KİMDİR BUGÜN CEMİL. ÇÜRÜMÜŞ BİR ADAM Şartların değişimi ile Cemil’in değişimi mümkün

14 Şubat 2026 06:44
Halk feryat figanken ve çocuk tacizi gibi toplumun sinir uçlarını yerinden oynatan bir vaka; sözüm ona yönettikleri, idareci oldukları, “Bağrından çıktıkları” ilçede yaşanırken sergiledikleri tutum, akla zarardır.

**

“Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan, dünyanın en dinamik şehirlerinden biri olan, Kocaeli dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Yaşadığımız ilçemiz, dünyanın en güzel ilçelerinden biridir.”

Cemil YAMAN

AKP Kocaeli Milletvekili

Dilovası’nda, bir açılıştan

**

“Adamı kendi haline bıraksan daha iyi edersin. Çünkü bu adamı şartlarından soyutlayıp düşünemezsin. O günün şartları yaratmıştır bugünkü Cemil’i ve şartların değişimi ile ancak Cemil’in değişimi mümkündür. Zaten senin anladığın gibi bir değişimi Cemil’den beklemek yanlış olur. Cemil kurtulmayacaktır. Sonra Cemil ile uğraşmak bizim işimizde değildir. Kimdir bugün Cemil? Kimlik değiştirmiş, bozulmuş, çürümüş bir adam. Biraz gerçekçi ol. Eski alışkanlıklarından kurtul. Sınıf açısından bak olaylara.”

Yılmaz Güney’in yozlaşmayı başarıyla anlattığı Arkadaş adlı filminde Semra’yı canlandıran Semra Özdamar’ın Azem’i canlandıran Yılmaz Güney’e, repliğinden…

*

“En son bir kızımıza ‘Regl oldun mu? Mini etek sana çok yakışır’ falan gibi sözler sarf ettiğinde kızımız ailesine söylüyor. Ailesi okul idaresine gidip şikâyetçi oluyor. Öğretmen sınıfta kızımıza, ‘Nasıl benden şikâyetçi olursun. Ben şaka yaptım’ deyince aynı sınıfta diğer kızlar da öğretmene, ‘Hocam sen bize şöyle böyle yaptın. Oramızı buramızı elliyorsun demiş.

Bir Ağrılı olarak belediye başkanımızdan utanıyoruz, gerçek söylüyorum. Bugün belediye başkanının kızı da o okulda okuyabilirdi. Belediye başkanına yazıklar olsun, ben bunu yürekten söylüyorum. “

Dilovası’nda 24 öğrenciden birinin babası

**

“Bir tane öğretmenimizin sözlü tacizleri olmuştur. Fiili yok, sözlü tacizlerinden dolayı emniyetimiz gerekli işlemleri yaptılar.

Biz bunu çok fazla gündeme getirmedik.  İlçeye, okula dair önyargı olmaması, çocuklarımızın etkilenmemesi adına bunu gündeme getirmeden yapmak istedik.” 

Ramazan ÖMEROĞLU

Dilovası Belediye Başkanı

KBB Meclisi şubat ayı toplantısındaki konuşmasından

**

Çocukların korunması yalnızca olay sonrası müdahalelerle değil, güçlü ve sürdürülebilir önleyici politikalarla mümkündür.

Alev ÇALIMBAY

KESK Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube

Kadın Sekreteri

**

Sevgili okur…

Bir köşe yazısının girizgahında beş alıntı olur mu…

Şartlar öyle gerektiriyorsa olur.

Arkadaş adlı filmden yaptığım alıntı, şu sıralar DEM Parti Dilovası İlçe Örgütü’nün sosyal medya sayfalarında dolaşıyor.

https://www.facebook.com/share/v/1DnLCHbMZP/

Keşke memlekette siyasetin dili hep böyle olsa.

Esprili, nüktedan…

Yine, “Eski Türkiye”deki gibi.

Yeni Türkiye’de önceki perşembe günü Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ne olduysa o oluyor.

Basına yansıması ise ilimizin, kentin asıl konuşulması gereken sorunlarından arı şekilde, kavga üzerinden.

Ana konumuza yeniden döndüğümüzde…

Cemil Yaman ve Ramazan Ömeroğlu şahsında gerek Kocaeli’nin gerek Dilovası’nın seçilmiş ama adaylığa atanarak seçilmiş yönetenleri ve idarecileri toplumdan, halktan, Türkiye’den, Kocaeli’den ve Dilovası’ndan ancak bu kadar kopuk olabilir.

