İçeride de adalete ihtiyaç var
01 Haziran 2026 10:04

ZATEN HEP AKTİF SİYASETTEYİM İçeride de adalete ihtiyaç var

CHP Gebze’de seçim kaybettiği kongre sonrası sahalardan çekilmeyen Cüneyt Akın aktif siyasetin başkanlıkla sınırla olmadığını, kongre öncesi de aktif siyaset yaptığını söyledi. Akın, “ Dışımızda aradığımız gibi. İçeride de adalete ve yetkinin adil kullanımına ihtiyaç var” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj – 1

“Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğini Asliye Mahkemeleri değil Kurultay delegeleri oyları ile belirler, Yüksek Seçim Kurulu onaylar. Bu karar sadece bizimle ilgili değil, tüm toplumsal muhalefete yöneliktir. Diğer siyasi partiler, meslek odaları, sivil toplum örgütleri aynı tehlikeyle karşı karşıyadır gün demir makasıyla kesilen benim partimin kapısı değil, Ülkemde seçim güvenliğinin, anayasal düzenin, demokrasinin kapıları kesilmiştir. Bu karar tam anlamıyla irade gaspıdır, artık seçilmiş olmanın anlamı yitirilmiştir.

Vakayı CHP içindeki bazı kişilerin mahkemeye taşımış olması; yasal itiraz sürecinin aşılmış, Anayasanın çiğnenmiş, yüksek yargı organını olan YSK’nın yok sayılmış olması gerçeğini değiştirmez. Ama kimse endişeye kapılmasın. Bu karar partimi ortadan ikiye falan bölmemiştir. Butlana karşı örgütün mutlak iradesi ayaktadır. Karanlığın en koyu günlerindeyiz, biz zoru severiz. Buradan da aydınlık günlere ülkemizi taşıyarak bu karanlığı da boğarız...”

“Siyasette, 24 saat çok uzun süre.”

Türkiye’de birkaç saatte.

CHP Gebze İlçe Örgütü’nün son kongresinde ilçe başkanlığına aday olan Cüneyt Akın ile bu röportaj görüşmesini gerçekleştirdikten hemen birkaç gün sonra, CHP içinde mutlak butlan vakası meydana geldi. İlk iki paragraf, röportaja sonradan eklendi. Röportajın bundan sonraki bölümünde ise mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığından olan Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olarak geçiyor. Üzerinde bir değişikliğe gitmedik.

Cüneyt Akın ile kongre sonrası süreci, CHP örgütlerini, memleket ve yerelde durum ve halleri, Kocaeli Büyükşehir ve Gebze Belediyelerini, konuştuk…

