UİDDER’DİR, MİB’DİR, ALINTERİ’DİR AYRI.. Gebze’de de emek hareketi yerel basına mecbur
***
Bugün haber sitemizde yazarının biri şartlar gereği bende saklı, “konuk yazar” statüsünde iki köşe yazarı ve yorumları daha var.
Birinde Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı Elif Alçınkaya bizlere İstanbul, Hadımköy’de efsanevi Greif işgalini, aynı zamana denk gelen Feniş direnişi ilişkisi üzerinden anlatıyor.
Diğerinde giydirilmemiş maaşı 110, sosyal maddi diğer haklar edinince 150-160 bin lira maaşla çalışan bir Basf Türk Kimya / Çayırova çalışanı, DİSK Lastik-İş Sendikası Gebze Şubesi’nin örgütlü olduğu fabrikada “olan biteni.”
Bir süre önce Umut-Sen’in sitesinde de yer alan yorum bugün biraz daha pekişmiş ve az biraz da redakte görmüş haliyle, Gebze Emek’te.
Elbette gerek işyeri temsilciliği ve şube yönetiminin gerekse öyle uygun görmeleri halinde sendikanın genel merkezinin yanıt hakkinin baki olduğu değerlendirmeler var.
Ancak Lastik-İş kurumsalında farklı bir tarihe sahip DİSK’in adının bu tür vakalarla anılıyor olması, manidar. Kulağıma gelen diğer hadiseleri de göz önüne aldığımda DİSK’in esaslı bir silkelenmeye ihtiyacı olduğu kanaatindeyim.
Hele ki dününe dönüp baktığınızda; günümüz genel başkanları Arzu Çerkezoğlu’nun olası CHP Milletvekili adaylığı senaryoları üzerinden gündemde yer almayı…
İçine sindiriyorsa, sindirsin madem.
Emek hareketi elbette alabildiğine her yerde, belediye meclislerinde dahi temsil edilmeli.
Sendikacılar, aktif siyasete atılamaz diye de bir durum söz konusu değil. Kaldı ki her bireyin en demokratik hakkı ama biçimleri, usulleri var.
Sendikalar; hemşeri derneklerinde sıklıkça rastlandığı gibi, basamak olarak kullanılamaz. O koltuk, kişiler bazında pazarlık veya “güç” mekanizması olamaz.
**
Emek hareketinin kendi içindeki en önemli sorunlarından biri, bir sendikanın örgütlü olduğu işyerinde bir diğerinin örgütlenme çalışmasıdır.
Bu olumsuz halin Gebze Bölgesi’nde en şiddetli yaşandığı yıllar 1990’lardır. Çolakoğlu Metal dâhil olmak üzere BMİS’in örgütlü olduğu pek çok yerde Türk Metal örgütlendi.
Bu kalıtsal sorunun çözümüne yönelik önemli bir hamle geçtiğimiz yıllarda atıldı. BMİS’in önceki dönem genel başkanı Adnan Serdaroğlu ile Türk Metal’in merhum genel başkanı Pevrül Kavlak arasında, “Centilmenlik” diye de tanımlanabilir bir sözleşmeye imza atıldı.
Sendikal örgütlenmelerde esas kayıtsız şartsız işçi iradesi ve işçinin tercihiyle olan örgütlenmelidir.
Ülkemizde sendikal hareket gerek işçi, gerek memur sendikalarında çokludur. Tek çatı zaman zaman sabun köpüğü misali gündeme gelmekte, sonra geldiği gibi ortadan kalkmaktadır.
Mevcut zeminde sendikalar arası söz dalaşlarında tarafların birbirine yönelik eleştirilerinde “Sarı sendika” yaftalaması, en sık başvurulan oluyor.
Yakın zamanda; Migros depo işçilerinin zaferiyle sonuçlanan direniş ve eylemler esnasında depoda örgütlü DGD-SEN’den Migros’un mağazalarında örgütlü Tez Koop-İş’e yönelik benzer söylem ve ithamlarda bulunuldu.
Bu detayda kimin haklı haksız olduğu, basını bağlamaz.
DGD-SEN’in direniş süreci içindeki eylem ve tepkileri bence olması gerektiği şekilde, çok iyiydi.