Ravive Kozmetik faciası sonrası Dilovası Belediye Meclisi’nin aralık ayı olağan toplantısının hemen ardından şahsına yönelik tepkiyi, yerel bir televizyon kanalına verdiği demeçte anladığını söyleyen Cemil Yaman da…

DEM Partili Eylem Güleser’in konuşması sonrası verdiği yanıtlarda Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalizmin kuralları gereği ilçenin imajını, karizmasını gözeten bir anlayış sergileyip konuşmasını “Yol yaptık” edebiyatı ile bağlayan Ramazan Ömeroğlu da…

Her ikisi de Dilovası’nın ne büyük talihsizliğidir, kanaatindeyim.

DEM Partili Belediye Meclis Üyesi Ayhan Erkan’ın çabalarıyla ilçeye kazandırılan Kocaeli Şehir Hastanesi otobüs hattını, hat devreye girdikten sonra kendi icraatları, marifetleri imiş gibi paylaşanlar;

Halk feryat figanken ve çocuk tacizi gibi toplumun sinir uçlarını yerinden oynatan bir vakda; sözüm ona yönettikleri, idareci oldukları, “Bağrından çıktıkları” ilçede yaşanırken sergiledikleri tutum, akla zarardır.

Aslında bu yorum, iktidara atıfla suya yazılan bir yorumdur.

Bu kafa, bu yapı, bu sistem ve bu anlayış, bu sistem, bu düzen…şöyle bir düzen:

Temeli bir Amerika Birleşik Devletleri senaryosu olarak 12 Eylül 1980 süreci ve askeri darbesi ile atılan..

O süreçte gördüğü işkencelerden sebep aramızdan ayrılan Gebze Belediyesi eski Başkanı Ahmet Penbegüllü başta olmak üzere sürecin tüm gerçek mağdurlarına saygıyla…

Ama günümüz iktidar erkinin timsah gözyaşları ile mağduru oynadıkları 28 Şubat süreci ile yolu açılan…

O gecenin tüm şehitlerine minnet, sokağa çıkan tüm gazi ve yurttaşlarına saygıyla…

Ama üzerindeki sis perdesi hala aydınlatılmayan 15 Temmuz hain darbe girişiminden de beslenerek varlığını koruyan…

Bir düzen, mevcut oüzen.

ABD’nin Irak’ı işgal yıllarındaki faşizmine rağmen o yıllar Hocaefendileri olan Fetullah Gülen’in yapılanmaları ile Gebze’de bile ABD Başkonsolosu’na nişanesini dönemin AKP Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar ile vermesine karşın

PR çalışmasında “Ümmetin umudu”;

ABD Başkanlığı’ndaki ilk döneminde şahsında bu ülkenin CumhurbaşkanınaAhmak” diye mektup yazan Trump ikinci dönem seçildiğinde tebrik mesajını “Dostum” diye göndermesine ve BOP eşbaşkanlığını kendi ifade etmesine rağmen…

Pratikte emperyalizmin çantacısı

PR çalışmasındaki teoride ise “Yerli ve milli Dünya Lideri

Bir başka PR çalışmasında “Üçlü olsun güçlü olsun…”

Pratikte ise üçlü ve güçlü şekilde sebebi olduğu bataklığa gömük halde ahlaki çürümede zirve yaptırdıkları ülkemizi bilinmeye ve bataklığa sürekleyen..

Emperyalizm ve sermaye bağımlısı, yandaşı

Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalizm ülkeyi uçuruma yuvarlamadan ilk genel ve yerel seçimde uçuruma itilmezse..

Eyvah ki ne eyvah. 

Arkadaş’ta Semra’nın Azem’e söylediği gibi

“Adamı kendi haline bıraksan daha iyi edersin. Çünkü bu adamı şartlarından soyutlayıp düşünemezsin. O günün şartları yaratmıştır bugünkü Cemil’i ve şartların değişimi ile ancak Cemil’in değişimi mümkündür.”

Sözün özü;

“Sistemin aktivistlerini kendi haline bırakın. Daha iyi edersiniz. Çünkü sistemi ve aktivistlerini günümüz şartlarından soyutlayıp düşünemezsiniz. O günün şartları yaratmıştır bugünkü sistemi ve sistemin değişimi ile ancak değişim mümkündür.”

Diyorum.

Ötesi Kandıra, Silivri diyorum.

Şimdilik başka bir şey demiyorum demeden önce..

Yere batsın ilçenizin imajı da karizması da…

Çocuk uyurken susulur. Çocuk ölürken, tacize uğrarken susulmaz diyorum.

Şimdilik

Başka da bi’şi demiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X