NAİL ÇİLER’DEN İTİRAZ DİLEKÇESİ Kroman’ın cüruf tesisinde kamu yararı yok
CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Kroman Çelik’in Gebze’nin Tavşanlı Mahallesi’nde Kroman Çelik’in kurmak istediği cüruf tesisine itiraz dilekçesi verdi. Projenin orman alanında olduğuna dikkat çeken Çiler, “Kamu yararı yok” dedi
CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Kocaeli’nin Gebze, Tavşanlı Mahallesi’nde Kroman Çelik Sanayi AŞ tarafından yapılması planlanan “Tehlikesiz Atık (Cüruf) Geri Kazanım ve Düzenli Depolama Tesisi” projesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 15 Aralık 2025 tarihli “Nihai Karar”ına itiraz etti.
Dilekçede proje alanının Orman Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olduğunu vurgulayan Çiler, orman alanlarında depolama tesislerine ancak kamu yararı ve zaruret hali bulunması durumunda izin verilebileceğini hatırlattı. Çiler, tesisin yalnızca Kroman Çelik’in kendi atıkları için planlandığını belirterek, “Bu proje kamu yararı değil, tek bir şirketin ekonomik menfaatine hizmet etmektedir” ifadelerini kullandı.
Projeye konu alanın yerleşim bölgelerine son derece yakın olduğuna dikkat çeken Çiler, “Proje, Akşemsettin Konutları’na 410 metre, Gebze Emlak Konutları’na 840 metre, Tavşanlı merkezine 1,7 kilometre ve Ballıkayalar Tabiat Parkı’na yalnızca 1,2 kilometre mesafede hakim rüzgar yönü dikkate alındığında toz ve partikül maddelerin doğrudan yerleşim alanları ve tabiat parkına taşınacak” dedi.
Çelik üretiminden kaynaklanan cüruf atıklarının PM10, çöken toz ve ağır metaller içerdiğini, bu maddelerin solunum yolu hastalıkları, kanser ve kalp-damar rahatsızlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Çiler; “ÇED dosyasında yapılan hava kalitesi ve toz yayılım modellemeleri yanlış noktalarda, hatalı verilerle ve pandemi yılı olan 2020 verileri kullanılarak hazırlanmıştır” bilgilerine yer verdi.
Proje alanının karstik ve geçirgen bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Çiler, bölgede çok sayıda ruhsatlı kuyunun bulunduğunu, proje alanına yalnızca 20 metre mesafede Suçıkan Deresi ile Ballıkaya Deresi’nin yer aldığını hatırlattı. Çiler, ÇED raporunda yeraltı ve yüzey sularının yok sayıldığını, izolasyon ve taşkın riskine ilişkin değerlendirmelerin yetersiz olduğu ifade etti.
Halkın katılımı sürecinde dile getirilen itirazların ÇED raporunda gerçek anlamda değerlendirilmediğini ifade eden Çiler, anayasal güvence altındaki yaşam hakkı, sağlıklı çevrede yaşama hakkı ve ormanların korunması ilkelerinin göz ardı edildiğini vurguladı.
Projenin iptal edilmesi için başından beri mücadele ettiklerini belirten Çiler, “Kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna halk sağlığı, çevre ve orman ekosistemi riske atılamaz. ÇED toplantılarında, Ankara’daki İDK toplantısında da sakıncaları dile getirdik. Bu proje bakımından üstün kamu yararı ancak ÇED Olumsuz kararı verilmesiyle sağlanabilir” diyerek Bakanlığı kararını yeniden değerlendirmeye çağırdı.