Çocuklar değil katiller öldürür
26 Ocak 2026 04:28

HÜRRİYET VE İSTİKBAL'DEN NET TAVIR Çocuklar değil katiller öldürür

Çocuğun çocuğu öldürdüğü sokaktaki şiddet, Atlas Çağlayan için adalet aranan Gebze'deki eylemde gündem oldu. Hürriyet ve İstikbal Derneği’nin öncülüğündeki eylemde ‘Suça sürüklenen çocuk’ kavramına karşı, “Çocuklar insan öldürmez. Katiller öldürür” denildi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Sokaklarda şiddet sonucu çocuklarını kaybeden ve adalet arayan aileler, Gebze’de bir araya geldi. Gebze merkezli, Alaattin Kürşat Derebaşı genel başkanlığındaki Hürriyet ve İstikbal Derneği’nin 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’ndaki eyleminde 14 Ocak 2026’da

 İstanbul’un Güngören İlçesi’nde bir kafenin önünde 14 yaşındaki Efe Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan için adalet arandı. Ailelerin tepkisinin damga vurduğu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un istifaya davet edildiği, ‘Suça sürüklenen çocuk’ kavramının ve İstanbul Barosu’nun bu temeldeki tutumunun eleştirildiği eyleme İYİ Parti çok geniş bir heyetle destek verdi. İl Başkanı Avukat M.Kamil Şirin, Gebze İlçe Başkanı Birol Elüstü, Darıca İlçe Başkanı Pınar Demirel, Çayırova İlçe Başkanvekili Hamit Çelik ve Gençlik Kolları Başkanı Oğuzhan Doğan meydanda yer aldı. Ayrıca CHP Darıca Kadın Kolları Başkanı Sultan Ekinci ile yönetim kurulu üyeleri de eyleme destek verdi.

Eylemde Hürriyet ve İstikbal Derneği’nin açıklaması basın sözcüsü Alperen Kuzubaş tarafından okundu.

Söze, “Bana sorsanız aslında bu konuşmayı yapmak istemezdim ama mecburum çünkü vicdanım var” diyerek söze giren Kuzubaş, Türk insanının polisinin ve vicdanının adalet olduğunu kaydedip şöyle devam etti:

“Dört buçuk yıl önce burada Ayşegül Aydın dedik, iki sene önce burada Behiye Ediz için haykırdık, Selahattin Çelik için bağırdık, Oğuz Erge için toplandık. Surların önünde İkbal Uzuner, Ayşegül Halil'in nöbetini tuttuk. Geçen yıl Kıvanç Uman'ın adliye koridorundaydık. Şimdi Atlas, Işıl, Veli, Berkay ve diğer canlarımız için buradayız. ‘Hayatta değiliz’ derdik, gerçekten artık hayatta olamıyoruz çünkü katlediliyoruz.

Devlet, iki ana unsurla devlettir. Sizlerin yaşamını ve güvenliğini sağladığı kadar devlettir. Devamlılığı da adaletle sağlanır. Güvenliğinizin sağlanması için önce yaşamanız gerekir. Öldürülüyoruz, katlediliyoruz.

Sınırlarının bile sınırlı güvende olduğu, adaletin yalnızca sınırlı insanlara sağlandığı bir yerde ne yapmalıyız?

Suçluyuz. Vergi ödediğimiz, temiz kaldığımız ve devletin her koyduğu yasaya tabii olduğumuz için. Derdimiz yalnızca aile ve milletimiz olduğu için suçluyuz.

Sınırları aşan hoyratça insan katleden dosya üzerine dosya suç biriktiren biri olsaydınız hatta 50 bin Türk vatandaşının katili olsaydınız sizler için bile belki adalet sağlanırdı.

Yüce Allah kitabında bizlere Enfal, Maide, Araf ve birçok surede adaleti emrediyor.

Türk hükümdarı Emir Timur, ‘Ülkeler kılıçla fethedilir, ancak adâletle korunur’ diyor

Türkseniz biz de Türküz. Müslümansanız bizde Müslümanız. Ne arıyorsunuz?

Katillerin ismi şimdi suça sürüklenen çocuk oldu.

Bir insan bir insanı öldürecek cüreti ve iradeyi kendinde bulabiliyorsa hatta zaman zaman devlet dairelerinin yanında bile yapacak cüreti bulabiliyorsa çocuk olarak olarak değil katil olarak yargılanmalıdır. Çocuklar insan öldürmez, katiller öldürür.

Hiçbir temiz Türk çocuğu, sizin eğitilmemiş suç makinelerinizin bedelini ödeyemez. Ödemeyecek.

Sokağa saçıp bıraktığınız pisliğin kokusunu da çekmeyecek. ‘Trafik kazası’ diye açık bıraktığınız yasalarınızda yaşam hakkını aramayacak.

