VATANDAŞ MESAFELİ ESNAF MUTSUZ Mola yerlerinde ve terminallerde sessiz protesto!

17 Şubat 2026 05:39
Belediyeler terminalleri hizmet noktası değil de birer "kazanç kapısı" olarak gördükçe, yüksek kira yükü esnaftan vatandaşa bir pahalılık zinciri olarak ulaşıyor.

***

Şehirler arası yolculuklarda son dönemde tanık olduğum bir manzara, aslında toplumun ekonomik gidişata ve yollardaki düzensizliğe karşı verdiği en net cevabı özetliyor. Bir otobüs dolusu insan, yani tam 40 yolcu mola yerinde iniyor; ancak bu 40 kişiden sadece üçü yemek masasına oturuyor. Geriye kalan 37 kişi ise ya otobüste bekliyor ya da çantasından çıkardığı azığıyla karnını doyuruyor. Bu tablo, tesadüfi bir durum değil; vatandaşın fahiş fiyatlara karşı başlattığı sessiz bir protestodur.

​Bu Sessiz Tepkinin Arkasındaki Gerçekler

​Bir iş insanı duyarlılığıyla konuyu araştırdığımda, bu protestonun ne kadar haklı gerekçelere dayandığını gördüm. Bugün otobüs firmalarının tamamı, araçlarını bir tesise çekmek karşılığında işletmeciden otobüs başına 2 bin TL civarında komisyon alıyor. Tesis işletmecisi de bu komisyon yükünü mecburen sattığı çorbanın, yemeğin fiyatına ekliyor. Yolcuya sadece bir "gel-geç müşterisi" gözüyle bakılıp fiyatlar şişirilince, vatandaş da bu haksız döngüye dâhil olmayı reddediyor ve cüzdanını kapatarak tepkisini koyuyor.

​Bunun sonucunda vatandaş yemeğini evinden getiriyor, tesisin masasına değil otobüsün içine, kapı önüne mahkûm kalıyor. Mola yerlerine ise ne bir kazanç ne de bir bereket kalıyor; sadece tüketilen paketli gıdaların çöpü ve atığı bırakılıyor.

​Tehlike Çanları: Ya Vatandaş Tuvaleti de Boykot Ederse?

​Asıl mesele ve bizi bekleyen asıl tehlike ise çok daha derin. Terminallerde ve tesislerde tuvalet ücretlerinin 20 TL’ye kadar çıkması, bardağı taşıran son damladır. Şu an yemek yemeyerek sessiz bir boykot sergileyen vatandaş, eğer yarın bu fahiş tuvalet fiyatlarını da protesto etmeye başlarsa işte o zaman durum çok daha vahim ve içinden çıkılmaz bir hal alır. En temel insani ihtiyacın bile bu denli pahalı olması, toplumsal sağlığı ve hijyeni tehdit edecek bir boyuta evrilebilir.

​Terminallerdeki Durum: Belediyelerin Kira Politikası

​Aynı sessiz protesto dalgası otobüs terminallerinde de hissediliyor. Esnafımızla dertleştiğimizde, onlar da belediyelerin talep ettiği yüksek kiralardan şikâyet ediyor. Belediyeler terminalleri hizmet noktası değil de birer "kazanç kapısı" olarak gördükçe, yüksek kira yükü esnaftan vatandaşa bir pahalılık zinciri olarak ulaşıyor. Sonuçta esnaf mutsuz, vatandaş ise terminaldeki her şeye mesafeli...

​Vatandaşın Mesajı Net: "Sömürüye Ortak Olmayacağız"

​40 kişilik otobüsten sadece üç kişinin yemek yemesi, bu sistemin artık tıkandığının kanıtıdır. Halkımız, yüksek kira hırsına ve otobüs firmalarının komisyon çarkına karşı alım gücüyle direniyor.

​Yolların ve terminallerin yeniden canlanması için belediyelerin kira politikalarını makul seviyeye çekmesi ve otobüs firmalarının bu komisyon beklentisinden vazgeçmesi şarttır. Aksi takdirde, bu sessiz protesto daha da derinleşecek ve yollarımızdaki o eski bereketli günleri mumla arar hale geleceğiz.

Tokat Haber’in sitesinde 28 Mart 2025 tarihli habere göre;

Sadece bir çorbanın fiyatı 130 TL. Aynı şekilde bir tost ya da gözleme de 130 TL. Küçük bir bardak çaya 20 TL, yarım litrelik suya ise yine 20 TL isteniyor. Fiyatlar bununla da sınırlı değil...

Etli veya kıymalı yemekler: 250 TL

Tavuklu yemekler: 200 TL

Sebzeli yemekler: 150 TL

Pilav veya makarna: 120 TL

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X