BÖLGE DOSYASI / ANALİZ: Stratejik Körlük mü, Büyük Bir Tiyatro mu?
**
Ortadoğu’nun toz dumanı arasında herkes "İran, İsrail’le savaşıyor" masalına odaklanmışken, sahadaki rakamlar ve hedefler bambaşka bir gerçeği, hatta büyük bir ihaneti fısıldıyor. Gelin, askeri mantığın iflas ettiği o tabloya birlikte bakalım.
Rakamların Dili: 1000’e 3500!
Bir yanda "can düşmanı" ilan edilen İsrail, diğer yanda aynı coğrafyayı paylaşan Müslüman komşu ülkeler... İran, sözde savaş açtığı İsrail’e 1000 adet füze gönderirken, ne hikmetse kendi komşularının üzerine 3500 adet füze sallıyor. Bu sadece bir sayısal dengesizlik değil; bu, savaşın asıl hedefinin kim olduğunun en somut kanıtıdır.
Askeri Mantık Nerede?
Dünya savaş tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir "askeri bilgisizlik" ile karşı karşıyayız. İran’ı her gün vuran, tepesine ateş yağdıran o İsrail uçakları nereden kalkıyor? Tabii ki havaalanlarından. Peki, bu uçakların kalktığı pistler, lojistik merkezler neden hâlâ tıkır tıkır çalışıyor?
Eğer niyetiniz gerçekten savaşmak ve kendinizi savunmaksa, önce sizi vuran o "elin" kalktığı havaalanını, o yakıtın geldiği limanı yerle bir edersiniz. Ancak bakıyoruz ki; İsrail’de sadece üç-beş bina veya boş araziler "sembolik" olarak vuruluyor. Buna karşılık; Katar’ın devasa gaz tesisleri, Dubai’nin, Bahreyn’in ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin can damarı olan sivil havalimanları ve enerji hatları doğrudan ateş hattına sürülüyor.
Dokunulmaz Devler ve Çalışan Limanlar
İsrail’in ekonomisini bir günde felç edebilecek o devasa limanlar ve petrol terminalleri orada kale gibi duruyor. Tek bir çizik bile almıyorlar! Hemen yanı başlarında, Amerikan petrol devleri ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips milyarlarca dolarlık operasyonlarına hiçbir engel olmadan devam ediyor.
Şunu sormak her vicdanlı insanın borcudur: İran aslında kime düşman? Eğer o toplam 4500 füze sağa sola, masum komşuların üzerine saçılacağına; tek bir merkezden, koordineli bir şekilde İsrail’in stratejik noktalarına kilitlenseydi, bugün bölgede ne İsrail kalırdı ne de bu kaos bu kadar uzardı.
Sonuç: Hedef Şaşırtma Operasyonu
Görünen o ki; İsrail’in hava sahası, limanları ve petrolü bir şekilde "görünmez bir zırhla" korunuyor. Ancak Müslüman komşuların enerjisi, huzuru ve ekonomisi her fırsatta ateşe atılıyor. Hürmüz Boğazı üzerinden dünyayı tehdit edenler, aslında asıl düşmana değil, bölge ülkelerine diz çöktürmeye çalışıyor.
Bu füzeler adresini şaşırmıyor. Bu füzeler, bilinçli bir stratejiyle asıl düşmanı teğet geçip, bölgeyi tasarımlamak için komşuların bağrına saplanıyor. Ortada bir savaş var evet, ama bu savaş İsrail ile değil; İsrail bahanesiyle bütün bir coğrafyayı rehin alma savaşıdır!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Milletin genetiğine bastırılan ithal elbise ve ‘güven’ dinamiti 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Böl, parçala ve yönet tiyatrosu 09 Ekim 2026 Cuma
- İtalyan insafı değil, sistem iflası 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Bağlama: İnsanın içinde söylenmeyen kalan sesi 25 Eylül 2026 Cuma
- Tarla ile market arasında kim kazanıyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Cezayir’deki balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişim 16 Eylül 2026 Çarşamba
- Etin fiyatı kasapta değil merada başlar 10 Eylül 2026 Perşembe
- Mümkün olanı inşa etmek 04 Eylül 2026 Cuma
- Karadeniz'in bitmeyen hırçınlığı 02 Eylül 2026 Çarşamba
- Malazgirt ruhu ve asla bükülmeyen Türklük 29 Ağustos 2026 Cumartesi