Buradan ellerini bir kere bile vicdanına koyamamış, çocuğunun sırtını sarıp buraya kulak vermeyen, hayat meşgalesi bahanesiyle susan o halkımıza ve kulaklarını tıkayan koltuk sevdalılarına, yargıçlara sesleniyorum;

Bir bayram sabahı büyüklerinizin değil de evlatlarınızın mezarına gittiğinizde anlayacaksınız.

Terazisini bozduğunuz kantar bir gün sizi de tartar.

Şunu da herkes bilsin

Biz Hürriyet ve İstikbal Derneği olarak Türk Milletinin vicdanı olmaya, gövdesi olmaya devam edeceğiz.

İstikbal için Hürriyet gerek !”

Dernek Başkanı Alaattin Kürşat Derebaşı yakın tarihte yaşanan çocuk cinayetlerinden örnekler vererek yargı, hukuk sistemini ve aktörlerini sert ifadelerle eleştirdi:  “Hâkimlerin, bugün giydikleri cübbenin önünde düğme iliği bulunuyor. Savcılar vazifelerini yerine getirmiyor. Adalet Sarayı; adalet sarayı değil uyuşturucu satma yeri olmuş. Savcılar, nasıl sokaktaki mafya grupları ile hareket edebilirler?

Bu memlekette kamunun vicdanına soralım. ‘Adalet Bakanı istifa etsin ve yerine yeni bir Adalet Bakanı getirelim’ diyelim. Herkesin tavsiye edeceği isim yine mafya babası.

Bu memlekette bir akıl tutulması var. 15 yaşındaki çocuklar katlediliyor. 15 yaşındaki bir çocuk nasıl cebindeki silahı çıkartıp Kadem Can Çiçek’i kalbinden vurabilir? Nasıl, Velican Aras’ı katledebilirler? Nasıl Afganistan’dan, İran’dan, Suriye’den yürüyerek gelen Muhammet Atikullah, Ayşegül Aydın’ın kafasını taşla ezip, taciz edip, dört ay komaya sokup nasıl katledebilir?

Ayşegül Aydın’ın davasında hakime, ‘İçişleri Bakanlığı sığınmacılarla ilgili çalışma başlatsın. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında soruşturma başlatılsın. Süleyman ayakkabı numarası bakmakla, sağa sola gidip Kuranı Kerim okumakla, dini sömürmekle meşgul.

Biz şunu biliyoruz. Üzerimize düşerse adaleti sağlarız. Biz buraya adalet dilenmeye gelmedik. Adalet dilencisi değiliz.

Öğrendiğimize göre Kocaeli’nin evladı, Kıvanç Uman’ın ailesi, silahla tehdit edilmiş. Şu apaçık bilinmelidir. Türk Milliyetçileri bu olayın karşısındadır. Mağdur ailelerin yanındadır. Adaleti sağlamaktan çekinmeyecektir.

Daha iki hafta önce Gebze’nin Köşklüçeşme Mahallesi’nde sokağın ortasında torbacı yakalıyorum. Haber geliyor, çocuk katledilmiş. Oraya gidiyorum. Gebze’nin nüfusu 500 bin. Meydanda toplandığımız sayıya bakın. Velican Aras’ın, Kadem Can Çiçek’in, Ayşegül Aydın’ın ailesi burada. Bayram Zunluoğlu’nun abisi de burada. Kardeşi burada.

Biz şunu söylüyoruz: Bu saatten sonra adalet yürüyüşleri gerçekleştirilecektir. Toplumda hangi çocuk, hangi kadın, hangi öğretmen katledildi ise, statüsü fark etmeksizin memleketimizin ferdidir. Rojin Kabaiş de bizim evladımızdır, Mattia Ahmet Minguzzi de. Kimse bunlar üzerinden etnisite ile bölücülük yaratmaya, kimlik yaratmaya kalkmasın. 15-17 yaşındaki çocuklara uyuşturucu verenler her kimse, bunların arkasında mafya baronları şunu iyi bilsin: Adalet muhakkak sağlanacaktır. Kamuoyuna duyurulur.”

Hak hukuk adalet” “İstikbal için hürriyet gerek”, “Türkiye uyuma evladına sahip çık”, “Susma haykır adalet haktır”, “Bakan istifa”, “Yılmaz Tunç istifa”, “Can için adalet istiyoruz”, “Veli Can için omuz omuza”, “Kadem ölmedi kalbimizde yaşıyor”, “Önce vicdan sonra adalet”, “Sokakta katil istemiyoruz”ve benzeri sloganların atıldığı eylemde öldürülen çocuklar için yoklama yapılıp her biri için, “Burada” denildi. Manevi huzurlarına Fatiha okundu.

İLGİLİ HABER

BAKAN TUNÇ’U İSTİFAYA DAVET ETTİLER

Adalet isterken susan adalete karşıyız

https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/adalet-isterken-susan-adalete-karsiyiz/2905.html

Güncelleme: 26 Ocak 2026 04:40
BENZER HABERLER
X