Macerada son durak: Varto Muş: Ahiliğin bir tık ötesi

07 Nisan 2026 07:02
Harik... Ayağınızı yazın serin, kışın sıcak tutan, şekil itibariyle sadece evde giyebileceğinizi sandığınız ama dışarıda da giyebileceğiniz, giyilen yüzde 100 Muş işi bir ayakkabı türü.

 

Sevgili okur…

Zaman zaman mevzuu ettiğim bir tespitimi tekrar gerektirirse;

1994’ten bu yana içinde yer aldığım ve alaylısı olduğum mesleğimin en büyük getirisi, insan tanımak olmuştur.

Dünyamız ve ülkemizde de giderek yaygınlaşan kapital ve liberal anlayış gereği, “Zenginlik nedir?” diye sorulduğunda yanıtınız kişilerin ekonomik gücü üzerindense ne kendi zenginliğinizin farkındasınızdır. Ne de “Zengin” diye tanımladığınız kişinin asıl zenginliğinin.   

Cumartesi günü sabah saatlerinde Gebzespor’un Muşspor maçı öncesi kamp yaptığı Grand Otel’de tam anlamıyla başlayıp Muş Şehir Stadı’nda 3-1 kaybettiğimiz Muşspor maçıyla heyecan kazanan Muş maceram…

Pazar günü Bulanık’ın Güllüova Köyü (Mahalle statüsünde şimdi ama özünde köy) ve Bulanık Merkez’de sürdü.

Dün gün boyu Muş Merkez’de idim.

Bugün öğlene kadar yine merkezde Halk Eğitim Merkezi’nin iki önemli kursunu ziyaret;

Akabinde; olağanüstü aksilik çıkmaması halinde 3-4 saat sürem kalacak olsa da Varto temaslarım ile macera sona erecek.

Düne kadar Muş’u Gebze’deki Muşlular’ın anlattığı kadarıyla bilirdim. Şimdi biraz daha deneyim sahibiyim.

Ülkemizin başka şehirlerini de gezmişliğim, “Yabancı” veya “O şehirli” olmamaktan sebep kendimi bazen “Kaz gibi” hissetmişliğim var ama Muş’ta örneğin, öyle bir kaygınız olmasın.

Hatta ötesi, neredeyse Kırşehir – Kırıkkale merkezli Ahilik kültürünün bir tık ötesini, iki esnafta yaşadım.

İlk iki gece konakladığım Muş Öğretmenevi’nin yakınındaki bir kafede çayımı kahvemi içip çıktıktan sonra kasadaki çalışanın..

Burası önemli. Bakınız. İşletmeci değil, çalışanın..

“Bizden olsun hocam” demesi üzerine önce şahsımı öğretmen sandığını sanmamdan sebep öğretmen olmadığımı söyledim. Kibar bir şekilde ikramı ret edip hesabı ödedim.

Bir sonraki akşam aynı yerde bu sefer bir başka çalışan aynı tutumu sergileyince, ikramı kabullendim.

Aynısını; Bulanık’ta bir kırtasiyecide yaşadım. Esnafa, “Abi eyvallah da bak ben şehir dışından geldim. Asıl ben paramı bırakıp gideceğim ki Muş ekonomisi kalkınacak” dedim. 5 TL tutarlı bir alış”veriş” idi. O jesti de kabullendim.

Bir de esnafın şu biraz siyasi hiciv de içeren tespitiyle, gülümsedim: “Muş’un kalkınması mı? Biz umudu çoktan kestik.”

İlgimi esnaf, “Umudu kestik” derken asla abartılı değil. Şöyle ki…

Dün Muş merkezdeki temaslarım arasında en babayiğit caddesinde Muş işi hediyelik aradım. Yoktu…

Üzerinde Muş yazan bardaklar, Muş’ta üretilmemiş. Motifinde Muş, galiba o da yok.

Bir esnaf Muş’un ilçelerinin yazılı olduğu klasik bir bagnet gösterdi. Biraz da salağa yatarak, satın aldım bir tane.

Bu mesleğin öğretisi ve getirisi olarak, “Olsa olsa Halk Eğitim Merkezi’nde olur” dedim ve aradığımı buldum.

Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürü Tahsin Oran’dan edindiğim bilgiye göre geçen yıl TRT’de de haber konusu olmuş..

Harik..

Ayağınızı yazın serin, kışın sıcak tutan, şekil itibariyle sadece evde giyebileceğinizi sandığınız ama dışarıda da giyebileceğiniz, giyilen yüzde 100 Muş işi bir ayakkabı türü.

Bir de yine Halk Eğitim’de çok zekice bir üretime yönelinmiş.

Alp Arslan ya da Alpaslan…

Büyük Selçuklu İmparatorluğunun ikinci sultanı.

Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelişlerini ve mücadelesini yöneten askeri komutan ve hükümdar.

1071’de Bizans İmparatorluğu hükümdarı Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Muhaberesindeki zaferi ile bilinir.

Alpaslan’ın heykelcini, yapmışlar.

Ancak, tanıtım sıfır.

Valiliği, Kaymakamlığı, Belediyesi..

İllakin Avrupa şehirlerini gezmek de gerekmez halbuki.

