben belediyeye fatura kesemiyorum, senin firmanın üzerinden fatura keselim” şeklinde teklifte bulunduğunu öne sürüp şu iddialarda bulundu:
“Bu doğrultuda firma sahibinden kaşe ve gerekli bilgiler alınmıştır. Firma sahibi, muhasebecisinin kendisini uyarması üzerine bu usulsüzlüğü fark ettiğini, işi sonlandırdığını ancak buna rağmen yaklaşık 1 milyon TL civarında vergi yükü ile karşı karşıya kaldığını ifade etmiştir. Firma sahibinin işi bırakmasına rağmen firmanın kaşesinin başka firmalar üzerinde yan teklif oluşturmak amacıyla kullanılmaya devam edildiği görülmektedir
Bu tablo sadece bir usulsüzlük değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının nasıl kontrolsüz ve sorumsuz şekilde kullanıldığını gösteren ciddi bir yönetim zaafıdır.
Buradan Sayın Belediye Başkanına açık ve net soruyorum:
Bu iddialarda adı geçen belediye meclis üyesi kimdir?
Belediyenin adına fatura kesmek için başkalarının firmalarını kullanan bu kişi hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?
Kamu kaynaklarının bu şekilde dolaylı yöntemlerle kullanılması karşısında idari ve hukuki süreç başlatılacak mıdır?
Çayırova halkı adına bu işin sonuna kadar takipçisi olacağımızı da özellikle ifade etmek isterim.”
Yılmaz Bilmez’in söz konusu iddiası üzerine mecliste tansiyon yine yükseldi ve bu bölümde özetle;
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Cumhur İttifakı meclis üyeleri içinde iddia edildiği şekilde ticaret yapan birinin olmadığını ve bilmediğini, kişinin iddiasını ispatla mükellef olduğunu ve Bilmez’in tüm meclis üyelerini zan altında bırakmasından ötürü isim açıklaması gerektiğini, Bilmez’in iddiasına dair yargıya suç duyurusunda bulunabileceğini, kendilerinin ise Bilmez’in suçlamasına dair suç duyurusunda bulunmalarının söz konusu olmadığını çünkü soyut bir iddiaya dair “takipsizlik kararının” çıkacağını kaydetti.
Yılmaz Bilmez ise belediyenin eldeki faturalarla bu ismi tespit edebileceğini savundu.
CHP’den Diren Eroğlu, AKP’den Kadir Kurun’un katıldığı tartışmalara İYİ Parti Meclis Üyesi İlhami Bayrak da dahil oldu ve, “Söz konusu iddia komisyon raporunda yazılı olarak da yer alıyor. Belediye başkanı olarak siz Cumhuriyet Savcısına taşımalısınız” dedi.
Yılmaz Bilmez ismini vermeden; Darıca Nene Hatun Muhtarı Hakan Oğurlu’ya ait HKN Gayrimenkul Turizm Gıda Otomotiv firmasından 8 faturada yaklaşık 1.9 milyonluk ticarete atıfla, “Muhtarlık, kamu adına yürütülen ve tarafsızlık gerektiren bir görevdir. Kamu görevi yürüten bir kişinin, aynı zamanda belediyeden iş alması etik açıdan ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” dedi.
Başkan Çiftçi bu iddiaya yanıt vermeyerek Muhtar Oğurlu ile belediyenin ticaret yaptığını adeta doğruladı.
REKLAMA 21.2 MİLYON TL
Bilmez belediyenin dört firmadan 61 doğrudan temin faturası ile 37.8 milyon TL tutarında ticaret yaptığını, bu faturalardan 21.2 milyon TL toplam tutara sahip 32’sinin yalnızca reklam gideri olduğunu kaydeden Bilmez, “Çayırova Belediyesi hizmet mi üretiyor, yoksa reklam mı satın alıyor? Bir belediyenin milyonlarca lirayı reklama harcaması başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur. Çünkü gerçek belediyecilikte reklam değil, yapılan hizmet konuşur” deyip ekledi:
“Neden sürekli aynı firmalar iş almaktadır?
Doğrudan temin yöntemi neden bu kadar yoğun kullanılmaktadır?
Reklam adı altında kesilen bu milyonluk faturaların gerçek karşılığı nedir?”
