Doktor, “Ölümcül” dedi. Mahkeme “Bedelli beraat”e hükmetti
05 Mart 2024 05:52

LEYLA AKTAŞ KARARA İSYAN ETTİ Doktor, “Ölümcül” dedi. Mahkeme “Bedelli beraat”e hükmetti

Gebze, Kirazpınar'da Türker A. ve eşi Pınar A’nın saldırısına uğradığı iddiasıyla şikâyetçi olan Leyla Aktaş, hayati tehlike arz edecek derecede darbe aldığına dair doktor raporuna karşın mahkemenin paraya çevirdiği cezasına isyan etti

Gebze’nin Kirazpınar Mahallesi’nde yedi sene önce yaşanan bir saldırı vakası sonrası, mahkemenin beraat kararı, şikâyette bulunan Leyla Aktay’ı çileden çıkardı. Tüm dosya kapsamında, kendisine saldırdığını öne sürdüğü Türker A ve eşi Pınar A. tarafından da kendilerine hakaret ettiği suçlamasıyla yargılanan Leyla Aktaş, mahkemenin kararına ateş püskürdü.

Olay akşamı sanıkların aleyhine olan bir ses kaydının mahkeme tarafından delil sayılmadığını;

Saldırmakla suçladıkları kişilere haksız tahrik indirimi yapılması için Savcı tarafından aleyhinde hakaret davası açıldığını belirten Leyla Aktaş, “Olay esnasında karşı tarafa, ‘Siz kimsiniz’ dedim. Benim kendilerine hiçbir fiziksel ve sözlü eylemim olmamıştır. Bu dosyanın mağduru ben iken olay anındaki şahidin ifadesi, benim bilgim dâhilinde alınmamıştır.  Sanıkların daha önce de tarafıma yönelik saldırıları resmi kayıtlarda mevcuttur. Zincirleme suç teşkil ettiğinden, TCK’nın 43’ncü maddesine göre yargılanmaları gerekirdi” dedi.

07 OCAK’TA, KİRAZPINAR’DA…

 

Gebze Kirazpınar Mahallesi’nde 07 Ocak 2018’te, 15.00 sıralarında yaşanan vaka, Gebze İlçe Jandarma Komutanlığı’nca hazırlanan tutanakta özetle şöyle yer aldı: Leyla Aktaş isimli şahıs kendisiyle aynı binada ikamet eden Türker A ile eşi Pınar A’nın ikametgâhları önünde sözlü tartışma yaşadıkları; Pınar A’nın kendisini yere düşürerek darp ettiği, daha sonra olay yerine gelen Türker A’nın tartışmaya müdahil olduğu ve Leyla Aktaş’ın cep telefonunu elinden alıp vermediğini belirtti. Leyla Aktaş; Pınar – Türker A’dan şikâyetçi olduğunu beyan etti.

18 Aralık 2023 tarihli duruşma tutanağına göre;

 İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında

 Olay tarihinde Leyla Aktaş, Pınar A ile köpek meselesi nedeniyle tartıştı. Tartışma kavgaya dönüştü. Tartışma esnasında Pınar A, Leyla Aktaş’ı “Seni öldürürüm” diye tehdit etti. Leyla Aktaş’ın ise Türker A’ya, “P…..k, G….t, O…..yu yanında niye gezdiriyorsun” diye hakaret etti. Gebze 4’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. Yargılama neticesinde Pınar A, Leyla Aktaş’a tehdit suçundan 3 ay 22 gün; Leyla Aktaş ise Türker A’ya hakaretten 2 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırıldı. Leyla Aktaş ve Pınar A’nın vekilleri tarafından, süresinde istinaf edildi.

İstinafta yapılan yargılamada her iki tarafın iddialarına dair cezalandırılmalarına dair; her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemedi. Gebze 4’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ilgili maddeler uyarınca, kaldırıldı. Gerek Pınar A gerekse Leyla Aktaş hakkında, beraat kararı verildi.

Türker A’nın eşi Pınar A ve Leyla Aktaş’ın kavgasını  yanlarına gittiğinde kendisine  eden Leyla Aktaş’a  attığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, yasanın ilgili ( 225 yıl arası hapis cezası içeren) maddeleri uyarınca cezalandırmasına karar verildi.

Sair istinaf talebi, esasen ret edildi.

Mütalaa sonrası Leyla Ateş itiraz etti: Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederim. Türker A bana yerdeyken iç organlarıma gelecek şekilde en az 10-15 tekme attı. Gültekin Bey’in ayırması ile şiddet son buldu. Sonrasında tekrar Gültekin Bey’in yardımı ile giderken tekrar düşürüp dört dişimi kırdı. Yumruk attı. Bu olayda iç organım yaralandı. Beş kaburgam ve omuz kısmında en ağır derecede kemik kırığı oluştu. İç kanama geçirdim. Oksijen tüpüne bağlanarak, yaklaşık bir hafta hastanede tedavi gördüm. Tüm resmi kayıtlarda mevcuttur.

