ASLINDA KOGACE DE AYNI FİKİRDE GİBİ… 30 Nisan’da, Adliye önüne

25 Şubat 2026 06:16
Yine şahsım adına, Güngör Arslan ile kavgam bitti çünkü kavga edecek kişi yok aramızda ama şahsında, kavgası edilecek kişi ve Nazlıcan Arslan’ın ilgili yorumunda vurguladığı gibi, kavgası sürecek bir dava var.

***

Hangi dağda kurt öldü?”

Sevgili okur..

Bir önceki yorumumun da giriş cümlesi idi ama bir önceki yorumun sehven veya bile isteye tekrarı değil, bugünkü.

Şahsımın da, “Kapıdan kovulup bacasından girerek” üyeliğini sürdürdüğü Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nde başkanımız Cemal Kaplan’ın sağlık problemleriyle görevi bırakması..

Yönetim kurulunun oylamasıyla başkanlık görevine Şahin Oktay’ın getirilmesinin ardından kayda değer gelişmeler var.

Bu benim tespitimdir.. Katılan katılır, katılmayan katılmaz.

Halit Yılmaz’ın bence hayli iyi geçen birinci başkanlık döneminin ardından ikinci başkanlık dönemi ile birlikte “Fetret dönemine” giriş yapan cemiyetimiz..

Çetin Gürol dönemi ile birlikte alacakaranlık içine sürüklendi.

O süreçte vakti zamanında Bizim Kocaeli’deki mesai arkadaşlığımızdan sebep hayli yakından tanıyıp tahlil ettiğim Çetin Gürol’un başkanlığa seçilmesinin ne tür facialara yol açacağını dilim döndüğünce kongre öncesi de izaha çalıştım ama “Haklıymışsın” denildiğinde artık çok geçti.

Hele ki, “Kazanmak için her şey mubahtır” anlayışı ile seçim kazanıp koltuk edinenlerin eline  “güç” eline geçmeye görsün.

Kurumlarda devamlılık esastır..

Çetin Gürol döneminde ilimiz gazetelerinin teşhir edildiği yanılmıyorsam bir Kocaeli Kitap Fuarı’nda vakti zamanında birlikte çalıştığı Güngör Arslan’ın Bizim Kocaeli’sini yok sayan KOGACE’den..

Şahin Oktay süreci ile birlikte Güngör Arslan’ın katlinin yıldönümünde taziye yayınlayan KOGACE’ye:

Kamuoyuna duyuru:

Meslektaşımız Güngör Arslan’ı, hain bir saldırı sonucu aramızdan ayrılışının 4. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.

19 Şubat 2022’de yaşanan bu saldırı, basın camiamızda derin bir yara açmıştır. Aradan geçen dört yıla rağmen acımız tazeliğini korumakta, adalet arayışımız ise kararlılıkla sürmektedir.

Gazeteciliğin şiddetle susturulamayacağını bir kez daha vurguluyor, merhum meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve basın camiamıza başsağlığı diliyoruz.”

Yeterli mi.. Bence yetersiz.

Olması gereken ölüm yıldönümünde mezarı başında bir anma ve aynı gün içinde sokakta, meydanda bir basın açıklaması idi.

Yine eskisi gibi…

Öte yandan; söz konusu açıklama bile bir mesafedir. Önemlidir.

Yine eskisi gibi, demişken…

Kasım ayında gerçekleşecek kongre öncesi şahsımın da çağrıcıları arasında yer aldığı grup veya hareketin adı.

KOGACE’nin eski günlerine bir özlemin adı, aynı zamanda.

Alışagelmişin dışında bir programı aday gösterdik ve İzmit’e açık çağrımız oldu: “Ya bu program etrafında aday çıkartın. Ya Gebze’den başkan adayı çıkartıyoruz…”

İzmit, bu ilin merkez ilçesi ve Gebze’ye mesafesi 50 kilometre.

Olası ve olması gereken soru şu: “Gebze’den bir başkan, ne kadar yapabilir…”

KOGACE’de Şahin Oktay’ın başkanlık sürecine kadar olan zamanı bağlayacak şekilde, yanıt şu: “Mevcuttan, daha kötü olamaz.”

