ERTAN'DAN ÇİZİYORUM: ÖĞRETMENLER GÜNÜ Atatürk’ün ışığında sanatın, emeğin ve eğitimcinin değeri
Benim için öğretmenlik, tıpkı yaptığım bir Atatürk portresi gibi: Her çizgi sorumluluk, her gölge tecrübe, her ışık umuttur.
24 Kasım Öğretmenler Günü, bizlere sadece öğretmenlik mesleğini değil, aynı zamanda bu mesleğin Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişimindeki yerini yeniden hatırlatma fırsatı sunuyor. Bu nedenle, bir Atatürk portresi çizerken durup düşündüğümde, aslında elimdeki kalemin sadece bir çizgi değil; bir kültürün, bir mirasın, bir aydınlanma yolculuğunun izini taşıdığını hissediyorum.
Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitime verdiği değeri her seferinde daha iyi anlıyoruz. “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözünün ağırlığını, bir portresini çizerken yüzüne yansıyan kararlılığı yeniden keşfederken hissediyorum. Onun çizgilerindeki sertlik cesareti, bakışlarındaki derinlik ise milletine olan inancını anlatıyor.
Karakalem tekniği, ışığın ve gölgenin doğru taşınmasıyla bir ruh aktarımıdır; tıpkı öğretmenliğin bilgi aktarmanın ötesine geçip yüreğe dokunması gibi. Sanatta olduğu gibi öğretmenlikte de emek, sabır, özen ve sevgi olmadan gerçek bir eser ortaya çıkmaz.
1996’dan beri güzel sanatlara öğrenci hazırlayan bir eğitimci olarak, mesleğin zorlu yanlarını ve güzelliklerini iç içe yaşamaya devam ediyorum. Bir öğrencinin ilerlemesini izlemek, sanata ve hayata bakışının geliştiğini görmek paha biçilemez bir mutluluk. Ancak diğer yandan, ülkemizde eğitimin yetersizliğini, donanım eksikliğini, fırsat eşitsizliğini yakından gözlemlemek de öğretmenleri her zamankinden fazla sorumluluk almaya zorluyor.
Bu süreçte yurt dışındaki deneyimlerimin önemini daha iyi anlıyorum. Hollanda’da staj yapan öğrencim İrem Halcı’nın, lise seviyesinde olmasına rağmen Türkiye’deki birçok üniversite öğrencisiyle aynı seviyede eğitim aldığını görmek, aradaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitimde kalite, sistemin doğru işleyişi ve öğretmene verilen değerle doğrudan bağlantılı. Öğretmene değer verildiğinde, eğitimin kalitesi kendiliğinden yükseliyor.
Bugün ülkemizde öğretmenlik, büyük fedakârlıklarla yürütülen bir meslek hâline geldi. Yetersiz okullar, eksik materyaller, kalabalık sınıflar ve ağır çalışma koşullarına rağmen öğrencileri için mücadele eden öğretmenlerimizin çabası paha biçilmezdir. Bu çabanın arkasında, Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma idealine duyulan inanç vardır.
Benim için öğretmenlik, tıpkı yaptığım bir Atatürk portresi gibi: Her çizgi sorumluluk, her gölge tecrübe, her ışık umuttur.
Bugün, 24 Kasım’da, yalnızca öğretmenlik mesleğini değil; geleceği şekillendiren, toplumun gerçek mimarları olan öğretmenlerimizi saygıyla, sevgiyle ve minnetle anıyoruz.
Bu anlamlı günde, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyen tüm eğitim emekçilerinin Öğretmenler Günü’nü kutluyor; ülkemizin aydınlık yarınlarını var eden herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Mimar Gülçin Ertan Kimdir?
1975 Van doğumlu, aslen Trabzon Sürmeneli olan Gülçin Ertan, iki erkek ve iki kız kardeşten üçüncüsüdür.
1983’ten bu yana Kocaeli Gebze’de ikamet etmektedir.
1996’da kurucusu olduğu Ert Sanat Atölyesi’nde sanatseverlere hizmet vermektedir.
Okan Üniversitesi İç Mimarlık Bölümünü yüzde 100 burslu kazanarak yüksek onur öğrencisi olarak tamamlamıştır.
2005’ten bu yana Güzel Sanatlar Fakültesi ve lise yetenek sınavlarına hazırlık dersleri vermekte,
mezun ettiği birçok öğrencisi bugün mimar, ressam, heykeltıraş, grafiker ve sanatçı olarak görev yapmaktadır.
Ayrıca iç mimarlık, vitray, cam ve çerçeve imalatı alanlarında profesyonel hizmet sunmaktadır.