 Dosya incelendi. Araştırılması gerekli başka husus görülmediğinden açık yargılamaya son verildiği belirtilip karar açıklandı:

 Pınar A’nın Leyla Aktaş’a yönelik kasten yaralama suçu, sübutu kabul gördü. Haksız tahrikle, cezayı azaltıcı takdiri, indirim nedeni olarak takdir kılındı. Savunması  değerlendirildi. İncelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmedi. Pınar A’nın sübuta ve hükmün bozulmasına yönelen itirazları ile Leyla Aktaş’ın, Pınar A’nın daha ağır cezalandırılması gerektiğine dair itirazları yerinde görülmedi. İstinaf başvurusu ret edildi.

Gebze 4’ncü Asliye Ceza Mahkemesi’nin Pınar A’ya tehdit ve yaralama; Leyla Aktaş’a hakaret suçlarından verdiği ceza CMK’nın ilgili maddesi gereği kaldırıldı.

Türker A’nın Leyla Aktaş’ı Basit Tıbbi Müdahale (BTM) ile giderilebilecek şekilde yaraladığına dair kanaatle, TCK’nın ilgili maddesi gereği suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve tercihen alt sınırdan, uzaklaşılmak suretiyle 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Suçu kardeşine işlediğinden yüzde 50 artırımla, 225 gün adli para cezasına yükseltildi. Sanığın sabıka kayıtlarından elde edilen suç işlemeye meyilli kişiliği ve hapis cezasının ıslah edici özelliği de dikkate alınarak, cezada indirim içeren TCK 62 uygulanmadı. Sanığın ekonomik durumu da göz önüne alınarak günlüğü 20 TL’den, 4 bin 500 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. 10 eşit taksitle ödemesine hükmedildi. 855.5 TL yargılama gideri de sanığa tahakkuk edildi.

Kamu davasında gerek Pınar A gerek Leyla Aktaş hakkında beraat kararı verilirken yargılama gideri de kamunun üzerinde bırakıldı.

Temyiz yolu açık bırakıldı.

 **

 Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nin 07 Ocak 2018 tarih ve 192230 no’lu genel adli muayene raporunda;

Sol el dorsalinde üç, dört ve beşinci parmaklarda abrazyon batın sağ lateralde minimal abrazyon olduğu, kranial BT, pelvis BT sonuçlarının doğal olduğu, toraks BT sonucunda sağda pnömotoraks 6, 7, 9, 10 ve 11’nci kotlarda fraktür olduğu, cilt altı anfizam olduğu,

(Sol elin sırt dirsonda üç, dört ve beşinci parmaklarda abrazyon batın yüzeyde ; elin iç yüzeyinde sağ Sağ laterelde ezilme  minimal  olduğu, beyin ve kemik çekim sonuçlarının doğal olduğu, akciğer ve göğüs kafesi BT çekimi sonucunda sağda göğüs kafesi 6, 7, 9, 10 ve 11’nci kotlarda kemik kırığı olduğu, cilt altı solunum anfizan olduğu)

Aynı tarihli toraks BT’sinde sağda pnömotarks olduğu, beraberinde alt osferiorda laserasyon olduğu, sağda 6, 8, 9, 10 ve 11’nci kotlarda fraktür ve cilt altı amfizem ve sağda minimal plevral efizom olduğu kayıtlıdır.

(Akciğer ve göğüs kafesi çekiminde solunum yetmezliği olduğu, beraberinde beyinciklere kan sağlayan arterlerden birinde yırtık/yara olduğu, sağ göğüs kafesi 6, 8, 9, 10 ve 11’nci kotlarda darbe sonucu bükülme, cilt altında şişkinlik ve sağ tarafta sıvı birikimi olduğu kayıtlıdır.)

SONUÇ: KİŞİNİN YAŞAMINI

TEHLİKEYE SOKAN DURUM

Adli Tıp Uzmanı, Uzman Doktor Mustafa Uyanık çekimlerin ardından raporun sonuç bölümünde şunları kaydetti:

Kişi üzerinde etkisinin Basit  bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

Kişinin yaşamını Tehlikeye  sokan bir durum olduğu,

Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2,3), ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında kişide saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4 – 5 - 6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatini bildiren rapordur.

Hukuk mücadelesini sürdüreceğini kaydeden Leyla Aktaş ayrıca özetle şunları söyledi:

“Hastanede tedavimin bitmek üzere olduğunu dönemde, hala oksijen verilirken, altı ay boyunca oturur pozisyonda uyudum. İç kanama geçirdiğime dair rapora rağmen sanıklar özgürler. Hastanede ilk bir hafta oksijen tüpüne bağlı, kımıldayamaz halde tedavi gördüğüm tüm delillerde yer alıyor.