Hamlemiz erkendi, acele edildi falan filan…

Eylem zamanı, eylem tartışılmaz ama bazı dönüşler ve tespitlerden sebep şunu söylemek mümkün:

İzmit’ten bu sefer bir başkan adayı, henüz taslak aşamasındaki program etrafında birliktelikle, çıkacak.

KOGACE’deki değişimin o çıkışımızla ilgisi olabilir mi?.

Varsa öyle bir olasılık, bu bizi mutlu eder

Önceki pazartesi günü benim için günlerden İzmit’ti.

8 Mart’tan bir süre sonra Gebze Yenigün üzerinden yayınlanacak bir özel çalışmanın İzmit ayağı için gittim ve pazartesiyi, hususi seçtim.

Yine Şahin Oktay dönemi ile birlikte takdir ettiğim icraattır. Başkanımız pazartesi günleri 16 Ocak Medyaevi’nde üyeleri dinlemeye başladı.  

Meslektaşımız Şennur Uzan Yıldız’ın “Yönetime adayım” diye tanımladığı ama özünde başkan adaylığını açıklaması sonrası kendisiyle de görüşmüş.

Benle sohbetinde de Yine eskisi gibi grubunun taslak halindeki programını incelediğini…

Kasım ayındaki kongreye kadar olan süreçte yönetim olarak her tür öneriye açık olduklarını ve makul, uygulanabilir olanları hayata geçireceklerini söyledi.

Kişisel izlenim ve kanaatim kasım ayında başkanlığa aday da olacak. Bu yaklaşımını koruması halinde, sandıktan da çıkması halinde kongrenin kaybedeni olmayacak Yıllar sonra cemiyetin ve mesleğin kazandığı bir kongre olmuş olacak, kanaatindeyim.

Ve bağlarken…

Güngör Arslan davasına dair yerel mahkemenin kararı Yargıtay’da bozuldu ve dava yeniden görülmeye başladı.

Yeni sürecin ilk oturumu 4 Aralık’ta idi.

Kızı, Avukat ve gazeteci Nazlıcan Arslan, 02 Aralık 2025 tarih ve “Güngör Arslan’ın savaşı 4 Aralık’ta” başlıklı yorumunda Kocaeli 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma için genel kamuoyuna ve camiamıza aleni çağrıda bulundu.

Şahsım adına ıskaladığım, geç fark ettiğim bir yorumdu. O gün orada olabilir miydim bilemiyorum ama en azından, olmak isterdim.

Ben de eski çalışanlarındanım. 15 Temmuz sürecinde kapatılan Bizim Kocaeli’nin kuruluş sürecindeki muhabirlerindendim.

Özellikle belli bir süreçten sonra yıldızımız hiç barışmadı. Hep adı konmamış bir “kavga” halindeydik. Bigman Çakman dönemi Kocaeli Zirve’de mesleğimi bağımsız sürdürdüğüm süreçte Kocaeli Zirve’yi almasının üçüncü günündeki “kavgamızda” şahsım adına, “Ne cenazeme ne cenazene” diye köprüleri attım. Son diyaloğumuzdu ama dediğimi de yaptım. Cenazesine katılmadım.

Yine şahsım adına, Güngör Arslan ile kavgam bitti çünkü kavga edecek kişi yok aramızda ama şahsında, kavgası edilecek kişi ve Nazlıcan Arslan’ın ilgili yorumunda vurguladığı gibi…

“Bu bir cinayet davasından öte!

Bu dava yalnızca bir kurşunun kimin tarafından sıkıldığı değildir.
Bu dava, bir gazetecinin kamu gücüne karşı direnişinin davasıdır.
Bu dava, bir kalemin susturulma çabasına verilen cevabın davasıdır.
Bu dava, özgür basının, hakikatin, adaletin davasıdır.”

Ben de aynı kanatteyim.

Şahin Oktay dönemi ile birlikte farklı bir ivmeye bürünen KOGACE de ilgili açıklamasında yer aldığı gibi “Gazeteciliğin şiddetle susturulamayacağını” 30 Aralık’ta Kocaeli Adliyesi önünde fiziken de göstermelidir diyorum.

Galiba veya sanırsam KOGACE de benimle aynı fikirde gibi. Nüanslarda ayrışma mümkün ama o gün adliye önünde olmaya engel değildir, kanatindeyim diyorm.

Elbette sadece şimdilik..

Başka da bi’şi demiyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X