Ülkemizin birçok şehrinde olan, “Kadın emeği pazarı”, “Muş Üretici Kooperatifi” gibi yapılanmaları oluşturamamışlar.

Öte yandan bazı "küçük" hataları düzelttiğim esnadayım. Az evvel Harik'in üretildiği, Muş Merkez İmam Hatip Ortaokulu içindeki kurstaydım. Kurs hocası Ayşe Tan ile tanıştım. Harik üzerine hayli aydınlattı. Çıkışı 600 yıl öncesine dayalı, Bitlis çıkışlı bir ayakkabı.

Aynı tutum, Bulanık üzerinden de geçerli..

Tunceli’nin 2 bin 500 nüfuslu Ovacık ilçesinde komünist başkanın o koşullarda yaptığını, yapamamışlar.

Ardahan’ın Damal İlçesi..

Memleketin kuzeydoğusunun, Posof’tan önce en uç ilçesi.

Damal’ın Seyitören Köyünden Gülfidan Atmaca’nın ürettiği bebek bugün dünya markası ve bu hale gelmesini Ardahan Valiliği başta olmak üzere kamunun desteğine “borçlu.”

Yapamışlar.

Bulanık’taki kırtasiyecinin, “Umudu kestik” demesi, altı boş bir iğneleme veya eleştiri değil.

Muş temaslarımı en yakın zamanda, yine Yenigün Gazetesi işbirliğinde özel gazete sayısı olarak yansıtacağım.

Gebze Bölgesi ile İzmit, Gölcük’ten Muşlular da olacak…

Yediğimi içtiğimi de anlatacağım ama bu yorumda şunu paylaşmakta fayda var.

İlk günümün akşamı içerisi ana baba günü olan bir dönerciyi gözüme kestirdim.

Ayıptır söylemesi; 1.5 porsiyon söyledim.

Önüme kat kat pideler geldi.

“Yahu, döner nerede?”

Döner; zemin kattaki pide ile birinci kattaki pidenin arasında. Saymadım ama önüme gelen tabak neredeyse 8-10 katlı.

Sebebi şu: Muş insanı biraz ekmekçi/pideci.

Onun için Muş’ta kebapçıya gidip kebap sipariş ettiğinizde uyarmakta fayda var: Pidede iki veya üç kat, yeterli.

Maksat israf olmasın ama şöyle bir gelenekte var.

Artanlar ekseri sokaktaki canlara gidiyor.

Bu arada iki tabak salata ve bir meze…

İki bardak ayran… Ayran da ikrammış: 450 TL

Eywan…

Tavsiye üzerine gittim.

Pazar akşamı lahmacun, pazartesi sabahı kahvaltı için.

Tek kelimeyle, ben de tavsiye ederim.

Ünü Muş sınırlarını çoktan aşmış bir Muş markası.

Gazeteciyim…

Şehir dışılarımda illakin o şehrin yerel basınını, çatkapı ziyaret ederim.

Muş Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Emrullah Özbey ve dededen MHP’li ve dededen, babadan gazeteci..

Muş’un en eski gazetecisi Bülent Toplu ile de tanıştım, röportajlarım ve röportaj girişimlerim oldu.

Bulanık ve Güllüova’ya Kars kökenlilerin olduğunu zaten bizim oradaki Kars kökenli Bulanıklılar’dan sebep biliyordum.

Bulanık’ta doğmuş bir Trabzonlu… Hiç aklıma dahi gelmezdi.

2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti Bulanık Belediye Başkan adayı, günümüz CHP Bulanık İlçe Başkan yardımcısı..

Üstelik Çebigillerden..

Faruk Çebi…

Selamlar, hediyeler götürdüm Muş’a…

CHP Darıca Gençlik Kolları eski Başkanı, Darıca Belediye Meclisi eski üyesi, Kartal Kent Konseyi eski Başkanı Demet Songurtekin’in Güllüova'daki amca kızına Demet Sonurtekin ürünü krem ve vesaireyi…

Selamlar götüreceğim bugün, Varto’ya..

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube Disiplin Kurulu Başkanı ve Legrand İşyeri Baştemsilcisi, Varto eşrafından Nesim Kolos’un selamlarını taşıyacağım.

Bugün akşam sona erecek Muş temaslarımda her türlü desteklerinden ötürü

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler,

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu,

AKP İl Başkan yardımcısı ve Gebzespor eski Başkanı Resul Tat,

Muş Belediyesi eşbaşkanları Sırrı Söylemez ve Tuba Sayılğan ile Muş Belediyesi Özel Kalem Müdürü Sabahattin Koçlardan,

Hasköyle iş insanı Gıyasettin Seçkin ve Darıcalı iş insanı ve sitemiz köşe yazarı Rize eşrafından Adnan Sak,

Bulanık maceramın rehberi Vedat Nakış’a…

Çatkapı ziyaretlerimde dahi müthiş misafirperverlikleri ile tüm “ev sahiplerine”…

Teşekkür ederim.

Zaten zengindim, daha da zenginledim.

Muş…

Muş’a dair, olası her ne olumsuz izleminiz varsa, unutun. Silin atın.

Muş..

Ahiliğin bile, bir tık ötesi..

 FOTO GALERİ

 

https://www.facebook.com/photo?fbid=4000191166940618&set=pcb.4000191256940609

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X