MASKE DÜŞTÜ, TİYATRO BİTTİ Ortadoğu bataklığında kimler boğuluyor?

28 Mart 2026 07:47
Yıllardır "Sizi ben koruyorum" diyerek bölge ülkelerinden milyarlarca dolar haraç kesen Amerika’nın, aslında koca bir kâğıttan kaplan olduğu ortaya çıktı. Ortada bir koruma kalkanı falan yok; sadece devasa bir korku tüneli var.

**​

Yüzyıllardır dünyayı bir satranç tahtası gibi kullananların, "biz ne dersek o olur" diyen küresel kabadayıların ve bin yıldır karakterinden zerre ödün vermeyen aktörlerin maskesi, bugün Ortadoğu’nun alevleri arasında yerle bir oldu. Karşımızda ne o eski "yenilmez" Batı var, ne de iddia edildiği gibi "stratejik bir savaş."

Yaşananlar, tarihin en büyük ve en trajik prodüksiyonlarından biri.

 Bin Yıllık Karakter: Hedef Şaşıran Füzeler, Şaşmayan Hesaplar

Önce iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım. Bölgenin kadim aktörü İran’ın bugün sergilediği tavır, aslında şaşırtıcı değil; bin yıllık stratejik karakterinin bir tezahürüdür. İslam coğrafyasında "direniş" edebiyatı yapıp, iş icraata geldiğinde füzelerin rotasını Müslüman komşularına çevirmesi bir "hata" mıdır?

 İsrail ve ABD’nin başlattığı saldırılara "misilleme" adı altında atılan o binlerce füze, nedense İsrail’in stratejik noktalarına, limanlarına veya petrol tesislerine uğramıyor. Bizim haberciler ekranlarda "İsrail üzerinde füze yağmuru" diye bağırırken, önümüze sadece havaya uçmuş bir araç, camı çerçevesi inmiş beş bina görüntüsünü getirip duruyorlar.

 Asıl "yağmur" ise sessizce ve tam isabetle Müslüman kardeşlerinin tepesine yağıyor:

 Katar’ın Ras Laffan tesisleri: Dünyanın gaz kalbi, İran füzeleriyle ağır hasar alıyor, LNG üretimi duruyor.

 Kuveyt ve Dubai: Rafineriler alev alev yanıyor, sivil altyapılar yerle bir ediliyor.

İsrail’e atılanın beş katı isabet oranıyla komşu coğrafyayı vuran bu füzeler, bin yıllık o "tanıdık" karakterin, kendi coğrafyasını dizayn etme hırsının bir sonucudur.

 Korku Tünelindeki Kabadayı: ABD ve Çöken "Koruma" Efsanesi

 Gelelim o "dünya jandarması" Amerika’ya... Yüzyıllardır dünyayla istediği gibi oynayanların, bugün nasıl bir bataklığa saplandığını hep birlikte izliyoruz. Yıllardır "Sizi ben koruyorum" diyerek bölge ülkelerinden milyarlarca dolar haraç kesen Amerika’nın, aslında koca bir kâğıttan kaplan olduğu ortaya çıktı.

​Ortada bir koruma kalkanı falan yok; sadece devasa bir korku tüneli var. Amerika, bugün kimseyi koruyamadığı gibi, kendi askerlerini ve üslerini bile savunamaz hale gelmiş durumda. Savaşın en garip yanı ise küresel petrol baronlarının dokunulmazlığı... Dünyanın en büyük Amerikan petrol şirketlerinin tesisleri, füzelerin vızır vızır geçtiği gökyüzünün altında adeta görünmezlik zırhına bürünmüş. Rezillik o ki; füzeler yoksulun çatısına düşüyor ama baronun boru hattına teğet bile geçmiyor.

​Zavallı Bir Final: Trump ve Dilenci Diplomasisi

​Bu küresel tiyatronun en hazin ve en "zavallı" sahnesi ise Donald Trump’ın şahsında yaşanıyor. Bir zamanlar Beyaz Saray’dan dünyaya parmak sallayan, "Önce Amerika" diyerek müttefiklerini aşağılayan o adam, bugün girdiği bataklıkta tam bir siyasi dilenciye dönüştü.

​"Gereksiz" dediği, "Faturasını ödemiyorlar" diye hor gördüğü NATO’nun kapısına gidip yardım dilenmesi, aslında bir imparatorluğun iflas vesikasıdır. "İran'a saldırıları erteledim" diyerek aslında vuramayacağı tesisler için zaman kazanmaya çalışması, o eski "vurdu mu oturtan" kabadayı imajının ne kadar aciz bir hale geldiğinin kanıtıdır. Müttefiklerinden beklediği desteği bulamayınca sosyal medyadan "korkaklar" diye hakaretler yağdıran bir lider... Bu bir güç gösterisi değil, balçığa gömülen birinin son çırpınışlarıdır.

​Netice-i kelam; Amerika artık "koruyan" değil, korunmaya muhtaç bir "zavallı" konumundadır. İsrail, Amerikan desteği olmadan bir "hiç" olduğunu tescillemiştir. İran ise bin yıllık karakteriyle yine kendi coğrafyasını yakmaktadır. O füzeler yanlış yerlere yağıyor olabilir ama gerçekler tam da bu küresel şarlatanlığın merkezine, tam isabetle iniyor.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X