Vücudumda bir ay sonrasında dahi tekme izinin olduğunu gören tanıklar var ve tüm bu bilgilerde dosyada mevcut. Şahısların bu yargılamada minimumda 8 yıl ceza alıp, en az 2 yıl cezaevinde yatması gerekirdi.

 Sanıklara haksız tahrik eyleminde bulunmadığım, mahkemeye sunduğum ses kaydında da mevcut.

 Olay anında üzerime üç adet yasaklı cinsten köpek salındı. Evimden temel ihtiyaçlarımı karşılamak için dahi birinin yardımıyla çıkabiliyorum.

Şahıslar sürekli hala benim bölgemde kümes hayvanı beslemekteler. Söz konusu köpekler benim kapımda neden beslenmekte ve neden benim üzerime salınıyor?

TCK 109 ile ilişkili; hürriyetimden mahrum bırakıldım. Olay anında telaffuz etmediğim cümleler, sanıklara haksız tahrik indirimi uygulanması için eklendi. Bu durum benim vicdanımı yaralarken kamu vicdanını da yaralamalıdır. Ve benim gözümde bu bir utanç tablosudur.

Pınar A saçımın derisinden tutuyor ve olay anında arkamdan koşup saçımdan tutup saç derime zarar verecek şekilde bir tutam kopartıyor. Öldüreceğine dair ikrarda bulunuyor ve eylemine saldırısına devam ediyor. İki kişi, arkası dönük bir kişiye saldırıyor. 20 dakika süreyle saldırıya maruz kalıyorum. Saldırganlar, eylemine kendiliğinden son vermiyor. Olay yerine gelen bir kişi zorla ayırıyor. Bir başkasının müdahalesi ile son veriyor.

Saldırı sonrası aylarca yürüyemedim. Söz konusu ceza benim olayda tarafların satmış olduğu cep telefonumun mevcut parası değil. 7 yıllık süreçte masraflarım oldu. Planlı, kazanılmış eğitim haklarım vardı. Yaktım. Ciddi anlamda iş gücü kayıplarım oluştu. Kamu vicdanına sesleniyorum: Saldırıya uğrayan sizin çocuğunuz olsaydı, saldırgana aynı ceza verilseydi ne yapardınız?

Saldırganların kendi evlatlarınca ret edildiği de tüm resmi kayıtlarda mevcuttur. Mahkeme heyeti de görmektedir. Söz konusu kişilerin hayatıma hiçbir pozitif katkıları olmamıştır. Beni çekemediklerinden, mirasıma yönelik saldırıda bulunmuşlardır. Gerekli cezayı almalarını, ilahi adaletin yerini bulmasını istiyorum.

 Hayatım boyunca tüm sorumluluklarımı kendim taşıdım. Hiç kimsenin yaşamıma pozitif katkısı olmadığı gibi negatif katkıları olmamalı. Hayatım boyunca tüm canlıların yaşam hakkına saygılıyım. İki yıl sokak köpeklerine yiyecek taşıdım, tüm mahalle bilir. Hala da sokak kedilerini beslemekteyim.

 Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ağır derecede kemik kırığı, hayati tehlike arz edecek ve organ yaralanması mevcut iken tüm raporlarda tüm delillerde mevcuttur. Mahkemenin ise olayı BTM ile giderilebilecek raporları yok sayarak taraflı karar verdiği komik bir cezayla suçu meşrulaştırdığı ortadadır.

 Yoldere Hafriyat’ın güvenlik kamerasına saldırı yansıdı. Kolluk görevlileri tarafından o kayıt izlenmedi ve olay uzadı.

 Sorunu daha hızlı, güvenli çözsün diye AK Partili olduğunu bildiğim bir avukat ile anlaştım. Olayları tam olarak yansıtmadığı gibi, hastane raporlarımı elden ve eposta ile kendisine teslim etmeme rağmen, ilgili makamlara teslim etmedi. Yargı sürecinde, karşı tarafa tutuklama talebi olmadı. Delilleri geç sundu. Kendisi dosyamdan istifa ettikten sonra da karşı tarafın avukatı, kendisinin eskiden çalıştığı hukuk bürosunun avukatı oluyor, bu tesadüf olabilir mi? Kendisi bana, AK Parti üyeliği teklif etti. Ret ettikten sonra iyice alevlendi.

Şu an avukat tutamıyorum, engelleniyor.

Nasıl oluyorsa, beni arayan numaralar sanıklara veriliyor. Telefonlarım dinleniyor.”

 

 

 

Güncelleme: 05 Mart 2024 05:57
BENZER HABERLER
X