  • Kongreden bugüne sahada olduğunuzu görüyoruz. Haricinde, ne yapıyorsunuz?
  • Kongrede birlikte hareket ettiğimiz arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya geliyoruz. Kongreyi niye kaybettiğimizi tartışıyoruz, konuşuyoruz. Bu zor dönemde Cumhuriyet Halk Partisi için ne yapmamız gerektiğini tartışıyoruz, konuşuyoruz. Ama şunu söylüyorum: Türkiye'nin ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihtiyacı var. Onun için bizim de kavgadan, direnişten, mücadeleden kongre kaybettik diye kaçma şansımız yok. O gün bugündür Cumhuriyet Halk Partisi'nin haberim olan, çağrıldığımız, duyurulan bütün faaliyetlerine katılmaya çalışıyorum. Katılıyorum. Arkadaşlarım katılıyor. Biz katılıyoruz.
  • ‘Kongreyi niye kaybettiğimizi konuşuyoruz’ dediniz. Tespitiniz nedir?
  • Kongrede delegemizin önemli bir kısmının, 180 delegemizin oyunu aldım. Ben hepsine, aynı zamanda kongrede oy kullanan tüm delegelerimize teşekkür ediyorum.
  • İlçe kongremiz sonrası toplandığımızda ilk sözü ben aldım ve, ‘Mevcut ilçe yönetiminin bunca başarısızlığına rağmen bu seçimin kaybedilmesinin en büyük, birinci sorumlusu benim’ dedim. Çünkü aday olan benim. Demek ki yeterince çalışmamışım, görmemişim, bazı şeyleri okuyamamışım, bazı sözlere fazla güvenmişim. Bir siyasetçi olarak farklı bir tarzım olduğunu düşünüyorum. Suç varsa benim, hata varsa o da benim. Siyasetçilerin Türkiye'de şöyle bir tavrı var; ‘Başarı benim, başarısızlık herkesin.’ Yani ortada başarısızlık yetim, öksüz kalıyor. Ama ben bu kongreyi kaybetmenin en büyük eleştirisini kendime yapıyorum.
  • Seçimi almamız için elimden geleni yaptım ama eksiklik gediklik bendedir, başkasında değildir. Delegelere ulaşamamanın gerekçesi yaz ayları, çok insan memleketinde tatilde olması olabilir ama bahane yok bu işte. Cüneyt Akın olarak, yönetim kuruluna aday arkadaşlarım ile beraber demek ki delegeye, örgütümüze, partililerimize yeterince ulaşamamışız.
  • Hiç kimseyi eleştirmem, hiç kimseye kırgın ya da küskün değilim ama kongrede de söyledim. Türkiye'de adalet, partide de adalet, ihtiyaç bu. Partim, parti içi demokrasiyi her şeye rağmen Türkiye'de en iyi yaşatan partidir ama aksaklıkları vardır. Bunları yaşadık. Dışarıda adalet arıyorsak kendi içimizde de birbirimize karşı adil olmalıyız.
  • Seçilseydiniz, günümüz itibariyle nasıl bir CHP Gebze İlçe Örgütü şekil bulacaktı?
  • Özellikle gençlik ve kadın kollarının; esnaf, emek ve sanat komisyonlarının çok aktif olması konusunda bir ön çalışma da yapmıştım. Aday yönetimimizi, bu konularda liyakatli ekip arkadaşlarımızdan oluşturduk.
  • Mümkün olduğu kadar çok sayıda insanı, katabileceğimiz en çok sayıdaki insanı bu işe katmamız gerektiği düşüncesindeydim. Yerelde ve genelde CHP iktidarı, 17 ilçe yöneticisiyle ulaşılabilir bir hedef değil. İlçe olabiliriz ama büyük bir kentte yaşıyoruz, çok kalabalık bir nüfusa hitap ediyoruz. Bu nüfusu kapsayacak, kucaklayacak, 5 bine yakın üyemizi bu işin içine katacak mutlaka bir şeyler yapmamız lazım diye düşünüyorduk ve seçilseydim, yapacaktık.
  • Sıradan bir dönemde yaşamıyoruz. Onun için de sıradan işlerle idare edemeyiz. Düğün, dernek, cenazelere katılım elbette siyasetçinin görevidir. Mutlulukları, acıları paylaşmak zaten bizim asli görevimiz, insan olarak görevimiz. Ama sadece bu rutinlerle idare etmek, siyaseti bu mecranın dışına çıkartmamak gibi bir şansımız yok. Ötesinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, meslek odalarının da işin içine katıldığı bir muhalefet örgütü; Gebze'de kahve kahve, sokak sokak gezecek bir yönetim biçimi hayal ettik biz. Partimiz aleyhindeki mutlak butlan kararının ardından kısmen ve kendiliğinden böylesi bir refleks oluştu.
  • CHP Gebze İlçe’de mevcut yönetimi değerlendirmek ister misiniz?
  • Mevcut yönetimle ilgili çok, ayrıntıya girmek istemem. Ama şu bir siyasi gerçektir ki mevcut yönetimi ve yönetim anlayışını yeterli bulsaydık, doğru bulsaydık aday olmazdık. Yeterli bulmadığımız için karşılarına çıktık. Bu tespitimin dışında çok ayrıntıya girmeyi siyaseten doğru bulmuyorum. Yetkiyi eline geçiren arkadaşlarımızın yetkiyi daha adil, daha haklı kullanmalarına da ihtiyaç var. Kongre süreci boyunca da ekibimiz içinde zaman zaman konuştuk bunu. Kişilerle, şahıslarla uğraşmayı doğru bulmayan bir anlayışım var. O anlayışı devam ettiriyorum. Sadece şunu söylüyorum. Mevcut yönetimin metropol sayılabilecek konumda, çok sayıda OSB'nin, GTÜ'nün, TÜBİTAK'ın olduğu, Türkiye'deki illerin altmışından, yetmişinden daha fazla nüfusa sahip ilçemiz Gebze için yeterli olduğunu düşünmüyorum.
