TİP TAKİPTE. YURTTAŞ TEPKİLİ İki hayvan öldü: Kocagöl Deresi gitti gidiyor!
Gebze Tavşanlı Köyü’nden Kocagöl Deresi, kimyasal atıkların karışmasından ötürü bir köpek ve bir koyunun ölümüne sebep oldu. TİP İl ve Gebze İlçe Örgütleri konuyu takibe alırken yurttaş kaygılı. Gebze Belediyesi ve İl Çevre’ye, müdahale çağrısında bulunuldu
Gebze’ye bağlı Tavşanlı Köyü’nde bir zamanlar tarımsal sulamada kullanılan, hayvanların su içtiği Kocagöl Deresi denetimsizliğin ve cezai yetersizliğin bir sonucu olarak elden gitti gidiyor. Vakti zamanında hayvanların güvenerek suyunu içtiği dere, yakın zamanda bir köpek bir de hayvanın zehirlenerek ölümüne yol açtı.
Çevresindeki denetimsiz bırakılan şirketlerin saldığı atık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan derede Türkiye İşçi Partisi – TİP İl Başkanı Umutcan Tarcan ve Gebze İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Muhmmed Dalga, köy sakini yurttaşların da katılımıyla derede incelemede bulundu.
Derede ortaya çıkan ve neredeyse ağaç boyuna oluşan köpük nedeniyle hayvanların katledildiğine, halkın toprağının ve suyunun zehirlendiğine dikkat çeken TİP heyeti Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne, “Gebze’yi rantçıların eline teslim etmekten vazgeçin. Görevinizi yapın, köyü talan eden şirketleri denetleyin” çağrısında bulundu. TİP İl Başkanı Umutcan Tarcan dere kenarında yaptığı açıklamada özetle şunları kaydetti:
“Yoğun sanayileşme, denetimsizlik ve yerel yönetimlerin keyfi politikaları nedeniyle köyde kimyasal atıklardan oluşan, hayvanları katleden, dereyi katleden bir zehirli köpük yayılıyor.
Bu konuda yurttaşlar gerekli başvuruları gerekli mercilere yapmış olmalarına rağmen uygulamada yaptırımların yetersizliği, caydırıcı olmaması sebebiyle ne şirketler tarafından herhangi bir arıtma faaliyeti yürütülüyor. Ne de herhangi bir kurum tarafından denetimler, yaptırımlar ile bu katliamın önüne geçiliyor.
Türkiye İşçi Partisi olarak uzun yıllardır söylüyoruz. Tavşanlı Köyü yoğun sanayileşme nedeniyle ciddi bir ekolojik tehdit ve doğa yıkımı tehdidi altında.
Geçtiğimiz yıllarda Kroman Çelik’in de yürüttüğü genişleme faaliyetleri sebebiyle toprağın zedelendiğini, doğanın zarar gördüğünü, su kaynaklarının kirlendiğini, yaygın bir şekilde dile getirmiştik.
Fakat iktidar sürekli yayılmayı, sürekli sanayileşmeyi, sürekli sermayeye doğal kaynaklarımızı peşkeş çekmeyi tercih ettiğinden bu bahsettiğimiz katliamlar devam ediyor.
Bu dere yurttaşlarımızın aktardığına göre; yıllar önce hem tarımdaki sulama faaliyetlerinde kullanılan, hem de hayvanların su ihtiyaçlarını giderdiği doğal kaynak durumundayken şimdi hayvanların zehirlenerek katledildiği, tarımsal faaliyete hiçbir katkısı olmayan bir kimyasal atık havzasına dönüşmüş durumda.
Türkiye İşçi Partisi olarak bu konunun sonuna kadar üzerine gideceğiz. Gebze’nin kuzey havzasındaki, doğa havzasındaki sermaye talanı ve katliamına dur demek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Başta Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz olmak üzere sorumlu olan tüm yöneticilere çağrı yapıyoruz: Gebze’nin doğasından, havasından, su kaynağından, toprağından artık elinizi çekin. Bu şekilde kaynaklarımızı katleden patronlara gerekli yaptırımları ve denetimleri uygulayın. Ve Gebze’nin talan edilmesinin, üç kuruş fazla kar edinmek için derelerinin kurutulmasının, kimyasal atıklarla boğulmasının önüne geçin.
İktidarın bu doğa düşmanı, halk düşmanı politikaları nedeniyle suyumuzun, toprağımızın, havamızın kirlenmesini istemiyoruz. Kentimizi bu talan düzenine karşı sonuna kadar savunacağımızı buradan ifade ediyoruz.”
TİP heyetinin görüştüğü yurttaşlardan Rıdvan isimli köy sakini ise bugüne kadar yaptığı hiçbir girişimden sonuç alamadığını kaydetti:
“Dereyi önce CİMER’e şikayet ettik. CİMER’den bana bir yanıt geldi: Derede inceleme yapılmıştır. Fakat atık görülememiştir.
Sonra takip ettim acaba ben mi yanlış gördüm diye. Bir gün bir geldim. Köpük boyumu geçmiş durumda. Bu sefer İl Çevre Müdürlüğü’nü, zabıtayı, jandarmayı aradım. Gelip numune aldılar. Sonuç alamadım.
Bir başka gün derenin kahverengi kimyasalla kaplanmış olduğunu gördüm. İl Çevre’yi yine aradım. İl Çevre Müdürü bana, ‘Evet. Dereye atık atılmış. Fabrikayı tespit ettik. Gereken cezayı kestik. Onlar kalıntısıdır. Bir daha olmayacak’ dedi.
Yine sineye çektik. Başka bir gün geldim. Burada köpeğim ölmüş. Dereden su içiyordu hayvan, ölmüş. Bir geldim, koyun ölmüş. Bir daha geldim. Köpük boyumu yine geçmiş.
Tekrar İl Çevre’yi aradım. ‘Siz benle dalga mı geçiyorsunuz kardeşim’ dedim. Buraya bilinçli olarak atık dökülmüş. Bunu medyada paylaştım. Beni aradılar sordular, falan filan. Öyle oldu böyle oldu ama sonuç yine aynı işte. Gördüğünüz gibi. Köpük kesilmiş ama yine devam ediyor. Bir saat sonra yine yükselecek. Çünkü buraya izin alarak dökülüyor. Burası olmuş atık deresi. Biz bunun önüne geçilmesini istiyoruz.
Tek talebimiz bu. Başka kimseden bir şey talep etmiyoruz. Çocukluğumuzda buradan su içiyorduk. Ballıkayalar’ın girişine kadar temiz geliyor, ne zaman fabrikaların bağlantısı birleşiyor. Ondan sonra dere bu hale geliyor. Yarın öbürgün millet su sıkıntısı çekerken bize su sağlayacak kaynak, göz göre göre zehirleniyor. Buraya tedbir alınmasını istiyoruz.
https://x.com/tipgebze/status/2019753389693730930