ÇAMURUN İÇİNDE BİR DEVLET İRADESİ Sahadaki kahramanların destanı
***
Bugün Suriye’nin kalbinde, tarihin yeniden yazıldığı o tozlu ve çamurlu sokaklardayım. Burası, gelişmiş dünyanın konforundan fersah fersah uzak; suyun akmadığı, elektriğin hayal olduğu, yolların çukurlarla boğuştuğu bir mahrumiyet bölgesi gibi görünebilir.
Ama bu çamurlu yolların üzerinde, hiçbir paranın satın alamayacağı bir şey filizleniyor: Yıllarca prangaya vurulmuş bir halkın özgürlük iradesi.
Bizler evimizde musluktan su akmadığında dünyayı ayağa kaldıranlar, burada bir yudum suyun ve bir anlık ışığın ne büyük bir devlet kudretiyle geldiğine bizzat şahitlik ediyoruz. Suriye halkı, Esed zulmünün karanlığından ve terör örgütlerinin işgalinden kurtulurken, karşılarında sadece Türk askerinin namlusunu değil, Türk Devleti’nin sarsılmaz yönetimini buldu.
Bu muazzam dönüşümün asıl mimarları, devletimizin sahadaki sarsılmaz mülki iradesini temsil eden Valilerimizdir. En zor zamanda, barut kokusunun içinde birer nizam abidesi gibi duran Valimiz Burak Akeller, Valimiz Sinan Korkmaz ve her daim çözüm odaklı duruşuyla sahada fark yaratan Valimiz Kemal İnan... Bu üçlü yapı, bu topraklara devletin imzasını attı. Onlar, makam koltuklarını değil, dize kadar çamuru ve uykusuz geceleri seçerek hürriyetin yolunu açtılar.
Bu güçlü mülki idarenin hemen yanı başında, Valilerimizin en büyük destekçisi ve stratejik aklı olan Mehmetali Devrim Bey'in danışmanlık vizyonu ise bu operasyonun başarısında kritik bir rol oynadı. Mehmetali Bey, Valilerimizin liderliğinde sahadaki koordinasyonu sağlayan, kaosun içinden nizam çıkarma yolunda her düğümü çözen ve mülki idarenin idari zekâsını sahaya yansıtan önemli bir figür oldu.
Yine yerel yönetimde omuz omuza verdiğimiz Mustafa Osman, her koordinasyonda yanımızda olan Ceyhan Altıngök; disiplinin ve güvenin teminatı Atilla Hoşgören, Savaş Çiçekdağı ve Serkan Bay... Bu isimler, ailelerinden uzakta, bu tozun toprağın içinde bir umut ışığı yaktılar. Türk askerinin gölgesinde, Valilerimizin dirayeti ve danışmanlarımızın rehberliğinde; Türkiye kültürünü almış, bizim medeniyetimize hayran bu halk, şimdi kendi geleceğini yeniden inşa ediyor.
Evet, belki bugün yollar bozuk, belki musluklar kuru... Ama bu coğrafyada artık "Özgürlük" şarkıları söyleniyor. Esaret bitti, zulüm dindi. Arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin çelik iradesi ve bu kahraman evlatları olan bir Suriye, çok yakında küllerinden doğacak ve bu çamurlu sokaklar huzurun merkezi olacaktır.
Vefa borcumuzdur: Bu şanlı direnişin ve dirilişin kahramanlarına selam olsun!
Görsel: Burak Akeller ve Kemal İnan “Asrın felaketi” olan 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrası da felaket anında ve felaket günlerinde yaraların sarılması için bitmez bir azim, insanüstü bir gayret ve fedakarlıkta bulundu. (miahaber.com.tr)
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Çocuklarımız nereye koşuyor? 16 Nisan 2026 Perşembe
- Batı çöktü, imparatorluk kuruldu! 10 Nisan 2026 Cuma
- Sabrın sonu Türk'ün yolu 07 Nisan 2026 Salı
- Savaşın barutu ve trilyonluk soygun! 03 Nisan 2026 Cuma
- Amerika'da ilk kurşun 02 Nisan 2026 Perşembe
- Bir vefa portresi: Hamza Şayir 01 Nisan 2026 Çarşamba
- Bir savunma çökertme operasyonu 29 Mart 2026 Pazar
- Ortadoğu bataklığında kimler boğuluyor? 28 Mart 2026 Cumartesi
- Mekânın sahibi dönüyor: Bin yıllık şafak 25 Mart 2026 Çarşamba
- Stratejik Körlük mü, Büyük Bir Tiyatro mu? 23 Mart 2026 Pazartesi