Sosyal İşler Müdürlüğünün gerek doğrudan temin gerek pazarlık usulüyle 39 milyon TL’yi aşkın harcamasının faturalandığını kaydeden Bilmez, “Burada asıl sorun rakamların büyüklüğü değil, yöntemin sürekli aynı olmasıdır. Görüyoruz ki belediyede doğrudan temin artık istisnai bir yöntem olmaktan çıkmış, adeta bir alışkanlık haline gelmiştir” dedi.
ALİ CENGİZ OYUNU MU VAR?
Bir belediye yetkilisi ile görüşmesine atıfla, “Belediyede bazı işler yapılırken işin tanımı, teknik şartnamesi, kapsamı yok. Liyakat yok.
Ama fatura var, ödeme var” deyip durumun ne kadar sakıncalı olduğuna dair somut örnekler verdi. Belediyenin alışkanlık haline getirdiği uygulamaların rekabet ortamını da yok ettiğini söyledi.
Sunumunu yine rakamlar ve faturalarla sürdüren Bilmez yemek faturalarına dair, “Kamu parasının harcandığı bir yerde şeffaflık ve kayıt esastır. Eğer gerçekten ihtiyaç sahiplerine yemek verildiyse, bu kişilerin bilgileri neden kayıt altına alınmamıştır? Bilgi ve belgesi olmayan bu harcama doğal olarak kamuoyunda soru işaretleri doğurmaktadır. İnsan ister istemez soruyor: Burada bir Ali Cengiz oyunu mu var, yoksa kamu parasıyla yandaşlara mı ikram yapılmıştır?”
Biz sosyal yardımlara karşı değiliz. İhtiyaç sahibi vatandaşımıza verilen her desteğin arkasındayız. Ama sosyal yardım adı altında ihalesiz alımların sistematik hale getirilmesine, rekabetin ortadan kaldırılmasına ve kamu parasının sorgulanamaz hale getirilmesine de sessiz kalamayız. Kamu parası yetim hakkıdır” dedi.
Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nün araç bakım ve yedek parça alımlarında da usulsüzlükler tespit ettiğini kaydeden Bilmez şunları kaydetti: “30 Aralık 2024 tarihinde belediyemize ait araçların bakım, onarım, işçilik ve yedek parça alımı için 50 milyon TL bedelli açık ihale yapılmıştır. Amacı açıktır: Belediye araçlarının tüm bakım, onarım ve parça ihtiyaçlarının ihale kapsamında ve ihale alan firma üzerinden karşılanmasıdır. Ancak gördük ki, uygulamada bunun tam tersi yapılmıştır.
İhale yapılmış olmasına rağmen ihale dışından başka firmalardan milyonlarca liralık yedek parça alımı gerçekleştirilmiştir.
Örneğin Asist Oto Yedek Parça Sanayi ve Ticaret AŞ adlı firmadan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi kapsamında doğrudan temin yöntemiyle oto yedek parça alımları yapılmıştır.
Doğrudan temin üst sınırı 800 bin 366 TL iken kesilen faturaların birçoğu bu sınırı açıkça aşmaktadır. Bu firma 27 adet fatura kesmiş ve toplamda 16 milyon 41 bin 700 TL belediyeden ödeme almıştır.
Bu kadar yedek parça neden alınmıştır?
Belediyenin araçları sürekli hurdaya mı çıkıyor? Yoksa her gün araçlar baştan aşağı mı dağıtılıp yeniden mi toplanıyor?
50 milyon TL’lik ihale yapılmışken neden ihale dışından milyonlarca liralık parça alımı yapılmaktadır?
Bir taraftan parça alımları yapılırken, diğer taraftan özel tamirhanelerden de tamir ve işçilik hizmeti alındığı görülmektedir.
Özel tamirhaneler tarafından 44 adet fatura kesilmiş ve bu faturaların toplamı 3 milyon 74 bin 238 TL’dir.
Bu faturaların 18 adedi Fatih Oto adlı işletmeye aittir ve toplam tutarı 1 milyon 92 bin 806 TL’dir.
İhale yapılmış bir firma varken başka bir firmadan alım ve temin yapılacaktı da, ihale neden yapıldı?
Bu durum kamu ihale sisteminin ruhuna da, kanununa da aykırıdır. Açık konuşmak gerekirse burada çok ciddi bir şaibe vardır. Kamu kaynaklarının bu şekilde parçalanarak, doğrudan temin yoluyla dağıtılması kabul edilemez.”
