GEBZE İL’İ PASINA YANITI YETERSİZDİ Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol

15 Ocak 2026 07:54
Özgür Kaleözü’nden edindiğim bilgiye göre.. Somaspor – Bursaspor arasında Soma’da maçta, DEM Partili Leyla Zana aleyhinde sinkaflı tezahüratta bulunan Bursaspor taraftarına destek için Uludağ Gazoz ikramında bulunuldu

**

Ekşi sözlük kayıtlarına göre;

19 Ağustos 2014’te Beşiktaş – Arsenal arasında oynanan ve golsüz berabere sonuçlanan UEFA Şampiyonlar Ligi play off eleme turu ilk maçının devre arasında, 512 (Rakam biraz abartılı geldi) kez Uludağ Gazoz reklamının sloganı…

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Ümit Özdağ’ın önceki cumartesi günü sırasıyla Darıca, Çayırova ve Gebze temaslarından ikisini; ilkini ve sonuncusunu Darıca ve Gebze’de sahadan takip ettim.

Hala bir kenarda tuttuğum notlar var.

Darıca’daki ilk ve Gebze’deki son programda Uludağ marka gazoz ikramında bulunuldu.

2024 yerel seçimlerinde partisinden Darıca Belediye Başkan adayı da olan İlçe Başkanı Özgür Kaleözü’nden edindiğim bilgiye göre..

Bir süre önce Somaspor – Bursaspor arasında Soma’da oynanan 2’nci Lig Kırmızı Grup futbol maçında, DEM Partili Leyla Zana aleyhinde sinkaflı tezahüratta bulunan Bursaspor taraftarına destek için olduğunu söyledi.

Konudan ve vakaya dair benim ne düşündüğümden bağımsız..

Sıradışı ve zekice bir siyasi propaganda biçimi. O yönüyle takdir ettim.

Öte yandan…

Diğer meslektaşlarıma her üç ilçe teşkilatının herhangi birinden Özdağ’ın programına dair bilgilendirme, davet yapıldı mı bilmiyorum ama sanmıyorum.

Şahsım adına; tesadüfen öğrendim.

Kişisel kanaatim odur ki, hiçbir meslektaşıma veya basın kuruluşuna bilgi gitmedi.

Zaten 6-7 günlük gazete; 40 civarı galiba haber veya “haber” sitesinin yer aldığı Gebze Bölgesi’nde mesleği sahadan, haber takibiyle sürdüren gazeteci sayısı, bir elin parmaklarını geçmiyor.

Yine şahsım adına..

Ben Zafer Partisi’nin genel başkanının bölgemizdeki temaslarını, Zafer Partisi’nin bölgemizdeki teşkilatlarına rağmen takip edip haberleştirdim.

Kaldı ki Gebze gibi üstelik iyi bir tabanı olduğu belli Gebze’de kuruluşundan bu yana ve sokak ağzıyla bir türlü dikiş tutturamayan Zafer Partisi’nde ilçe başkanlarının, yerel basınla diyalog hallerini gözden geçirmesi gerektiği kanaatindeyim.

Gebze’deki programda Gebze İlçe Teşkilatı’nın yeni başkanı;

Üç ayrı dönemde 15 yıl boyunca Ulus Mahallesi Muhtarlığı yapmasından sebep 1994’lere kadar uzanan bir hukukumuz olan Hüseyin Akgün, Gebze’ye dair bir değerlendirmede bulundu. “Gebze hala il değil” diyerek Özdağ’a bence yerinde ve iyi bir pas attı.

Genel anlamda; siyasi partilerin ilçe teşkilat ve başkanları genel merkez ve genel başkanlarını bilgilendirecekler ki o partinin genel başkanı, herhangi bir il veya ilçeye gittiğinde iki kelam da, ziyaret ettiği il veya ilçenin sorun ve beklentilerine dair iki kelam edebilsin.

Ümit Özdağ doğal olarak Gebze’yi de ilgilendiren ülke sorunlarına dair değerlendirmede bulunurken söz konusu vakaya dair özetle şunları söyledi:

“Ekonomik paylaşım, Kocaeli’de de adil değil. Kocaelililer, Kocaeli’de üretilen zenginlikten daha fazla pay almayı hak ediyor.

Kocaeli’de hayat diğer Anadolu illerinden daha pahalı çünkü İstanbul’a yakın ve nüfuz çok yoğun,

Can güvenliği sağlanmıyor. Yedi insanımız fabrikada yanarak hayatını yitirdi.

Kocaeli ve Gebze bugünden daha iyi bir ekonomi yönetimini hak ediyor.”

Hemen akabinde genel gündemle devam etti.

Program bitip salondan ayrılmaya hazırlanırken kalabalığı da yarıp yanında aldım soluğu.