  • Üyeyi işin içine katmaktan söz ettiniz. Seçilseydiniz, bunu nasıl yapacaktınız?
  • Ben bunu kongre günü yaptığım konuşmada da söyledim. Kendi projemizi anlattım. 6 ay süreli bir örgütsel revizyona yönelecektik. Birinci basamağında mahalle örgütlerimizi, mahalle başkanlıklarımızı yenilemek, güçlendirmek, önemli hale getirmek vardı. Mahalle başkanlarımız ve yönetimleri aracılığıyla üyelerimizi karar mekanizmalarına katacaktık. Üyelerimizle sık sık buluşarak onlarü bu ülkenin Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan ihtiyacını anlatıp Cumhuriyet Halk Partisi'nin verdiği mücadeleye inandıracak ve onları da mücadelenin içine katacaktık. Bence bunun için geç bile kalındı. Seçimi biz kazansaydık ilk 6 ay üyemizi, örgütümüzü bu işe katmakla uğraşacaktık. Çünkü ben şuna inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü inanırsa, zafer kesinlikle Cumhuriyet Halk Partisi'nindir.
  • Aktif siyaseti sürdürecek misiniz? Önümüzdeki süreçlerde yine ilçe başkanlığına veya siyasette başka bir makama adaylık düşünceniz var mı?
  • İnsanlar, aktif siyaset denince bir yere aday olmak şeklinde anlıyor. Bir yere aday olmadan da aktif siyaset yapılabilir. Nereye aday olup olmayacağımıza günü, zamanı arkadaşlarımız, dostlarımız, örgütümüz karar verir ama şu anda aktif siyasetten kopmak gibi bir niyetim yok.
  • Aktif siyaset zaten Türkiye'de şu anda bir mücadele, direniş halindedir. Yani bir yere aday olmak değil, mücadeleye ve direnişe katkıda sunmak, benim için aktif siyasettir. Aday olmayı düşünmediğim, aklımın ucundan geçmediği dönemlerde bile aktif siyasetin içindeydim. Bu anlamda gene aktif siyasetin içinde olacağım. Bunu parti içi mücadele olarak görmüyorum, partimin Türkiye mücadelesi olarak görüyorum, Cumhuriyet mücadelesi olarak görüyorum. Sadece partimin değil Türkiye'de aydınlığa inanan; sol, sol, sosyalist, devrimci, yurtseverlerin; hukuktan, demokrasiden, çoğulculuktan yana herkesin mücadelesi olarak görüyorum. Bunu gören hiçbir kimsenin de kenara çekilme lüksü yok diye düşünüyorum. Onun için aktif siyasetin içinde yer alacağım, devam edeceğim.
  • Herhangi bir dernek başkanlığı, düşündünüz mü hiç?
  • Herhangi bir dernek başkanlığını zaman zaman düşündüm ama henüz o düşünceyi, bir planlama ile aktif hale getirmedik. Gebze Kent Politikaları Derneği'nde üyeyim, çalışıyoruz, görüşüyoruz, orada gidip geliyoruz. Benim için en büyük dernek, en büyük sivil toplum kuruluşu, en büyük siyasi parti, Cumhuriyet Halk Partisi. Günümüzde partimi ve partimin ayağa kalkmasını, iktidara gitmesini çok önemsiyorum. Çünkü mesele sadece üyesi olduğumuz partiyi iktidar yapmak meselesi değil. Üyesi olduğumuz parti iktidar olduğu gün Türkiye'de Cumhuriyet değerleri tekrar hayata geçecektir. Yani bu sıradan bir iktidar mücadelesi değil. ‘İktidardaki o partiyi indirelim yerine bizim partimiz gelsin, biraz da biz iktidar olalım’ gibi bir mantık hiç değil. Biz önümüzdeki ilk genel seçimde, ‘Ya Cumhuriyet ya da teokrasi’ oylaması yapabiliriz.
  • Erzurumlusunuz ve Erzurumluların ekseri siyasi tercihi, malum. Bu anlamda CHP’de Erzurumlu olmak sizce avantaj mı, dezavantaj mı?
  • Ben hiç alt kimlikle siyaset yapmadım. Alt kimlikle siyaset yapanlara da hayatım boyunca elimden geldiğince karşı çıktım, muhalefet ettim. Biz alt kimliğimizle değil tıpkı 70'li yıllarda Ecevit'in yaptığı gibi bu ülkeyi iyi yöneteceğimize, adaletle yöneteceğimize, hakkaniyetle yöneteceğimize, ülkenin yoksulluğuna son vereceğimize seçmeni inandırarak siyaset yapmalıyız.
  • Sağ seçmen sol seçmen kavramını da unuttum. Önemli olan seçmenin yaşadığı sorunların çözümünün bizde olduğuna seçmeni inandırmak, onları düşündüğümüze, onlara iyi şeyler yapacağımıza, geleceğin iyi olacağına, CHP iktidarında her şeyin çok güzel olacağına onları inandırmak. Onun için ben alt kimlikle ilgili bir şey düşünmedim yani bugüne kadar. Onunla ilgili hiçbir siyasi planlamam da olmadı.

Yarın

Cüneyt Akın ile..

Siyaset ticaret ilişkisi.

Siyaset bir meslek mi?

Siyasi partiler yasası ve aday belirleme yöntemleri

Kocaeli ve Gebze Büyükşehir Belediyeleri

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 01 Haziran 2026 10:09
BENZER HABERLER
X