Yılmaz Bilmez’in bu iddialarına Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı Avukat Sadettin Arıkboğa ve Başkan Çiftçi kayıtsız kalmadı. Yanıt, Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hıdır Yılmaz’a verdirildi. Yılmaz özetle şunları kaydetti:
“Asist firması her parçayı her yerden alamıyor. İhale şartnamesinde de yazıyor: Örneğin fiyatını uygun görmediğimiz parçaları dışarıdan alabiliriz.
Sadece bir firmaya bağımlı kalırsak bu sefer hizmette aksaklık yaşanacak. 50 milyon TL’lik ihale yaptık ama 50 milyon TL harcamadık.
Şartnamede, daha uygun koşullarda temin varsa başka yerden ürün alımı maddesi var.
Başkan Çiftçi’nin ‘Soyut bir durum’ demesi üzerine:
Soyutluk araçlar çok farklı olmasından.
Yılmaz Bilmez: Kendisiyle görüştüm. Beni tatmin edecek bir durum söz konusu değil.
Sadettin Arıkboğa: Meclis üyem rahatlıkla kürsüde konuşuyor ama CHP’li belediyelerde olmayan bir şekilde şeffaflık var. Bu kadar şeffaflıktan sonra bazı şeyleri çarpıtarak kürsüden konuşuyor.
Yılmaz Bilmez: Açık konuşmak gerekirse burada çok ciddi bir şaibe vardır.
Yılmaz Bilmez ilgili müdürlüğün doğrudan temin sınırını aştığını öne sürdüğü faturalarını sıralar…
Bünyamin Çiftçi: Somut evrakları verin. Belediye teftiş kurumunu devreye sokarım. Doğrudan temin sınırını aşan işi doğrudan teminmiş gibi kim gösterdi arkadaşlar?
Hukuk İşleri Müdürü Sedef Atalay: Ayrı ayrı faturalar, toplamı alınmış.
Yılmaz Bilmez: 1 milyon190 bin TL tutarlı tek fatura var. Doğrudan teminde üst rakamı bilmiyor. Bu işlemler idari ve hukuki olarak detaylı şekilde incelenmelidir. Çünkü ortada hem ihale sisteminin devre dışı bırakıldığı, hem de kamu kaynaklarının nasıl harcandığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğu çok açıktır.
Sorularımızın cevabı verilmeden bu konunun üzeri kapatılamaz. Çayırova halkının her kuruşunun hesabını sormak bizim görevimizdir.”
Yılmaz Bilmez, belgesiz yemek harcamaları iddialarında da bulundu.
MUADİL BELEDİYE HARCAMALARI İLE KIYASLAYALIM
Bünyamin Çiftçi; hangi partiden olduğu fark etmeksizin makine ekipmanı bakımından Çayırova Belediyesi ile muadil bir belediyenin benzer işlere ne kadar harcadığının tespitiyle kıyaslamada bulunulması gerektiğini, arada uçurum diye tanımlanacak fark varsa konunun üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi. “Bütün müdürlükler baz alındığında en az harcama yapan belediyeyiz. Kılı kırk yarıyoruz emin olun. Emin olmuyorsanız masaya bir örnek koyarınız… Müdür arkadaşlarla sıklıkla vurguluyoruz. Kamunun kaynağını çok hassas kullanıp kamunun hizmetine sunmak durumundayız. Tüm başkan yardımcılarım ve müdürlerim bu hassasiyetle çalışıyor. Hata varsa; kasıtlı yapmak var kasıtsız yapmak var” dedi.
Dünkü mecliste tartışmalar makul sertlikte ilerlerken Yılmaz Bilmez’in, “Bu rapor altında eziliyorsunuz” sözüne Başkan Çiftçi, “Ooooo… gerçekten çok ayıp” diye söze gerdi. Ülke gündeminde yerini koruyan, CHP’li Uşak Belediyesi Başkanının ahlaksızlığına atıfla,
“CHP’li belediyeler ne yapıyor. Niye bu milletin hakkını otel odalarında bilmem nerede harcıyorsunuz? Niye uyarmıyorsunuz? Acaba genel başkanınız fi tarihte benzer otelde bilmem ne partilinizle… böyle bir bilgi mi var? Ne kadar kötü konuşuyorum di mi. Bana yakışmadı. Hepinizden özür diliyorum. Ben kendimden çok eminim. Bilmediğim raporun neyinin altında ezileceğim. Siz Türkiye gündeminde milletin hizmetinde olmak yerine başka işlerin altında eziliyorsunuz” diye yanıt verdi.