Sağlık problemimden ötürü konuşma ve izahta, hele ki o hengâmede zorlansam dahi Hüseyin Aygün’ün Gebze İli beklentisine dair bir kelamda bulunmadığını hatırlattım.

Değerlendirmede bulunduğunu, söyledi.

Hemen yanı başında bir, “Her eve lazım” daha türedi. “Söyledi yaaa..” dedi.

İyi de oradaydım, dinledim ve neyse ki ses kaydı da yaptım. Yine de kendimden şüphelendim. Aynen yukarıdakileri söyledi.

Önce partililerinin sonra genel kamuoyunun beklentisi, “Gebze’nin il olması çabasını destekliyoruz” türü bir açıklama idi.

Ben gazeteciyim. Varsa aksi yönde bir açıklaması, ona da razıyım.

Kaldı ki siyasi bir sakıncası da yok..

AKP’nin ilk seçimi öncesi Recep Tayyip Erdoğan, “Gebze’yi il yapmayacağız” dedi de ne oldu sanki. Hatta o süreçte çok iyi hatırlıyorum, samimi bulup takdir etmiştim.

Ya da CHP İl Başkanı Erdem Arcan. Bir süre önceki Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş’ı ziyaretinde olası Gebze İli’ne dair, “Ben meseleye ‘duygusal’ bakıyorum. Gebze İli için önce beni ikna etmelisiniz” dedi. Gebze’nin il olması halinde Kocaeli’nin önemli bir gelir kaybına uğrayacağı kaygısındaki Arcan da, samimiydi.

Olası Gebze İli’ne dair yine ne düşündüğümden bağımsız..

“Kocaeli ve Gebze bugünden daha iyi bir ekonomi yönetimini hak ediyor” diyen Özdağ, bu ifadesini açmadığı sürece, hadi samimi olduğunu varsayalım, ama yetersiz.

Ben Ümit Özdağ’ın yerinde olsam, “Zafer Partisi iktidarında Gebze İli’ni taahhüt ediyorum” derdim.

Özdağ’ı Darıca’da da dinlemiş olmanın getirdiği kanaatle: Genel konulara dair çok iyi değerlendirmeleri var. Siyaset biliminin üniversitelerde ders verecek kadar yetkin bir ismi olarak konuşması, dinleyenlerin canını sıkmıyor. Salona hakimiyeti kusursuz ancak diğer il ve ilçelerini ziyaretinde de kelamları bu formatta ise, yerellere dair söylemleri ya teşkilatlarından, ya kendisinden sebep yetersiz, kanaatindeyim.

Bugünkü yorumu Zafer Partisi Çayırova İlçe Teşkilatı’nın henüz tanışmadığım ama Özdağ’ın takip edemediğim Çayırova temasları sonrası diyalog kurduğum, fotoğraf ve konuşmasının metnini talep ederek orayı da haberleştirmeme katkıda bulunan Hacı Filik’in mahalle teşkilatları yapılanmasına dair değerlendirmesi ile bağlamak üzereyim:

“İnsanların siyasete ve siyasetçilere güveninin azaldığı bu günlerde, görüştüğüm her hemşerime şunu söylüyorum: “Doğru insan sensin. Bu düzeni değiştirecek doğru kişi sen olmalısın.”

Bu anlayışla, bütün herkesi kendini yönetmeye davet ediyorum. Çünkü mahalle yönetiminde söz sahibi olan, ilçe yönetiminde söz sahibi olur; ilçe yönetiminde söz sahibi olan, il yönetiminde söz sahibi olur; il yönetiminde söz sahibi olan ise ülke yönetiminde söz sahibi olur.

Siyasi ikbal peşinde, yıllardır koltuklarından ayrılmayan yüzler ve isimler, toplumda ciddi bir bıkkınlığa sebebiyet vermektedir. Bu nedenle insanlar seçimlere gitmiyor, oy kullanmaktan uzak duruyor.

Geçtiğimiz dönemde Çayırova Belediye seçimlerinde yaklaşık 30 bin kişi sandığa gitmedi. Buna rağmen Bünyamin Bey 26 bin oyla seçimi kazandı.

Şahsına ait sosyal medya sayfasından dikkatimi çekti. Emekli veya eski asker Hacı Filik’in şu sorusu önemli:

Şimdi sormak gerekiyor: Sandığa gitmeyen bu insanlar neden oy kullanmıyor?

Çünkü bir şeyleri değiştirmeye güçlerinin yetmeyeceğini düşündükleri için.”

Zafer Partisi’nin mahalle başkanlıkları atamasında tanıdığa denk gelmedim. Siyasete yeni yüzler kazandırmaları da, önemli.

Gebze’de Hüseyin Aygün ile bu sefer istikrarı tuttururlar mı..

Efsane mi olurlar, “Gazoz mu?”

Zaman gösterecek diyorum.

Takipteyim, diyorum.

Başka da bi’şi şimdilik demiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X