KANLI DENKLEM: HÜRMÜZ’ÜN KİLİDİ Savaşın barutu ve trilyonluk soygun!
**
Dünya bir yangın yerine çevrildi ama bu yangını söndürmek isteyen yok. Çünkü bu yangın, küresel baronların kasalarını ısıtıyor. Önce Rusya-Ukrayna hattında bir enerji savaşı başlattılar, şimdi ise Amerika-İsrail eliyle Orta Doğu’yu ateşe veriyorlar. Herkes "strateji" diyor, ben ise "Büyük Mülksüzleştirme" diyorum.
Hürmüz Boğazı kilitlendiği an, dünya ekonomisinin şahdamarı kesilmiş demektir. Ama unutmayın; birinin şahdamarı kesilirken, bir başkası o kanı altın kadehlerde topluyor.
Para Yanmıyor, Sadece "Hortumlanıyor"
Herkes soruyor: "Petrol fiyatları uçunca bu paraya ne oluyor, yakılıyor mu?" Hayır dostlar, para buharlaşmıyor. Petrolün varili her 1 dolar arttığında, sizin cebinizden çıkan o devasa meblağlar dünyanın en acımasız karteli olan "Big Oil" şirketlerine akıyor. İsimlerini not edin, bu isimler modern dünyanın finansal firavunlarıdır:
ExxonMobil & Chevron (ABD): Savaşın dumanı tüterken yıllık 100 milyar dolardan fazla net kâr açıklayan, Pentagon’un enerji kolu.
Shell & BP (İngiltere/Hollanda): Hürmüz’deki her gerginliği borsada spekülasyona çeviren, sömürgecilikten emekli olmayan devler.
Saudi Aramco: Sistemin ana damarı, küresel finansla göbekten bağlı para basma makinesi.
Hürmüz Boğazı: Dünyayı Terbiye Etme Kilidi
Hürmüz Boğazı'nın kapanması demek, dünya petrolünün yüzde 20'sinin rehin alınması demektir. Bu bir "kriz" değildir; bu, her 10 paradan 9’una hükmeden o malum "Üst Aklın" dünyayı açlıkla, karanlıkla ve enflasyonla terbiye etme operasyonudur.
Petrol fiyatları yükselince paraya ne mi oluyor? O para; BlackRock, Vanguard ve State Street gibi, hem bu petrol şirketlerinin hem de silah devlerinin (Lockheed Martin, Raytheon) asıl sahibi olan devasa fonların havuzunda toplanıyor. Savaşanlar ölüyor, biz ödüyoruz, onlar ise istifliyor!
Trilyonluk Tezgâh: Kim Kazandı, Kim Kaybetti?
Amerika, İsrail’e sınırsız mühimmat gönderirken, İsrail bölgeyi ateşe verirken kazanan "demokrasi" değil. Kazanan; silahı satan, petrolü kontrol eden ve parayı yüksek faizle borç veren o dar zümredir.
Kaybeden: Ukrayna’da can veren genç, Gazze’de yok edilen bebek ve İstanbul’da, Londra’da, New York’ta ekmeği küçülen sıradan vatandaştır.
Kazanan: Savaşı finanse eden Wall Street bankaları, petrolü stoklayan enerji baronları ve küresel paranın %90'ını elinde tutan o meşhur ailelerin kurduğu finansal imparatorluktur.
Netice: Bu Bir Soygun Düzenidir!
Para yakılmıyor! Para; Hürmüz’den geçemeyen gemilerin, Ukrayna’da patlayan füzelerin ve Orta Doğu’da dökülen kanın üzerinden geçerek; Tel Aviv’in, Londra’nın ve New York’un arkasındaki o dipsiz, karanlık kasalara transfer ediliyor.
Dünya ekonomisi çökmüyor, dünya ekonomisi "hortumlanıyor". Kriz dedikleri şey, servetin el değiştirmesi için uydurulmuş devasa bir yalandır. Ve bu yalanın bedelini biz, hayatlarımızla ödüyoruz.
Şimdi söyleyin: Bu kanlı tiyatroda alkış tutanlardan mı olacaksınız, yoksa bu devasa hırsızlığa "Dur!" diyenlerden mi?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Milletin genetiğine bastırılan ithal elbise ve ‘güven’ dinamiti 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Böl, parçala ve yönet tiyatrosu 09 Ekim 2026 Cuma
- İtalyan insafı değil, sistem iflası 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Bağlama: İnsanın içinde söylenmeyen kalan sesi 25 Eylül 2026 Cuma
- Tarla ile market arasında kim kazanıyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Cezayir’deki balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişim 16 Eylül 2026 Çarşamba
- Etin fiyatı kasapta değil merada başlar 10 Eylül 2026 Perşembe
- Mümkün olanı inşa etmek 04 Eylül 2026 Cuma
- Karadeniz'in bitmeyen hırçınlığı 02 Eylül 2026 Çarşamba
- Malazgirt ruhu ve asla bükülmeyen Türklük 29 Ağustos 2026 Cumartesi