7 KİŞİYLE 6 TALEPTE BULUNDULAR Asgari ücret yoksulluk sınırını aşmalı
Gebze merkezli Asgari Ücretli Çalışanlar ve İşçiler Derneği, Gebze’de kent meydanına Genel Başkan Selçuk Süzen dâhil yedi kişiyle çıkıp altı talep sıraladı: Asgari ücret yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır
Selçuk Süzen’in genel başkanlığını yaptığı Gebze merkezli Asgari Ücretli Çalışanlar ve İşçiler Derneği, Gebze’de 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na Süzen dâhil yedi kişiyle çıkıp altı talep sıraladı: “Asgari ücret yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. En düşük emekli maaşı, insanca yaşam standardına yükseltilmelidir. Gençler için istihdam, ücretsiz eğitim ve barınma hakkı tanınmalıdır. Kadın işçilere eşit haklar, kreş desteği ve iş güvencesi sağlanmalıdır. Çocuk işçiliği sonlandırılmalı, her çocuk eğitimde olmalıdır. Ormanlar kamu yararına korunmalı, rant için yakılmamalıdır.
CHP Gebze İlçe Başkanı ve başkan adayı Gökhan Orhan da açıklama başladıktan bir süre sonra desteğe geldi. “2025 yılı Türkiye gerçeklerine dair toplumsal duruş ve uyarı metni” başlıklı, AÜÇİD Genel Başkanı Selçuk Süzen tarafından okunan açıklama derneğe destek ve katılım çağrısıyla son buldu:
DERNEĞİMİZİN HALKA ÇAĞRISIDIR
Biz artık sabır istemiyoruz. Biz artık, ‘İdare edin’ sözünü duymak istemiyoruz. Biz artık sefalet içinde değil insanca yaşamak istiyoruz. Bu ülke yalnızca zenginlerin, müteahhitlerin, siyasetçilerin değil emekçinin, emeklinin, çiftçinin, gençliğin, kadının, öğrencinin ülkesidir.
Bu ülke sahipsiz değildir. Bu halk susturulamaz. Bu gerçekler örtülemez.”
Basın açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verildi: “Türkiye 2025 yılına derinleşen yoksulluk, artan işsizlik, çöken sosyal politikalar ve yanmakta olan ormanlarla girmiştir. Ve bugün bu ülkenin onurlu, emeğiyle yaşayan yurttaşları olarak haykırıyoruz. Yönetemiyorsunuz. Koruyamıyorsunuz. Ve artık gizleyemiyorsunuz.
GENÇLİK GELECEĞİNİ YİTİRİYOR
TÜİK’in verilerine göre 2025 yılı genç işsizlik oranı yüzde 16.32’ye yükselmiştir. Ama bu rakam bile gerçeğin çok gerisindedir. Gerçek oran çok daha fazladır. Üniversite mezunları işsiz, lise mezunları çaresiz, meslek eğitimi alan gençler bile istihdama katılamıyor. Gençlik geleceğini göremiyor. Aileden ayrılamıyor. Evlenemiyor. Plan kuramıyor. Ev genci haline geliyor.
Bu sadece ekonomik bir kriz değil sosyal bir felakettir. Gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder. Genç istihdamı için kamu eliyle planlı ve liyakate dayalı işe alım zorunludur. Gençler için ücretsiz eğitim, barınma ve destek mekanizmaları kurulmalıdır. Staj, çıraklık adı altında ücretsiz çalıştırmaya son verilmelidir.
ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA
Bugün Türkiye’de asgari ücret 22 bin 104 TL. Açlık sınırı 265 bin 413, yoksulluk sınırı 86 bin TL. En düşük emekli maaşı 16 bin 881 TL. Bu tablo, iktidarın başarısızlığının en somut göstergesidir. Bu ücretle geçinilmez, beslenilmez, barınılamaz. Asgari ücret açlık sınırının altında kalıyorsa buna artık ‘geçim ücreti’ değil zulüm ücreti denir.
KADIN EMEĞİ SÖMÜRÜ ALTINDA
Kadın işçiler kayıt dışı, düşük ücretli, güvencesiz işlerde istihdam ediliyor. Kadınlar işyerlerinde hem fiziksel hem de psikolojik şiddete, mobinge, eşit olmayan ücrete maruz kalıyor. Kadın emeği görünmez kılınıyor, değersizleştiriliyor. Kadınlarda eşit işe eşit ücret uygulanmalıdır. Doğum izni, kreş desteği, iş güvencesi ve kadın istihdam teşviki hayata geçirilmelidir. Kadın olmadan üretim olmaz, kalkınma ve sosyal adalet olmaz.
ÇOCUKLAR OKULDA DEĞİL ATÖLYEDE
Bugün yüzlerce çocuk okulda olması gerekirken tarlada, sanayide, atölyede, sokakta çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu utanç hepimizin. Çocuk işçiliği artıyor, devlet seyrediyor. Çocuk işçiliğiyle mücadele yalnız 12 Haziran afişleriyle değil yasal ve ekonomik tedbirlerle mümkündür. Yoksulluğun çocukları üretim aracı haline getirdiği bu düzen derhal son bulmalıdır. Bir ülke çocuklarını çalıştırıyorsa o ülke çöküyordur.
ORMANLAR YANIYOR DEVLET UYUYOR
Türkiye 2025 yazında yine cayır cayır yandı. Sakarya, Eskişehir, Bilecik, Antalya, Çanakkale, Hatay, Mersin, Manavgat…
Ormanlar göz göre göre yandı çünkü Orman Bakanlığı önlem almadı. Yangınlar büyüdü çünkü İçişleri Bakanlığı koordinasyon kuramadı. Yangınlar söndürülemedi, çünkü bu iktidar rantı doğanın önüne koydu. Bu ülkenin ormanlarını koruyamayan hiçbir şeyi koruyamaz. Orlan köylülerinin ekipman ihtiyacı karşılanmalı, THK uçakları aktif hale getirilmeli, ormanları rant ve imara açan yasalar iptal edilmelidir.”