Tez Koop-İş başta olmak diğer sendikalara halk ağzıyla, “Atar gider” halleri kendilerini ve muhataplarını bağlar.
Ancak emek yanlısı diye tabir edilen basını diğer sendikalar ile olan kavgalarında taraf olmaya sürükleyen, Tez Koop-İş haberi yaptı diye haberi yapan yayın organını hadsizce ve bilmediği bir mesleğe dair ahkâm keserek cahilce eleştirileri, fiyaskodur.
Basın... Genel merkez veya şubelerin çok adaylı kongrelerinde de taraf olmaya itilemez veya tarafların kavgasına alet edilemez.
Bunun talihsiz örneklerinden birini naçizane Petrol-İş Gebze'nin son kongresi öncesi, üstelik ahlaksızca tröllenerek yaşadım. O çevre seçimi kazandı, Şube binasından ayağımı kestim. Grevlerinde, direnişlerinde varım da eskisi gibi, "Çay içmeye geldim" de yokum. Bu sitenin kısıtlı gelir kaynaklarından biri, sendikaların kimi günlerdeki ilanlarıdır.
Bu sitede Petrol-İş Gebze'nin grev ve direnişleri değil, paralı ilanları yasaklı.
**
Emek hareketinin bu tür grev ve direnişlerde en büyük destekçileri; yeterli veya yetersiz solda veya solun salonda her tür parti, sivil toplum örgütü, tek konusu emek olan yayınlar…
Gayet doğal.
Bu tür vakalara desteğin adeta tekelleşircesine sol ile anılması ise sağdan sebeptir.
Desteklediler de, “Destekleme” diyen mi oldu.
DGD-SEN’in Migros’ta yine direnişle örgütlendiği Migros Depo’nun Şekerpınar’daki yerleşkesinde işçileri dönemin AKP Çayırova İlçe Başkanı Servet Günay da ziyaret etti.
Petrol-İş Gebze’nin örgütlenmeye çalıştığı Flormar’ın efsanevi direnişi sürecinde dönemin AKP İl Başkanı Avukat Abdullah Eryarsoy, dönemin AKP Gebze İlçe Başkanı İrfan Ayar’ın da aralarında bulunduğu hayli geniş bir ekiple işçilere destek ziyaretinde bulundu.
Heyet…
CHP’nin o dönemki İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ziyaret ettiğinde nasıl karşılandı ise, o şekilde karşılandı.
O rüzgârla AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman aktif siyasi hayatının muhtemel ilk, tek ve son grev ziyaretini gerçekleştirdi. Konuşması esnasında adeta, “Sermaye çevreleri geldiğimi duymasın, ürkmesin” misali megafon kullanmaması, karamizahtı.
Bölgemizde, grev ve direnişteki işçilere erzak desteği en çok CHP’li İzmit Belediyesi’nden geldi. Migros Depo direnişinin sonlarına doğru da Şekerpınar’daki direnişçilere destekte bulunuldu.
Yine bölgemizde AKP’li belediyelerin “Hiç desteği olmadı” değil. AKP’li Çayırova Belediyesi, Baldur grevine erzak desteğini üstelik aleni yaptı. Darıca Belediyesi’nin bazı grevci/direnişçi işçilere teşhirini yapmadan erzak desteğinde bulunduğunu, tanığı olduğumdan ötürü biliyorum.
Bir başka yorumumda da detay konusu edinmiştim.
Türk Milliyetçiliği çizgisinde siyaset güden Zafer Partisi’nde Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik’in Migros Depo direnişçilerini yazılı açıklama ile desteklemesi..
Yeterlidir yetersizdir ayrı, bence önemlidir.
Yine emek hareketinin “sol” desteklerine döndüğümüzde ise partisi, sivil toplum örgütü, dergi çevresi ile birlikte ama genel merkez ve şube yönetimleri, ama işyeri temsilciliklerinde örgütlenmeye de önem vermekteler.
Bence bu da gayet doğal. Siyasi mücadele sadece siyasi parti çatısı altında verilmez.
Ama örgütlendiğinden sonra ne şekilde ve nasıl anıldığın önemli.
Aleni şekilde kısa adı Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği – UİDDER’e değineceğim.
