KOGACE YOKSA DA KOCAELİ BAROSU VAR “FETÖCÜ” davam 0-1 idi. Şimdi durum 1 – 1

28 Şubat 2026 04:55
Davanın, davacıdan bağımsız şekilde, avukatının dosya parası koparma davasına dönüştüğünü hissettim ve bunun üzerine istinafa; Sakarya Bölge İdare Mahkemesine başvurdum.

**

Sevgili okur…

İşbu yorum şahsımda, mesleğimizi ve adalet sistemini, adalet sistemi içinde kimi avukatların hal ve durumlarını içermektedir. Bu satırdan itibaren terke açıktır.

2022 yılının eylül ayı idi.

Darıca Belediye Meclisi’nde, Bayramoğlu dolaylarındaki iki arsada rant kokan bir takas kararı, CHP Grubu’nun ret oyuna karşı kabul edildi.

Gökhan Aktaş başkanlığındaki dönemin CHP Darıca İlçe Örgütü, anılan yerde basın açıklaması yaptı ve ilgili imar kararından rant edinen kişinin “FETÖ”cü olduğunu iddia etti ve iddiasını belgeledi.

İlgili zat, 15 Temmuz sürecinden sonra önce gözaltına alınmış ve beş yıl tutuklu kalmıştı.

İlgili haberden bir gün sonra bir köşe yazısı yazdım.

Fethullahçı olduğu aleni kişiye kasıtla “Fethullahçı ‘FETÖCÜ’ler ektikleri biçmekteler” başlıklı yorumda “FETÖCÜ” kelimesi tırnak içinde olması ve yorumun içinde; “Yani bence hala Fetullah Gülen sempatisi içinde olanlar var ama onlar dahi.. Teröre bulaşmamış hiçbir Fetullahçı’ya FETÖ’cü dememek lazım, yanlış…” cümlesine rağmen…

Şikayet konusu yazı fikri ifade içeren bir yorum olmasına rağmen..

Haber şeklinde cezalandırıldı ve Gebze Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla suçlu bulundum.

Yorumda adı geçen kişinin, maddiyata dayalı hiçbir talebi olmadı. Danıştığım birkaç avukat, karara olası itirazımın ağır maddi külfetleri olduğunu söyleyince kararı içime sindirdim.

Davalı, ‘benim’ diye demiyorum. Ancak üyesi olduğum Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti olması gerektiği şekilde, yorumun içeriğinden bağımsız halde şahsımda gazeteci üyesinin yanında olup hukuki destek sağlasaydı, o itirazı da yapardım.

Bir sonraki aşamada ise tekraren; adı geçen kişinin hiçbir maddi talebi olmamasına rağmen avukatı karara itiraz etti ve şahsımdan, yargılama giderinin tahsilini talep etti.

Gebze Asliye Ceza Mahkemesinde karar davasına, malum sağlık gerekçelerimden ötürü katılamadım. Tebligatı şüphesiz yapılmıştır. Ancak bir senelik o zaman diliminde… özetle sıkıntılıydı biraz.

Davanın, davacıdan bağımsız şekilde, avukatının dosya parası koparma davasına dönüştüğünü hissettim ve bunun üzerine istinafa; Sakarya Bölge İdare Mahkemesine başvurdum.

Şahsıma ceza verilen davada niye yer alamadığımı, belgesiyle sundum.

Bizim mesleğe en yakın meslek, avukatlık..

Bir hukuk fakültesi mezununun, dava konusu yazının bir yorum olmasına karşın haber olarak tanımlamasını manidar bulduğumu aleni ifade ettim.

Tırnak içi ifadenin ne anlama geldiğini, Türk Dil Kurumu’nun biri lehime diğeri aleyhime iki tanımlaması ile aktardım.

Davalıya, “Fethullahçı” tanımlaması yaptığımı kabul ettim. “FETÖCÜ” demediğimi, “FETÖCÜ” diyenin ben olmadığımı yazdım.

Özetle;

Suçlu bulunduğum duruşmanın yokluğumda gerçekleşmesi ve savunmamın alınmaması

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 15 Eylül 2022 yerine 2022 olarak yanlış yazılması…

“Haberin” başlığı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde hakaret suçundan iki kez mahkûmiyet kararı verilmesi…

Sanık ve “katılanlar vekili”nin istinaf itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ilgili yasa maddelerine atıfla ilgili maddelere aykırı davranılması nedeniyle hükmün bozulmasına

Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

CMK’nın 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere, 31 Aralık 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yani sevgili okur..

Bu davada durum, kalede kaleci yokken, üstelik beş metre mesafeli ofsayttan yediğim golle aleyhime 0-1 idi. 1-1 oldu.

Önümüzdeki süreçte, davacının yeni bir dava açmaması için devletin ilgili kurumlarına yatıracağım bir ön ödeme olacakmış. Ardından, dava yeniden görülecek.

Tekraren…

Bu dava şahsımda, mesleğin davasıdır kanaatindeyim.

Cemal Kaplan’ın sağlık gerekçesiyle başkanlık görevini bırakmasının ardından Şahin Oktay başkanlığında, içinde bulunduğu fetret döneminden silkinir bir görünüme bürünen Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nin ilgisizliğinde esaslı bir hukuk mücadelemi sürdürüyorum.

Elbette bu süreçte, tek başıma yürüyorum.

Ne zaman benzer durumlarla karşılaşsam kapılarını çaldığımda gönüllülük temelinde akıl veren, yönlendiren, dilekçelerime destek olan avukatlar var.

Kocaeli Barosu’nun Gebze ve İzmit’ten, birbirinden değerli üyeleri var.

İsim yazmayacağım..

Hepsinin şahsında; Kocaeli Barosu’na teşekkür ederim…

Geçen dönemin KBB Başkanı, günümüz Cumhurbaşkanlığı Etik Komisyonu Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu’nun şahsımla birlikte o dönem çalıştığım gazetenin sahibinden 100’er bin lira istediği davadan da.. onların desteğiyle beraat etmiştim.

Er veya geç, bundan da beraat edeceğim kanaatindeyim, diyorum.

Hızır idi Yunus idi” diyorum…

FETÖCÜ idi, Fethullahçı idi” diyorum…

Şimdilik olmak kaydıyla, başka da bi’şi demiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X