“ÇOK ÜZGÜNÜZ”, “KARİZMAMIZ” YETERSİZ! Çocuklar önleyici politikalarla korunur
Dilovası’ndaki taciz skandalı sonrası eğitim iş kolunda ilk tepki Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube’den geldi. İdarecilerin “Çok üzgünüz”, “Karizmamız” içerik ve nitelikli açıklamalarına nazire yaparcasına, “Çocuklar önleyici politikalarla korunur” denildi
Dilovası’ndaki taciz skandalı sonrası eğitim iş kolunda ilk etkili tepki Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube’den bu sefer tekil geldi. Gebze Bölgesinde aktif haldeki altı eğitim sendikası bu gibi durumlarda sokak eylemlerinde ekseri birlikte hareket ederdi.
Şube Kadın Sekreteri Alev Çalımbay tarafından okunan basın açıklamasında atanmış ve seçilmişiyle yönetenlerin “Çok üzüldük” söylemlerine; “İlçenin imajı/karizması bozulmasın diye susuyoruz” nitelikli açıklamalarına nazire yaparcasına, “Çocukların korunması yalnızca olay sonrası müdahalelerle değil, güçlü ve sürdürülebilir önleyici politikalarla mümkündür” denildi.
Dilovası Kent Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasına Emek Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar, CHP Dilovası İlçe Başkanı Semiha Meral Pırtı, KBB ve Dilovası Belediyeleri DEM Parti Meclis Üyesi Eylem Güleser, DEM Parti’nin İl eski eşbaşkanı Mehmet Selim Akboğa, Gebze İlçe eski başkanlarından Meral Kurum ve *Bawer Ro lakaplı Kasım Karakaya ile DEM Partili yönetici ve üyeler, Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı Elif Alçınkaya ile birlikte Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Sinan Kaya, şube yönetici ve üyeleri katıldı.
Açıklama esnasında; “Çocuk susar sen susma! Çocukların haklarını savunmak ve sesi olmak toplumsal bir sorumluluktur” yazılı döviz açıldı.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde görev yapan bir öğretmen hakkında çok sayıda kız öğrenciye yönelik cinsel istismar iddialarının kamuoyuna yansıması, hepimizi derinden sarsmıştır. Konuya ilişkin adli ve idari süreçlerin devam ettiği bilinmektedir.
Yargı süreci henüz sonuçlanmamış olmakla birlikte, söz konusu iddiaların ağırlığı ve çocukların korunmasının mutlak öncelik olması karşısında sessiz kalınması mümkün değildir. Bu tür iddialar, en küçük bir şüphe barındırdığında dahi, en yüksek hassasiyetle derhal ele alınmalıdır.
Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, ilgili kişi hakkında daha önce görev yaptığı eğitim kurumunda da benzer iddialar kapsamında bir inceleme yürütüldüğü ifade edilmektedir. Bu hususların tamamının yetkili makamlarca açıklığa kavuşturulması, varsa ihmal veya eksikliklerin şeffaf biçimde ortaya konulması zorunludur. Çocukların güvenliğini ilgilendiren hiçbir süreç kapalı kapılar ardında yürütülemez.
Çocukların eğitim gördüğü okullar, onların en güvende olması gereken kamusal alanlardır. Bu güvenliğin zedelenmesine yol açabilecek her türlü ihmal, denetim zafiyeti veya gecikme ciddi sonuçlar doğurur. Çocuklara yönelik cinsel istismar iddiaları, yalnızca bireysel bir suç isnadı değil; aynı zamanda kamusal sorumluluk ve kurumsal işleyiş açısından da titizlikle değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz:
Çocuklara yönelik her türlü istismar iddiası en hızlı, en şeffaf ve en etkin biçimde soruşturulmalıdır.
Adli ve idari süreçler, kamu vicdanını tatmin edecek açıklıkta yürütülmelidir.
Mağdur olduğu iddia edilen çocukların psikolojik, sosyal ve hukuki desteklere erişimi derhal sağlanmalı; kimlikleri ve kişisel verileri mutlak surette korunmalıdır.
Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak sorumluluk durumuna göre, yalnızca fiili gerçekleştirdiği tespit edilen kişi hakkında değil, varsa denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmeyenler hakkında da gerekli işlemler eksiksiz uygulanmalıdır.
Uzun süredir dile getirdiğimiz gibi; okullarda rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmemesi, çocuk koruma mekanizmalarının yeterince işletilmemesi ve eğitim emekçilerinin bu konuda sistematik olarak desteklenmemesi, risklerin büyümesine zemin hazırlamaktadır. Çocukların korunması yalnızca olay sonrası müdahalelerle değil, güçlü ve sürdürülebilir önleyici politikalarla mümkündür.
Eğitim Sen olarak, çocukların güvenli, eşit ve özgür bir eğitim ortamında eğitim alma hakkını savunmaya devam edeceğimizi; yürütülen sürecin hukuka uygun, şeffaf ve etkin biçimde ilerlemesinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
*Bawer Ro: O dönem itibariyle DEM Partililer’in Kürtçe isim eylemi sürecinde Gebze Adliyesi’ne başvuran Kasım Karakaya, şahsına Bawer Ro isminin verilmesini talep etmişti.
İLGİLİ HABERLER
Dilovası’nda yeni yara, görünenden derin
Hiçbir çocuk hiçbir öğretmene güvenmeyecek
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/hicbir-cocuk-hicbir-ogretmene-guvenmeyecek/3062.html
Gündeme getirmek istemiyoruz
Fiili taciz yok. Sözlü taciz var
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/fiili-taciz-yok-sozlu-taciz-var/3066.html