Özellikle Gebze Bölgesi’nde yeterli veya yetersiz emek hareketinden yana taraf ve içindeki naçizane bir gazeteci olarak, hareket ile ilişki ve diyaloglarım sendikaların genel merkez ve şubelerinde, başkan ve yöneticileri ile sınırlı değil.
İşyeri temsilcilerine ve bizzat işçinin kendisine kadar ama hukukum, ama arada iki lafın belini kırmışlığım var.
Hemen her dönem kimi fabrikalarda kimi yapılanmalar tek tük örneklerle, olumsuz şekilde kulağıma gelir.
Ama hiçbiri UİDDER kadar zirve, tavan yapmadı.
Bana o iddialarda bulunanlar; işinden olacağı kaygısında bulunmasa ve kimlikleri gizli, bende saklı kalacak şekilde konuşsalar dahi anlattıkları, ‘Yeri yerinden oynatacak’ vakalar.
Ona buna şuna “Sarı sendika”, “Patron işbirlikçisi” “Odur, şudur budur” diye atarlananlardan bazılarının haklarında söylenenler doğru ise, atarlandıklarından hiçbir farkı yok.
**
Emek hareketine basın desteğini kategorillendirmek gerekirse de..
Kızılbayrak, Alınteri ve emsalleri gibi neredeyse tek haber konusu “Emek hareketi” olan; solun solundakinin de solunda haftalık/aylık yayınlar..
Birgün, Evrensel gibi solun solunda, diğerlerine nazaran daha kitlesel yayınlar..
Cumhuriyet, Sözcü, Nefes, Halk TV gibi daha ılıman, merkezi sol yayınlar..
Bir de memleketin her yerinde bulundukları il ve ilçelerde yerel basın.
İlk üç kategoride yer alanlar ülke geneline yayılmakla birlikte grev ve direnişin olduğu il veya ilçede, o veya bu sayıda okura veya haber sitelerinden takipçiye elbette sahip. “Hiç yok” demiyorum. Demem de.
Ancak hiçbiri o grev veya direnişin gerçekleştiği şehirdeki insana ulaşım konusunda, o şehrin yerel basını kadar etkili, yaygın değil.
Bu bölgemiz ölçeğinde de, böyle.
Gebze Bölgesi içinde altı yedi civarı günlük gazete, 10’larca haber ve “haber” sitesinin emek hareketiyle ilişkisi ortada.
Antiparantez günümüzde Gebze Bölgesi’nde hayatın sadece emek tarafında değil şehir, kültür sanat, halk, spor… taraflarında da yoklar. Sahada da yoklar.
Sermaye ve erk tarafında ise çıkarlarını merkeze alarak cümbür cemaat, varlar.
Kelimesayar 1000’e doğru yaklaşır ve bağlarken..
Gebze’de belki bir takım istisnalar hariç tüm sendika şubelerinin, başta emek hareketine ilgili olanlar olmak üzere yerel basınla iletişim biçimlerini gözden geçirmelerinde fayda var.
Herhangi bir grev veya direnişin, herhangi bir eylemin duyurusunu sosyal medya ile sınırlı tutmak, yetersiz.
Grev veya direnişlerin başlangıçlarında, bazı ziyaretlerde davette fena değiller ama grev veya direnişin bittiğine dair duyuruda ya çok ketumlar. Ya da çifte standart uyguluyorlar.
Şahsım adına Smart Solar grevinin bittiğini, bittikten yaklaşık iki gün sonra, sosyal medyadan tesadüfen öğrendim.
Ve daha öncesi yoksa ilk UİDDER kaynakları, Şube Başkanı Selçuk Çifçi’nin işçilere anlaştıklarına dair duyuruyu neredeyse olay mahallinden canlı yayınla duyurmuş.
Yanlış olan UİDDER’in oradaki varlığı değil. Yanlış olan Gebze Emek dahil olmak üzere yerel basına aynı bilginin veya tiyonun iletilmemiş olması.
Gebze Bölgesi’nde sınırlı sayıda olsa dahi;
“Kavgamız var” gelsin yerel basın.
“Davamız var” gelsin yerel basın.
“Pasta keseceğiz.”… kalsın yerel basın.
Adı emek hareketi içinde olmadık iddialarla anılan UİDDER kadar da mı hukukumuz, ağırlığımız yok.