Akabinde Yılmaz Bilmez’in “eline yazılıp tutuşturulan” evrakı dikkatle okumasını diledi. Bilmez de raporu kendisinin yazdığını izah etti. Çiftçi, “Rencide edici beyanlarda bulunmayın. Buyrun konuşmanızı tamamlayın” diye yine söz verdi. Bilmez şöyle devam etti:
Belediyenin sosyal tesislerinde yenilen yemekler için 23 milyon 870 bin 324 TL harcama yapıldığı görülmektedir.
Belgeler incelendiğinde cenaze ve taziye yemekleri (2 milyon 765 bin TL), mesaiye kalan personel (1 milyon 213 bin 120 TL) ve çocuk kulüpleri için kesilen faturalar (3 milyon 827 bin 404 TL) olmak üzere toplam 7 milyon 805 bin 524 TL’lik kısmın belirli açıklamaları bulunmaktadır.
Ancak geriye kalan 16 milyon 64 bin 800 TL’nin kimlere ve hangi gerekçeyle harcandığı açık değildir.
Bazı faturalarda “cenaze ve taziye yemeği verilmiştir” şeklinde beyan bulunurken, “antrenman ve maçlarda kalanlara yemek verilmiştir” ibaresi yer alan faturalarda ise buna ilişkin herhangi bir liste, tutanak veya açık bir beyan bulunmamaktadır.
Ayrıca bazı faturalarda “meclis üyeleri” ibaresi yer almaktadır. Ancak biz muhalefet meclis üyeleri olarak böyle bir yemeğe katılmış değiliz.
Belediyenin kaynakları milletin parasıdır, herhangi bir partinin aşevi değildir.
Bu nedenle soruyoruz: 16 milyon 64 bin 800 TL’nin hesabını kim verecek?
Bu yemekler kimlere, hangi yetkiyle ve hangi kayıtla verilmiştir?
Şeffaf bir yönetim anlayışı varsa, bu soruların cevabı belgeleriyle birlikte kamuoyuna açıklanmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan tablo, kamu kaynaklarının denetimsiz ve keyfi kullanıldığını göstermektedir
Bursa’ya kebap, Ankara’ya gezi, fatura Çayırovalının cebinden. Çayırovalının ödedigği verginin amacı bazı kişilerin gezmesi, yemesi ve keyif yapması mı?”
Peşi sıra kayıtlı bilgileri olmayan bazı gezi, yemek, aksi yönde karar alınmasına rağmen cenaze sonrası şehir dışına otobüs temini, piyasa fiyatının çok üzerinde çimento alımı, Çayırova esnafı yerine Diyarbakır esnafından inşaat malzemesi alımı, elektrik ile ilgili hizmetlerin sadece iki firmadan alınmasını sıralayan Bilmez sözlerini şöyle tamamladı:
“Çayırova Belediyesi’nde kamu kaynakları şeffaf, planlı ve rekabetçi şekilde yönetilmemektedir.
İhaleler bölünmüş, doğrudan temin bir istisna olmaktan çıkıp sistem haline getirilmiş, aynı firmalar sürekli olarak tercih edilmiş, milyonlarca liralık harcamalar ise ya belgesiz bırakılmış ya da açıklanamamıştır.
Daha da vahimi; denetim kapsamında talep ettiğimiz encümen kararları, tahakkuk ve tahsilat detayları, doğrudan temin raporları, bütçe gelir-gider verileri, ihale dosyaları, bağış kayıtları ve temsil-ağırlama giderlerine ait ödeme dökümleri eksiksiz şekilde tarafımıza sunulmamıştır.
Bu tablo basit bir ihmal değildir. Bu tablo, hesap vermekten kaçınan bir anlayışın sonucudur. Bugün burada herkes şunu bilmelidir: Bu para birilerinin değil, Çayırova halkının parasıdır.
Buradan açıkça soruyoruz: Bu harcamaların hesabını kim verecek?
Bu düzeni kim kurdu, kim sürdürüyor? Ve bu düzen ne zamana kadar devam edecek. Biz susmayacağız. Bu işin takipçisi olacağız.
Çayırova halkı adına bu hesabı sormaya devam edeceğiz.”