AKP bedelini yine halka ödetecek
12 Ağustos 2025 03:45

KANKO’YA GÖRE DURUM VAHİM AKP bedelini yine halka ödetecek

CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile görüşmesini sert eleştirdi. Sıkı para politikası söyleminin iflas ettiğini öne süren Kanko, “Bedeli yine halk ödeyecek” dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir süre önce eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile 1,5 saat süren bir görüşme gerçekleştirmesi, ekonomi politikalarında sert bir rota değişikliği sinyali olarak değerlendirilirken CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, bu görüşmeye ilişkin sert açıklamalarda bulundu: “Eğer Erdoğan, Nebati ile eski modeline dönmeyi planlıyorsa, bu, ‘sıkı para politikası’ söyleminin iflas ettiğinin itirafıdır. Faizleri yükseltip milleti perişan ettikten sonra, şimdi de seçim uğruna yeniden para musluklarını açmanın bedelini yine halk ödeyecek.

“Mehmet Şimşek ile ‘rasyonel politikalara dönüş’ söylemi tutmadı. Faizleri artırıp, vergileri boğazımıza kadar çıkararak, halkın cebini boşaltarak ekonomiyi düzeltemediler. Şimdi yeniden Nebati formüllerine mi dönülecek? Bu millet, daha Nebati’nin ‘gözlerdeki ışıltı’ ekonomisinin yaralarını saramamışken, yeni bir kumar mı oynanacak?”

Ekonomik Veriler Çöküşü Gösteriyor

 

  • Döviz kuru: Şimşek göreve başladığında (Haziran 2023) dolar/TL 21,50 iken bugün 40,66.

 

  • Politika faizi: %8,5’ten %50’ye çıkarıldı, buna rağmen fiyatlar düşmedi; tam tersi, artış hızlandı.

 

  • OECD’nin Haziran 2025 verilerine göre ise Türkiye, OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda açık ara lider konumunda. Türkiye’nin gıda enflasyonu, OECD ortalamasının yaklaşık 6 katı düzeyde.
  • Vergi yükü: KDV, ÖTV zamları, ek MTV, artan harçlar ile halkın sırtına tarihi bir yük bindi.

 

“Sıkı Para Politikası” Yerini Yine Popülizme mi Bırakacak?

 

Kanko, olası politika değişikliğinin Türkiye’ye ağır bir fatura çıkaracağını vurguladı:

 

Eğer Erdoğan, Nebati ile eski modeline dönmeyi planlıyorsa, bu, ‘sıkı para politikası’ söyleminin iflas ettiğinin itirafıdır. Faizleri yükseltip milleti perişan ettikten sonra, şimdi de seçim uğruna yeniden para musluklarını açmanın bedelini yine halk ödeyecek.

 

Bu zihniyet, ekonomiyi bir laboratuvar faresi gibi görüyor. Her başarısız deneyin ardından faturayı milletin sırtına yüklüyor. Ama millet artık bu oyuna gelmeyecek.

 

Türkiye’nin ihtiyacı, günü kurtaracak pansuman çözümler değil; üretimi, adaleti ve istikrarı esas alan, liyakatli kadrolarla uygulanacak köklü bir ekonomik reform programıdır. Erdoğan’ın bugün Nebati ile, yarın başkasıyla verdiği pozlar, bu enkazı ortadan kaldırmayacak.

 

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın cebini boşaltan değil, refahını artıran politikaların takipçisi olacağız. Bedeli ödeyen halksa, kazanan da halk olacaktır.”

CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl önce Cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana ülkenin geldiği tabloyu da özetledi.

 

Dünyanın en yüksek enflasyonunun yaşandığı ve en yüksek faiz oranlarının görüldüğü ülkelerden biri haline gelen Türkiye’de tablonun giderek daha da karardığını vurgulayan Kanko, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

Gıda Enflasyonu Zirvede

  • Son veriler, Türkiye’nin gıda enflasyonunda OECD ülkeleri arasında birinci sıraya yerleştiğini ortaya koyuyor.
  • Bu korkunç “birincilik”, Erdoğan’ın “Verin yetkiyi, görün etkiyi” sözlerinin tam bir fiyaskoya dönüştüğünün açık göstergesidir.

 

Dolar Kuru: 11 Yıl Önce ve Bugün Karşılaştırması

  • 10 Ağustos 2014 tarihinde dolar/TL kuru yaklaşık 2,15 TL seviyelerindeydi.
  • 10 Ağustos 2025 itibarıyla dolar/TL yaklaşık 40,66 TL’yi bulmuş durumda.
  • Bu, 19 katlık bir değer kaybı demektir. Bir para biriminin böyle bir çöküş yaşaması, hangi akıl ve hangi ekonomi politikasıyla izah edilebilir?

 

 “Verin Yetkiyi” Sözü, Kriz ve Yoksulluk Getirdi

 

“Verin yetkiyi, millete hizmet ederim” diyen lider, bugün;

  • Ekonomide krizi büyüttü,
  • İnsanları borca boğdu,
  • Emeklinin maaşını eritti,
  • İşçiyi hak aramaktan korkar hale getirdi,
  • Basın ve ifade özgürlüğünü kilitledi,
  • Gençleri göç etmeye mecbur bıraktı.

 

15 Maddede Erdoğan’ın 11 Yıllık Karabasanı

  1. Döviz kurundaki rekor yükseliş, TL’nin tarihinin en büyük değer kaybı.
  2. Gıda enflasyonunda OECD birinciliği, sofraların yangın yeri haline gelmesi.
  3. Basına baskı, muhalefetin susturulması, demokrasinin zedelenmesi.
  4. Sendikal hakların gasp edilmesi; işçilerin geleceksiz bırakılması.
  5. Emeklilerin maaşlarının açlık sınırında seyretmesi.
  6. Gençliğin umudunu kaybetmesi ve yurtdışına göç etmesi.
  7. Eğitimin ve adaletin güvenli liman olmaktan çıkması.
  8. Haftalık market sepetinin ulaşılmaz hale gelmesi.
  9. Sokaklarda ve köprü altında büyüyen yoksulluk.
  10. Kadınların iş ve sosyal hayattan dışlanması.
  11. Rant odaklı şehirleşme, trafik ve yapılaşma sorunları.
  12. Kanun ve hukukun iktidar ve muhalefet için iki ayrı şekilde işler hale gelmesi.
  13. Yurt dışında Türkiye’nin itibarının sıfırlanması.
  14. Millet olarak geleceğe korkuyla bakar hale gelmemiz.
  15. Ve en kötüsü: Yöneten bir iktidarın, halkı mutlu etmeyi değil, iktidarda kalmayı hedeflemesi.

 

Sonuç olarak, bu girdaptan çıkış yolu sadece CHP seçmeni değil, tüm halkın ortak iradesidir. Türkiye’nin yeniden demokrasiyi, refahı ve özgürlüğü kazanabilmesi için bu karanlığa izin verilmemelidir.

 

Bu karanlık düzeni yıkacak olan tek güç; sen, ben, hepimiz; milletin ta kendisidir.

 

Bir sonraki seçimde millet, sandığa öfkesini değil, umudunu yansıtacaktır.

 KAPAK FOTO: 2023 yılında Darıca'da esnaf gezisinden...

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 12 Ağustos 2025 03:48
BENZER HABERLER
X