Öyle mi.. Öyleyse ve öte yandan
Solun solunun solundaki kimi mecralarda yer alan bilgilere göre Smart Solar’da sözleşme, yüzde 50’nin üzerinde bile, işçi iradesiyle atıldı.
Kulağıma gören duyumlara göre ise..
Üstelik BMİS Genel Merkezi’ne rağmen, şube yönetimince ve ilgili basına verilen bilgileri çürütecek rakamlarla imza atıldı.
Bu duyumlar üzerine sözleşmeyi görmek için iki kaynağa yöneldim.
Şube yönetimine göre: Genel merkez, sözleşmelerin aleni teşhirini yasakladı. Ve yine bir şube yöneticisine göre işçiler 63 bin lira maaş için mücadele etti ama 65 bin lira alacak.
Genel merkeze göre… Genel merkezde sözleşmenin taslağı var mı, yok mu şüpheliyim.
BMİS Genel Merkezini veya Gebze 1 No’lu Şube’yi..
Smart Solar’da imzalanan toplu sözleşmenin bir fotoğrafını paylaşmaya davet ediyor..
Şimdilik olmak kaydıyla..
Başka da bi’şi demiyorum.
- Toplam 5 yorum
İşçi 02:44 - 20 Şubat 2026
Sizlerde emek muhabirleri olarak gelip smart işçileri ile röportaj yapın bizleri yalnız bırakmayın grevin kazananı sendika faturasını emekçilere maletmesinler yeni girecek işçilere allah sabırlar versin bizler gibi ikramiyede alamayacaklar
İşçi 21:48 - 19 Şubat 2026
Smart işçisine zafer diye anlattıkları bir ihanet sözleşmesi işçiler olarak sözleşme detayların dan haberimiz yok soruyoruz yüzeysel cevaplar dip çi baştemsilci zaten kendi koltuğunun derdinde yeni iş başı yapacaklara ikramiye sıkıntısı var
İşçi 11:23 - 19 Şubat 2026
Selçuk çifçi herkesi eleştiriyor ama kendisini kimse eleştiremez elştiren veya mualif gözüken kim varsa işinden etti veya bir şekilde temsilci ise yerine uidder kadrosundan birini seçtirdi.uidder in gebze imamı caner zaten şube çalışanı her konuyu en önce uidder öğrenir
İşçi 11:19 - 19 Şubat 2026
Uidder istemezse sana cevap vermezler şube 2 grubun 2 dudqğı arasında uidder ve dip uidder dip kadrolaşmasına ve temsilci çıkarmasına karşı olsada engellemeye çalışsada pek beceremedi şubein kadrolarıda kararlarıda uidder tarafından alınıyor selcuk bildiğiniz kayyum olarak atanan belediye başkanlarından farkı yok
İşçi 11:08 - 19 Şubat 2026
Uidder = FETÖ Bu kıyas yalnış değil birleşik metali içine düştüğü durum bu fetö devlet kadrolarına sızmıştı uidder ise birleşik metal gebze 1 nolu şubeyi ele geçirmiş durumda genel merkede de uidder kadroları var ,genel şimdilik yalnızca fabrikalarda yapılan işçi kıyımını ve uidderin kadrolaşmasını izliyor
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu da mı ofsayt değil hocam! 02 Mart 2026 Pazartesi
- “FETÖCÜ” davam 0-1 idi. Şimdi durum 1 – 1 28 Şubat 2026 Cumartesi
- 30 Nisan’da, Adliye önüne 25 Şubat 2026 Çarşamba
- Kocaeli “Düştü” de niye düştü! 23 Şubat 2026 Pazartesi
- Şartların değişimi ile Cemil’in değişimi mümkün 14 Şubat 2026 Cumartesi
- Ekonomik çöküntü giderilir. Ahlakisi beka meselesi 09 Şubat 2026 Pazartesi
- Cumhuriyet'te de 06 Şubat 2026 Cuma
- Tesadüfen yaşıyoruz. Elanur Tabakoğlu hariç 05 Şubat 2026 Perşembe
- Migros işçisi için Halkın İttifakı var 04 Şubat 2026 Çarşamba
- Deniz “kurtuldu” da kara kurudu 03 Şubat 2026 Salı