SÖZDE DEĞİL ÖZDE… Bu bayrak inmeyecek Millet diz çökmeyecek
Gebze Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin bayrağa saygı yürüyüşü sonrası konuşan Başkan Salih Türk, “Türk Bayrağı’na saygıyı sözle değil, duruşla göstermek için toplandık. Bu bayrak inmeyecek, millet diz çökmeyecek” dedi
Mardin’in Nusaybin ilçemizde bayrağımıza yönelik saldırıya tepkiler, sokağa da yansıdı. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’nin yürüyüşü sonrası gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Şube Başkanı Salih Türk, “Biz bu bayrağı rahat zamanlarda değil; Güneydoğu’nun dağlarında, sınır ötesi harekâtlarda, canımız pahasına koruduk. Bugün burada, şehitlerimizin emaneti olan Türk Bayrağı’na saygıyı sözle değil, duruşla göstermek için toplandık” diyerek başladığı konuşmasını meydan okumayla tamamladı: “Bayrağımızı tanımayanlara, ona düşmanlık edenlere ve bu milletin sabrını sınamaya kalkışanlara açıkça duyurulur: Bu bayrak inmeyecek, bu millet diz çökmeyecek, bu vatan sahipsiz değildir. Bu vatanı bölemeyeceksiniz. Ne Mutlu Türküm Diyene.”
Hükümet Caddesi, Eskiçarşı girişinden başlayan yürüyüş ve akabindeki basın açıklamasına CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan ve Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze, MHP Gebze İlçe Başkanı Coşkun Öztürk, Çayırova İlçe Başkanı Bülent Işık ve Dilovası İlçe Başkanı Yusuf Turhan ile Gebze KAÇEP Başkanı Sabiha Çalışkan, YRP Gebze İlçe Başkanı Engin Kılıç. Gebze Ülkü Ocakları Başkanı Mesut Erol;
Gebze İlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Kadriye Aydemir ve KBB Gebze Sivil Toplum Daire Başkanı Celalettin Yaylak da katıldı.
Kitle Eskiçarşı girişinden 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na “Bayrağa uzanan eller kırılır” ve benzeri sloganlar eşliğinde yürüdü. Meydanda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından basın açıklaması okundu. Başkan Salih Türk, “İstiklalin nişanesi, istikbalin teminatıdır: Bayrak” başlıklı basın açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi;
“Aziz Milletimiz,
Bayrağın namus olduğunu söyleyip, bu iradenin sahada sergilendiği Bayrağa Saygı yürüyüşünde yer almayan yaklaşımları aziz milletimizin takdirine bırakıyoruz. Bizim için bayrak; afişlerde kalan bir ifade değil, meydanlarda sahip çıkılan bir değerdir.
Terörün kurşunuyla yaşamaya mahkûm edilmiş yüzlerce gaziden biri olarak açıkça ifade ediyorum:
Bu bayrak yere düşmez, çiğnenmez, susturulamaz.
Çünkü onun altında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin onuru vardır.
Bayrak; bir bez parçası değildir.
Bayrak, bir milletin gökyüzüne yazılmış hürriyet fermanıdır.
Türk Bayrağı ise Türk Milletinin şeref ve haysiyetinin timsali; şehitlerimizin örtüsü, gazilerimizin gururu, yetimlerimizin sığınağı, milletimizin onuru ve devletimizin namusudur.
Gölgesinde huzurla yaşadığımız bu mukaddes bayrak, aziz şehitlerimizin kanıyla kutsanmıştır. Onun her dalgalanışı, bu vatan için feda-i can edenlerin emanetidir. Bayrağa uzanan her el; yalnızca bir sembole değil, şehitlerimizin aziz hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve Türk milletinin iradesine uzanmıştır.
Nusaybin–Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı en sert şekilde lanetliyoruz. Bu hadsiz girişim, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan kirli bir provokasyondur. Tarihimize baksınlar: Bu topraklarda bayrağımıza uzananların sonu daima hüsran olmuştur. Dün ne yaşandıysa, bugün de karşılaşacakları sonuç değişmeyecektir.
Biz gaziler; uzuvlarını bu vatan için vermiş, bedelini kanıyla ödemiş bir iradenin temsilcileriyiz. Gerekirse canımızı, geriye kalan bedenimizi de bu vatan için vermeye hazırız. Devletimiz görev verdiği an, hiçbir tereddüt göstermeden hazır kıtada beklediğimizi herkes bilmelidir.”